Avrupa Birliği Dönem Başkanı İngiltere'nin Dışişleri Bakanı Jack Straw, Londra'da, Kamu Siyaseti Araştırmaları Enstitüsü tarafından düzenlenen “Türkiye'nin AB Üyeliği Meselesi” konulu toplantıda konuştu.
Straw, Türkiye'nin çoğunluğu Müslüman, laik bir millet olduğunu hatırlatarak, “Türkiye'ye kapıları açmak, Batı ve İslam kültürlerinin modern dünyada ortak olarak yaşayabileceklerini kanıtlayacaktır” dedi.
Bunun alternatifinin “bedeli ödenemeyecek kadar” kötü olduğunu belirten Straw, konuyla ilgili stratejik öneme haiz adımın gelecek ay AB tarafından atılacağına dikkat çekti.
“TÜRKİYE'NİN JEOPOLİTİK KONUMU BU ÜLKEYE HER AÇIDAN HAYATİ STRATEJİK ÖNEM KAZANDIRIYOR”
Jack Straw, Türkiye'nin jeopolitik konumunun, bu ülkeye her açıdan hayati stratejik bir önem kazandırdığını vurguladı.
Geçen genişleme dalgasıyla birliğe doğu Avrupa ülkelerinin kazandırıldığını hatırlatan İngiltere Dışişleri Bakanı, “Bu adımı atarak demir perdeyle ayrıldığımız ülkelerle farklılıklarımızı giderdik. Şimdi Türkiye'ye tam üyelik yolunu açarak, en az bunun kadar önemli bir başka başarıyı sağlama şansımız var” dedi.
Straw, 2 yıl önce İstanbul'daki İngiliz başkonsolosluğuna yönelik bombalı saldırının sonrasında Türk hükümeti ve halkının gösterdiği yakın dayanışmayı hatırlattı.
ASIRLAR SÜREN İLİŞKİLER
Bu dayanışmanın kendisine terörizmin bütün bölme çabalarına rağmen Türkiye ile ne kadar yakın olunduğunu bir kez daha gösterdiğini belirten Straw, 3 Ekim'de Türkiye'nin AB yolunda önemli bir “son adıma” yaklaştığını anımsattı.
Bu noktada Türkiye'nin stratejik önemini bir kez daha vurgulamanın önemli olduğunu belirten ve gelecek ay alınacak bu kararın önemli sonuçları olacağını ifade eden Straw, Türkiye ve Avrupa'nın asırlar süren ilişkilerine örneklerle dikkat çekti.
Türkiye'nin 1963'te başlayan AB yolculuğuna ve ondan çok daha önce başlatılan NATO çerçevesindeki işbirliğine değinen Straw, bu yolculuğun son adımlarından birini 2002 yılında Avrupa Konseyi'nin Türkiye ile gecikilmeden müzakerelere başlanması kararının oluşturduğunu anlattı.
UZUN YOLCULUĞUN SON ADIMI
Bu tarihi akışın önemli olduğunu, Türkiye ile Avrupa'nın kaderlerinin ortak olduğunu ortaya koyduğunu da ifade eden Straw, AB Konseyi'nin 3 Ekim'de müzakerelere başlanması kararını ise uzun yolculuğun son adımı olarak niteledi.
Türkiye'nin üyeliğinin kendi geleceği açısından olduğu kadar Avrupa ve uluslararası toplumun geleceği açısından da büyük önem taşıdığını belirten Straw, Türkiye'de nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan laik bir toplum yapısı bulunduğuna işaret etti.
"TÜRKİYE BATI VE İSLAM KÜLTÜRÜ ARASINDA YAŞADIĞINI GÖSTEREBİLİR"
Türkiye'ye kapıları açmanın Batı ve İslam kültürlerinin modern dünyada ortak yaşayabileceklerini göstermesi açısından büyük önem taşıdığını da vurgulayan Straw, bunun alternatifinin ise bedeli ödenemeyecek kadar kötü sonuçlar doğuracağını ifade etti.
Avrupa'nın kendi içine mi dönmesi, yoksa sınırlarının ötesine mi bakması gerektiği sorusuna yanıt da arayan İngiltere Dışişleri Bakanı, ”Hepimiz global güçlükler ve rekabetler arasında yaşıyoruz. Statik bir Avrupa daha güvenli olmayacaktır” dedi.
"GENİŞLEME AB ÜYELERİNİN REHAFINI ARTIRDI"
Avrupa'nın bir tek şeyden emin olması gerektiğini; genişlemenin Avrupa'nın hayrına olduğunu kaydeden Straw, “Genişleme üye ülkelerin istikrar ve refahını olumsuz etkilememiştir. Aksine artırmıştır” diye konuştu.
“Neden Türkiye ve neden şimdi?” sorularını da yanıtlayan Straw, Türkiye'nin her açıdan büyük bir jeopolitik önemi bulunduğunu, bu konumun da uyuşturucuyla mücadeleden yasadışı göçe, uluslararası terörizmden enerji yolu oluşturmasına kadar sayısız faydaları bulunduğunu ifade etti.
"TERÖRİSTLER TÜRKİYE'Yİ AVRUPA'DAN UZAKLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR"
Bunun yanı sıra Türkiye'nin üyeliğinin çok daha önemli politik faydaları bulunduğunu vurgulayan Straw, bu nedenle de teröristlerin Türkiye'yi Avrupa'dan uzaklaştırmaya çalıştıklarını söyledi.
Teröristlerin böylece medeniyetler çatışmasını daha kolay hale getireceklerinin farkında olduklarına dikkat çeken Jack Straw, ”İstikrarlı, AB'ye demir atmış bir Türkiye güçlü bir sembol oluşturacaktır” dedi.
Türkiye'nin Avrupa güvenliğine yapacağı katkının son derece açık olduğunu da söyleyen Straw, Türkiye'de önemli bir reform hamlesinin gerçekleştirildiğini, bunların kesintiye uğratılmaması gerektiğini de ifade etti.
“AB MÜZAKERELERE BAŞLAMA KARARINA UYMALI”
İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, Avrupa Birliği'nin, daha önce alınmış kararına uygun olarak Türkiye ile müzakereleri başlatması gerektiğini vurguladı. Straw, müzakerelerin Avrupa Komisyonu'nun dikkatli gözetim ve denetimi altında yapılacağını ve sürecin uzun ve karmaşık olabileceğini belirterek, Türkiye'de gerçekleştirilmekte olan reformların da sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
EGE, YUNANİSTAN, KIBRIS
Bunun dışında bir gelişmenin, Türkiye'de ortaya konulan dikkat çekici gelişmeleri de tehlikeye atabileceğini vurgulayan Jack Straw, ”Ortadaki önemli durumu açıkça anlatmalıyız. Türkiye'deki reformlar hepimizin çıkarınadır. Eğer yanlış bir karar verirsek, kendi kapımızın önünde bir krizle karşı karşıya kalabiliriz” dedi.
Türkiye'nin üyelik sürecine en büyük desteğin yakın komşuları Yunanistan ve “Kıbrıs” tarafından verilmekte olduğunu da hatırlatan Straw, “Türkiye'nin üyeliği Kıbrıs ve Ege de dahil bütün bölgenin çıkarınadır” diye konuştu.
KIBRIS DEKLARASYONUNA ELEŞTİRİ
“Türk hükümeti bir deklarasyon yayımlayıp protokolün imzalanmasının 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tanınması anlamına gelmediğini belirtmemiş olmasını tercih ederdim” diyen Straw, “Bunun yapılmış olması, süreci daha da güçleştirmiştir. Şimdi AB bu deklarasyonu en uygun biçimde nasıl yanıtlayacağını tartışıyor. Bizim ortak gayemiz, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği anlaşmasının 25 üyenin tümünü, ayrımsız kapsayacak şekilde uygulanmasıdır” ifadesini kullandı.
“Türkiye'nin deklarasyonunun kaygılar yaratmasına rağmen, bunun, Türkiye ile başlatılacak üyelik müzakerelerinin gecikmesine yol açmaması gerektiğini” belirten Straw, birliğin sorunu çözecek gücü bulunduğunu söyledi.
Aynı tür sorunların İngiltere'nin üyeliği sırasında da Kuzey İrlanda ve Cebelitarık konularında yaşandığını hatırlatan Straw, sorunun çözüleceğinden emin olduğunu kaydetti.
Adanın iki toplumunun da süreçten azami fayda sağlamasını istediklerini belirten Straw, müzakerelerin 3 Ekim'de başlatılması gereğini vurguladı.
"TÜRKİYE NEREYE DEMİRLEYECEK?"
Bu arada Dışişleri Bakanı Jack Straw, International Herald Tribune gazetesinde yayımladığı makalede üyelik müzakerelerinin öngörüldüğü gibi 3 Ekim’de başlaması gerektiğini kaydetti.
AB’nin uzun bir zaman önce "Türkiye’nin nerede demirlemesini istediği" konusunda karar verdiğini belirten Straw, "AB’nin bir seçim yapma lüksü yok" ifadesini kullandı.
| FRANSA: GÜMRÜK BİRLİĞİ UYGULANMAZSA MÜZAKERELER ASKIYA ALINSIN |
|
AB Daimi Temsilcileri Komitesi’nin (COREPER) Türkiye’nin Kıbrıs deklarasyonuna tepki olarak yapılacak karşı deklarasyonda bir uzlaşmaya varamaması üzerine AB Dönem Başkanı İngiltere, mekik diplomasisi başlattı. Fransa ise, Türkiye’nin Gümrük Birliği’ni uygulamaması durumunda müzakerelerin askıya alınmasını istiyor
Brüksel'den yayın yapan "ABHaber"e göre, AB üyesi ülkelerin üzerinde bir türlü anlaşamadığı Türkiye konusunda yayınlanacak karşı deklarasyon ile ilgili AB Dönem Başkanı İngiltere uzlaşıya varılması için mekik diplomasisi başlattı.
İngiltere, Fransa, Rum Kesimi, Yunanistan ve Avusturya ile ikili temaslarda bulunarak deklarasyon metni üzerinde bir an önce görüş birliğine varılmasını hedefliyor.
Fransa ise, Türkiye’nin Gümrük Birliği’ni uygulamaması durumunda müzakerelerin askıya alınmasını öngören mekanizmanın Müzakereler Çerçevesi belgesine eklenmesi için bastırıyor.
ABHaber’e Brüksel’de yapılan sonuçsuz COREPER toplantısı ile ilgili bilgi veren AB çevreleri, taraflar arasında büyük görüş farklılıkları bulunduğuna işaret ederlerken, AB Dönem Başkanı İngiltere’nin Türkiye konusunda birlik içinde zorlandığını ifade ettiler. (ANKA) | | |
Genişlemenin durdurulmasının Avrupa’nın yükselen Asya ekonomileriyle rekabet etme yeteneğini zayıflayacağını da kaydeden Straw, genişlemenin yeni AB üyeleri ve AB için iyi olduğunu ifade ederek, üyelik olasılığı ve gerçekleşmesinin çok büyük bir değişim motoru olduğunu da belirtti.