09/09/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cuma
09.09.2005
Bünyamin SÜRMELİ
Hafta içi neyse hafta sonu da o
  
bunyamins@cnnturk.com.tr
 

Sıcaklıklar toparlanmış olsa da ağustos değerleri yok. Eylül ortalarına kadar bu şekilde, ardından yine düşüş yönünde dalgalanma var. Hafta sonunda durum nasıl? Haritalardan da göreceğiniz gibi yağış dar bir alanda, cumartesi günü başkent çevrelerinde, pazar günü de Karadeniz’de görülecek.

Geçtiğimiz haftasonundaki sonbaharın ‘Ben geldiiiiiiiiim’ demesinin ardından sıcaklıklar toparlanmış olsa da ağustos değerleri yok. Uzun vadeli öngörümde ayın 15-16’sına kadar bu şekilde, ardından yine bir düşüş yönünde dalgalanma var. Hafta sonunda durum nasıl? Haritalardan da göreceğiniz gibi yağış dar bir alanda, cumartesi günü başkent çevrelerinde, pazar günü de Karadeniz’de görülecek.

*

Pek uzun olmayan sıradan bir yaz geçirdik. Avrupa’da da benzer şekilde, iki kez ve kısa süreli vuran sıcaklar dışında, sıradışı bir yaz söz konusu değildi bu yıl. Gelelim bundan önce, bu yaz için yapılmış öngörülere, hatırlıyor musunuz? Birçok üniversiteden (özellikle yurtdışı kaynaklı) bu yazın aşırı sıcaklarla dolu uzun bir yaz olacağı açıklamaları geliyordu, hatta daha da ileri gidip son 200 yılın en sıcak yazı olacağı iddia ediliyordu. Ben o dönemde ‘Önlem alınsın ama böyle bir iddiada bulunmak yanlış, hatta bir o kadar yazın sıradan geçme ihtimali de var’ diyordum. Geçtiğimiz kış ortasında, yaz için bu öngörüler yapılırken İTÜ Avrasya Yer Bilimleri’nden Prof. Dr. Mehmet KARACA ile yaptığım sohbeti size aktarmıştım. Sohbetin konusu; Andromeda, 13. Savaşçı ve Jurassic Park gibi romanların yazarı Michael CRICHTON’un son bilimkurgu romanı üzerineydi. Kitapta, bilimsel çevrelerin savunduğunun aksine, kutuplarda sıcaklığın azaldığı, buz kalınlığının arttığı öne sürülüyor, ısınmaya sera gazlarından çok, yol ve binaların yol açtığı iddia ediliyordu. Neticede bu bilim kurgu bir roman ama birçok çevreciyi ve bilim adamını karşı karşıya getirdi. Prof. KARACA kitabın iddialarına tam olarak katılmasa da, yapılan iklim değişimi senaryolarının tutarsızlıklarına ve çok değişkenli ve kaotik atmosferin; bırakın 20-50-100 yıllık öngörülerinin yapılmasını, eldeki datalar ile geçmişe dönük iklim modellemelerinde dahi başarısız olunduğuna, daha atmosferi tanımaya çalıştıklarına dikkat çekiyordu.

Bakacak olursanız içinde bulunduğumuz yaz mevsimini örnek verebiliriz, son 200 yılın en sıcak yazı olacağı iddiaları ile herkes tedirgin edilirken, bırakın sıradan olmasını, hayli kısa sürdü diyebiliriz, en azından geç geldi. Aman buradan bu tür modelleme çalışmalarının yapılmaması gerektiğini savunduğum çıkmasın, akademik çevreler bu çalışmaları yapmalı, devletler bazında bilgi paylaşımı ve önlemler alınmalı ancak sokaktaki insanı ilgilendiren kısmı daha hassasiyetle verilmeli ve öğretilmesi gereken bilgiler arka planda kalacak şekilde hareket edilmemeli. Şimdi burayı biraz açayım. Bakın dünyayı savaş psikolojisine soktular, tüm dünya silahlanmaya gidiyor ve bu sektörde büyük teknolojik gelişmeler oluyor. Yönlendirme başka bir yöne yapılsaydı, örneğin; eğitim ve sağlık, o zaman gelişme bu yönde olacaktı. Aynı yanlış deprem konusunda da yapılıyor, ekranlar ‘deprem olacak mı? olmayacak mı?’ programlarıyla dolu. Bu durumda sokaktaki insan evimi nasıl depreme dayanıklı hale getiririm yerine, depremin olup olmayacağını merak ediyor. Akademik araştırmalar yine yapılsın ve risk durumlarında vatandaşlar yine uyarılsın, ama sokaktaki insana ulaştırılan deprem yarışmalarına harcanan iş gücü, para ve bilgi, depreme karşı ve deprem karşısında ne yapılabilirin eğitimine harcansa daha iyi olmaz mı? Silahlanma örneği gibi küresel iklim değişimi için de, sokaktaki insana, bir gün söylenenin ertesi gün çürütüldüğü bilimsel sonuçları iletmek yerine, çevreyi koruma ve atmosfere en az seviyede müdahil olma yolları anlatılsa, gelişim bu yönde olacaktır. Ve inanıyorum ki çok daha büyük adımlarla yol alınacaktır.


Bünyamin SÜRMELİ
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Yüce Divan tartışması
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  O yol nereye çıkar
 
    Doğan HIZLAN
  İstanbul Devlet Opera ve Balesi Rey’in Çelebi’sini sahneleyecek
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Özelleştirme!
 
    Ercan KUMCU
  Üretimde yapısal değişim (2)
 
    Ferai TINÇ
  Değişik açıdan bakınca
 
    Gila BENMAYOR
  Türkleri ekonomik çöküş, nükleer silahlar ve AIDS korkutuyor
 
    Kanat ATKAYA
  Futboldan anlayan manitayı kapar mı
 
    Tufan TÜRENÇ
  Demirel’den AB ile ilgili değerlendirmeler
 
    Yalçın BAYER
  Hukuk olmayınca boşluğu maganda dolduruyor
 
    Yalçın DOĞAN
  İki yıl önce, iki yıl sonra Habur
 
    Özdemir İNCE
  Biraz da yüzleşelim
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Erdoğan: Gösterilerin terörden farkı yok
 
    Vahap MUNYAR
  İşi vatandaşın alyansını toplamaya çevirmeyiz
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif DEMİRCİ
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Farklılıklardan rahmet üretmek
 
    Ahmet HAKAN
  İtidal çağrısı
 
    Altan TANRIKULU
  Maçı Hakan Şükür aldı
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com