26/09/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Yazarlar
26.09.2005
Ercan KUMCU
IMF kendini sorguluyor
  
ekumcu@hurriyet.com.tr
 

İSPANYA eski Maliye Bakanı Rodrigo de Rato yaklaşık bir buçuk yıl önce IMF Başkanı oldu. Çok geziyor, fazla bir şey yapmıyor diye eleştirildi.

Eleştiriler çok haklı değildi. O konumdaki bir kişinin ofisinde oturduğundan daha fazla seyahat etmesi normaldir. Çünkü, IMF 180’den fazla ülkenin ekonomisini gözetlemekle sorumludur.

Rato göreve geldikten az sonra IMF’nin misyonunun ve çalışma biçiminin yeniden gözden geçirilmese olanak verecek bir raporun hazırlanması için bir komisyon kurdurdu. Komisyonun raporu çeşitli defalar IMF Yönetim Kurulu’nda tartışıldı. Şimdi, raporun bulguları ve önerileri kamuoyunun ve siyasi otoritelerin tartışmasına açılıyor.

ESKİ UĞRAŞLARI

İkinci Dünya Savaşı
sonrasında altın standardına geçilen dünya ödemeler sisteminde, IMF, ülkelerin ödemeler dengesi sorunlarını çözmesine yardımcı olmak üzere kurulmuştu. Üye ülkelerin ekonomilerini yakından gözlemesi ve olası riskleri tespit etmesi önemli görevlerinden biriydi. Üye sayısı 50’nin altındaydı.

1970’lerin başında Amerika’nın doların değerini altına bağlama ilkesinden vazgeçmesiyle, dünyanın gelişmiş ülkeleri dalgalı kur sistemine geçtiler. Teorik olarak, ödemeler dengesi sorunu yaşamanın olasılığı azaldı. IMF daha çok üye ülkelerin ekonomilerini yakından gözleme işleviyle meşgul olmaya başladı. Üye sayısı giderek arttı.

Ödemeler dengesi ve finansmanı uluslararası finans piyasasına açılabilme olanakları az olan gelişmekte olan ülkelerde sorun oldu. IMF kendini bu konulara yoğunlaştırdı. Petrol Krizleri’nin yol açtığı ekonomik yıkıntıların tamiri ile uğraştı. 1980’li yılların başında, artan faizlerin neden olduğu ödemeler dengesi sorunlarının üstesinden gelmeye çalıştı. Bir anlamda, IMF ‘borç krizleri’ çözme merkezi haline gelmeye başladı.

1990’ların başında Sovyet Blok’unun dağılmasıyla, bu ülkelerin piyasa ekonomisine uyum sorunlarıyla uğraşmak da IMF’ye düştü. Üye sayısı 180’i aştı.

Küreselleşme süreci hızlandıkça, uluslararası sermayenin dünya çapında serbestçe hareket etmesi bu kez sermayenin hızlı hareketiyle oluşan krizleri gündeme getirdi. Son yıllarda, IMF, küresel ‘kriz idaresi’ merkezi haline geldi. Kaynaklarının çok önemli bir bölümünü içinde Türkiye’nin de bulunduğu 3-4 ülkede yoğunlaştırmasının nedeni de buydu. Bazı ülkelerde yaşanan sermaye çıkışlarının olası yıkım etkisi IMF kaynaklarının devreye girmesiyle hafifletilebildi.

YENİ MİSYON

Artık, IMF ‘kriz idaresi’ merkezi olmaktan çıkıp krizleri önleyici makro ve mikro politikaları oluşturan bir düşünce merkezi olmak istiyor. Sermayenin küresel düzeyde serbestçe hareket etmesinin dinamiğini, anlamını ve sonuçlarını daha iyi analiz etmek istiyor. Bürokrasiyi azaltıp küreselleşmeden yeterli ve gerekli faydaları sağlamakta zorluk çeken ülkelere yardım etmek istiyor. Bu anlamda, Dünya Bankası ile aynı işleri yapmak istemiyor, ama Dünya Bankası’nın yaptığı çalışmaları tamamlayıcı bir rol oynamak istiyor.

IMF gelişmeye çalışan düşük gelirli ülkelere yoğunlaşmak istiyor. Bu ülkeler de birbirlerinden farklılıklar gösteriyor. Kimisi borçlarının silinmesine ihtiyaç duyuyor. Kimisi, ucuz dış kredi ihtiyacı içindeler. Kimisi de, teknik düzeyde politika tavsiyelerine ihtiyaç duyuyorlar. Bu farklılıkların bilincinde olarak IMF bu alanlara yoğunlaşmak istiyor.

Rato’nun sözleriyle, IMF dünya ekonomilerindeki hızlı değişmelere ayak uyduramadığı taktirde, kurum olarak anlamsızlaşacaktır. Anlamlı bir misyonla IMF’nin yoluna devam etmesi ise üyelerin IMF’deki göreli konumlarının yeniden gözden geçirilmesini gerekli kılmaktadır.

Konunun bu tarafını bir başka yazıda ele alacağım.


Ercan KUMCU
Tüm yazıları
    Ali Atıf BİR
  Reklam ajansları harakiri yapıyor
 
    Ayşe ARMAN
  Park Zirve
 
    Doğan HIZLAN
  Bir pazar nostaljisi mi?
 
    Erdal SAĞLAM
  Özelleştirmede yabancı tedirginliği başladı
 
    Ferai TINÇ
  Bu mektup yanıtsız bırakılmaz
 
    Kanat ATKAYA
  Dilinizi ısırın
 
    Murat BARDAKÇI
  Paşa’ya göre Ermeni sayıları
 
    Nurten ERK
  ‘e-imza’ ile 3 yılda 25 milyon doları yakalarız
 
    İlhan SÖYLER
  Sokağa atılan dolar
 
    Korkut GÖZE
  Takım olamadı
 
    Vedat OKYAR
  Eyvah lig bitti
 
    Vahap MUNYAR
  Narin'den ‘TMSF'de adamlarım var’ oyunu
 
    Yener SÜSOY
  Rüşvetçi memurun cebinde fırıncı çeki
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Ofer, Yüce Divan’da delil de oluyor
 
    Ahmet HAKAN
  Cengiz Çandar’a savunma taktikleri
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com