27/08/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Bilim
27.08.2005
Boşluktaki kuvvet: Vakum
 

Bir mekandaki hava pompalanarak çıkarıldığında vakum oluşmakta. Bu, en küçük parçacıkların (atomlar) bile yok olması demek. Aristo ve Demokrit gibi antik dönemin filozofları bile böyle bir şeyin mümkün olup olmadığını tartışmışlardı. Bugün artık teknik araçlarla havasız mekanlar yaratılabilmekte.

Vakum deneyiyle ilgili bir fikre Alman fizikçi Otto von Guericke ulaşmıştı. Magdeburg kentinin belediye başkanı olan von Guericke, 1649 yılında hava pompasını geliştirdi. Bu pompa günümüzdeki bisiklet pompalarına benzer bir şekilde işliyordu.

Fizikçi daha sonra bu aleti, bir objenin içindeki havayı dışarı pompalayacak şekilde değiştirdi. Yeni pompa günümüzdeki elektrik süpürgeleri gibi çalışıyordu. Deneyi sırasında bu havasız mekanının muazzam bir kuvvette sahip olduğunu saptadı.

Deneylerinden birinde demirden üretilmiş iki yarıkürenin kenarını, balmumu, sıvı yağ ve deriyle kapatınca, iki yarıkürenin içine hava girmesini önlemiş ve içindeki havayı tamamen boşaltmıştı. Bundan sonra iki yarıkürenin her birine sekiz tane at koşturarak iki yarıküreyi ayırmaya çalışmıştı. Ne var ki atlar bu işi başaramadılar ta ki fizikçi yarıkürelerin içine yeniden hava pompalayana dek.

Deneyin anlamı

Bu deneyde çevredeki hava basıncı iki yarıküreyi birbirinden ayrırmayacak kadar kuvvetli itmişti. Demek ki burada etkili olan sadece vakum değildi. İki parçanın birbirinden ayrılmamasında dışarıdaki havanın ağırlığı da etkili olmuştu. Havasız bir mekanda hiçbir şey duyamıyor oluşumuz da ilginçtir.

Çünkü sesin yayılabilmesi için hava, su veya diğer maddeye ihtiyacı vardır. Boşlukta bunların hiçbiri bulunmaz. Bu konuda en iyi örnek uzaydır, çünkü burada da vakum etkisi hüküm sürer. Mesela uzayda bir patlama olduğunda astronotlar bunu görebilirlerse de duymaları mümkün değildir.

Tüm dünyada ünlenen bu deney dışında von Guericke vakumu diğer deneylerde de kullanarak, havası alınmış bir cam kapta suyun yukarıdan aşağı değil aşağıdan yukarıya doğru aktığını, mum alevinin söndüğünü, çalar saatin sesinin duyulmadığını kanıtladı. Uzun vadeli bir deney sonucunda ise üzümlerin vakumda altı ay kadar dayandığını da göstermişti.

Aslında vakumun varlığını ilk olarak kanıtlayan Galileo Galilei’in öğrencisi Evangelista Torricelli idi. Toricelli, tek tarafı açık bir tüpün içini cıvayla doldurduktan sonra, tüpü ucu açık tarafı aşağıya gelecek şekilde yine içi cıva dolu bir tüpe yerleştirmişti.

Bu şekilde tüpün içindeki cıvanın 760mm yükseldiğini görmüş. Bunun üzerinde kalan yani 240mm’lik kısımda bir vakumun bulunması gerekiyordu. Ve böylece filozoflar arasındaki vakum tartışması da son bulmuştu. Çünkü deney bir vakumun varlığını göstermişti.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com