|
Yapılan araştırmalar, dünya tarihinde çok sayıda orman yangınının yaşandığını ortaya koydu. Bu olgu bugüne kadar iyi bilinmiyordu. İspanya veya Fransa gibi ülkelerde meydana gelen büyük orman yangınlarının iklim değişimi üzerindeki etkileri inceleniyor.
Geçmişte meydana gelen orman yangınlarının izleri şimdi Almanya’daki Karshöhle mağarasının tebeşir dönemine ait dolgusunda incelendi. Fosil orman yangını izlerini barındıran dolgu, genel olarak içinde odun kömürü tabakalarının yer aldığı açık sarı renginde topraktan oluşmakta. Her biri yaklaşık olarak 1m kalınlığında olan tabakaların en dikkat çekici tarafı ise orman yangınlarına işaret eden odun kömürünün belli sınırlar içinde bulunmasıdır.
Fakat açık sarı rengindeki kumlu toprak dolguda odun kömürü yok. Odun kömürü açısından zengin olan tabakaların bu yüzden kısa süreli olaylarla geliştiği sanılmakta.
Buna karşın açık sarı rengindeki kumlu tabakalar mağaranın genel tortullaşma sürecini yansıtıyor. Odun kömürünün sadece belli başlı tabakalarda yoğun olarak ortaya çıkması, orman yangınlarının ender olarak ama büyük felaketler şeklinde yaşandığını gösteriyor diyor bilim adamları.
Erozyon 30 kat arttı
Orman yangınlarından sonra erozyona uğrayan yamaçlarda zemin zayıflıyordu. Günümüz orman yangınlarından, çok büyük olmayan orman yangınlarıyla bile erozyonun 30 kat arttığı bilinmekte. Sulama sisteminde biriken tortullar bu yüzden yangının sıklığı ve büyüklüğüne göre belirlenir.
Orman yangınları hakkındaki diğer bilgiler odun kömürünün yapısı ve fiziksel özelliklerine göre saptanmakta. Köşeli odun kömürleri bunların yakın mesafelerden sürüklenmiş olduğunu gösterir.
Reflektörlü mikroskop incelemeleriyle (odun kömürüyle yansıyan ışık miktarı ölçülür) geçmişte yaşanan orman yangınlarında odun kömürünün ulaşmış olduğu sıcaklık değeri saptanır. İşte bu incelemelerle de ortalama sıcaklığın 200-850 santigrat derece, en fazla ulaşılan sıcaklığın ise 300 santigrat derece olduğu ortaya çıkmış. Bu sıcaklıklar ise günümüz orman yangınlarının sıcaklıklarıyla örtüşmekte. Odun kömürü içeren tabakalarda yoğun miktarda eğreltiotu tohumunun bulunması da yangınlara rağmen hala nemli alanların da bulunduğuna işaret etmekte. Eğreltiotu genelde sulak bölgelerde yetişir. |