07/10/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
07.10.2005
Özdemir İNCE
Bir balon patlatmak
  
oince@hurriyet.com.tr
 

DEĞERLİ arkadaşım Tarık Akan’ı bahane ederek yazdığım iki yazıda Derya Sazak’tan (Milliyet, 26.09.05) aktardığım soru cümlesini isterseniz birlikte anımsayalım:

‘Demokrasilerde askerin sivil yönetime müdahalesi savunulabilir mi? Darbe sola karşı olunca karşı çıkacaksınız, ‘şeriat’a karşı diye ‘postmodern darbe’de bir sakınca görmeyeceksiniz. Burada bir çelişki yok mu?’

Yani: ‘Neden bazı darbeler iyidir de bazı darbeler kötüdür?’ vecizesi!

ONLARCA YIL GERİ!

Kuramsal olarak hiçbir askeri müdahale, darbe iyi değildir, kuşkusuz. İşi somuta indirgeyelim: Türk Silahlı Kuvvetleri 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997’de sivil yönetime müdahale etmiştir. Varsayılan bir ortak kanıya göre: Bu müdahaleler Türk demokrasisini zedelemiş, siyasal ve ekonomik gelişmesini onlarca yıl geriye götürmüştür. Bu varsayım bağlamında, benim gibi bozguncular dışında, kimse bu tabu düşünceyi irdelemek cesaretini gösterememiştir.

Bir bozguncu ve yapıbozumcu (yapısökümcü, dekonstrüksiyonist) olarak bu varsayımın balonunu patlatmaktan büyük bir zevk duyacağım:

CESARET İSTER

‘Askeri müdahale demokrasiyle bağdaşmaz!’
anlamında ‘Demokrasiyle yönetilen ülkelerde askeri müdahale olmaz, olmamalıdır!’ cümlesi doğru bir hüküm cümlesi midir? Evet, doğru bir hüküm cümlesidir. İnsanlar genellikle bu cümlenin sınırlarını aşamazlar. Ben aşmalarına yardım edeceğim. Dilbilim mantığına göre her hüküm cümlesinin içerdiği hüküm kendi tersini de onaylar. Yani: ‘Demokrasiyle yönetilmeyen ülkelerde askeri müdahale olabilir!’

Demek ki: Dört askeri müdahalenin yapıldığı sırada Türkiye gerçek demokrasi ile yönetilmiyordu. Bu nedenle askeri müdahale yapıldı. Bu müdahalelerin haklı ya da haksız olmasının hiçbir önemi yok. Kimilerinin onayladığı askeri müdahaleyi kimileri onaylamamıştır.

Bu nedenle, askeri darbelerle ilgili soruyu sadece ‘sol’a sormak sıradan bir mugalatadır. ‘Sol’a sorulan soru kuşkusuz ‘sağ’a da sorulabilir. Bu nedenle Tarık Akan’ı sıkıştırmak için sorulan soru patlatılması gereken bir balondan başka bir şey değildir.

Örnekleyecek olursak: 27 Mayıs 1960 ile 28 Şubat 1997’yi onaylamayan İslamcı sağ, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980’den hiç de şikáyetçi değildir. Bu da doğal bir tepki. Ama bu türden balonları Sol’un eline tutuşturmasınlar. Ve yapılmayan bir şey yapıp, askeri müdahaleye maruz kalan iktidarları ahlak, adalet, ekonomi, politika, cumhuriyet ve demokrasinin teşrih masasına yatırsınlar. Ama bu bilimsel ve politik cesaret ister.

MENDERES DİKTATÖRLÜĞÜ

‘Askeri darbeler olmasaydı Türk demokrasisi dünya birincisi olurdu!’
hüküm cümlesinin hiçbir dayanağı yoktur. Bu cümle doğruysa ‘27 Mayıs müdahalesi olmasaydı Adnan Menderes diktatörlüğünü ilan edip TBMM’yi kapatacaktı!’ cümlesi çok daha doğrudur. Çünkü Menderes diktatörlüğün el ve ayak alıştırmalarına çoktan başlamıştı! (Gerekirse yazıya devam edebilirim.)


Özdemir İNCE
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  24 saat düşünmek gerek
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Bekir Coşkun kriterleri
 
    Bekir COŞKUN
  Cami avlusuna terk edildim...
 
    Doğan HIZLAN
  Cem Boyner’in fotoğrafları
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Aman gitmeyin...Bir parmak bal!
 
    Ercan KUMCU
  Geleceğe yönelik riskler
 
    Ferai TINÇ
  Yakın takip yılları başlıyor
 
    Gila BENMAYOR
  Bakü’deki otel konseptini Londra’ya taşıyacak
 
    Kanat ATKAYA
  Belgeden bende bile var isterseniz yollayayım
 
    Yalçın BAYER
  AB müzakerelerinde ‘kentleşme’ unutuldu
 
    Yalçın DOĞAN
  Ulusalcı çıkmaz Oyak eşiğinde
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  İyi haberden rahatsız olanlar...
 
    Vahap MUNYAR
  234 bin sanayicinin 233 bini AB’ye hazır değil
 
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
  Oruç enerji biriktirir
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Rahmet ayının gölgesinde
 
    Ahmet HAKAN
  Demirel’e küçük bir itiraz
 
    Altan TANRIKULU
  Vicdanınız ne renk
 
    Mehmet Y. YILMAZ
  Davul sesiyle uyanmak!
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com