02/09/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
E.yaşam
02.09.2005
Yurtsan ATAKAN
Doğan görünümlü Şahin kaderimiz mi
  
yurtsan@hurriyet.com.tr
 

Gelişmekte olan bir ülke olarak, teknolojide çok büyük ölçüde dışa bağımlıyız. Bilgisayar ve bilgisayar yazılımı gibi ürünlerde elalemin kendi ihtiyaçlarına göre ürettiği ürünleri, aynen alıp kullanmaktayız.

Pazarımızın nispeten küçük olması nedeniyle talebin değil arzın dikte ettiği özellikleri, bize uysun uymasın kullanmak zorunda kalıyoruz.

Örneğin Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözüm ona öğretmenleri bilgisayar sahibi yapmak için açtığı kampanyada, Türkiye’ye özgü ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığına bakılmaksızın öğretmenlere bir takım bilgisayarlar kakalandı. Türkçe klavye standardı "F" olmasına ve öğretmenler okullarda F klavye kullanacak olmalarına rağmen, uyduruk Türkçe Q klavye almaya zorlandılar.

Şimdi bu öğretmenler, eğer bu bilgisayarları kampanyanın uygun koşullarından yararlanıp başkaları için almadılar ve gerçekten kendileri kullanacaklarsa, yaşayacakları trajikomediyi bir düşünün. Evde uyduruk Türkçe Q klavye kullanmaya alıştırılacaklar, okulda gerçek Türkçe F klavye kullanmak zorunda kalacaklar.

Dizüstü bilgisayarların, masaüstü pazarı doymuş gelişmiş ülkeler için daha uygun olması, Türkiye’nin ekonomik şartlarına çok daha uygun masaüstü bilgisayar seçilmesi halinde aynı paraya üç öğretmenin bilgisayar sahibi yapılabilecek olması gibi konular, işin diğer yanı.

Yıllardır Türkiye’deki eğitim sektörünün büyüklüğünü, Türkiye’nin kendine has ihtiyaçlarına göre özel eğitim bilgisayarları geliştirtmekte koz olarak kullanabileceğimizi yazıp duruyorum. Ama son on yılın gelmiş geçmiş iktidarlarının tümünde Milli Eğitim Bakanlığı, pazarın her üreticinin ağzının suyunu akıtacak kadar büyük olmasına rağmen ürecilerin dayatmalarına boyun eğmeyi tercih ediyor.

Yan sütunlardaki haberimizde anlatılan, Intel’in dünyanın dört farklı yerinde açtığı geliştirme merkezleri, bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için büyük fırsat. Çünkü bu geliştirme merkezlerinin amacı, bölgesel ihtiyaçlara göre özel platformlar geliştirmek.

Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlere dizüstü bilgisayar gibi saçma sapan projelerle vakit geçireceğine, elini çabuk tutup dev eğitim sistemimize uygun platformun özelliklerini belirleyecek olursa, eğitim sistemimize uygun ve eğitim bütçesini çarçur ettirmeyecek çözümlere kavuşabiliriz.


Yurtsan ATAKAN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Medreseleştirmek...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Özür mü, teşekkür mü
 
    Bekir COŞKUN
  Şaşı bir gümrükçü lazım...
 
    Doğan HIZLAN
  Sait Faik Abasıyanık Müzesi onarımı başlıyor
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İslamcı holdingler gerçeği
 
    Ercan KUMCU
  Küresel kaygılar (5)
 
    Ferai TINÇ
  Önce avukatlar sokağa iniyor
 
    Gila BENMAYOR
  Müslüman ‘business’in başkenti Konya
 
    Kanat ATKAYA
  Hürriyet silah raporu
 
    Yalçın BAYER
  Didim’den dünyaya barış çağrısı
 
    Yalçın DOĞAN
  Bakan Pepe’nin gözünden Gelibolu
 
    Özdemir İNCE
  Harbi konuşmak
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Vahap MUNYAR
  324.6 milyon dolar harcadık hiç de mahcup değiliz
 
    Togay BAYATLI
  Danimarka kilit maçımız
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif DEMİRCİ
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Dünya-ahiret dengesi
 
    Ahmet HAKAN
  Fethullah Hoca uçmaz İhsan Kalkavan uçurur
 
    Altan TANRIKULU
  Hem ruhsuz hem güçsüz
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com