CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın “Bir grup aydınla” yaptığı görüşmeyi değerlendirirken, “Sayın Başbakan şimdi de siyasi flörtle bir şeyler yapmaya çalışıyor, hayırlı olsun. Ancak bu flört Türkiye'nin terörle mücadele azmine ve kararlılığına kesinlikle zarar vermemelidir” dedi.
Baykal, Liman-iş Sendikası Genel Başkanı Raif Kılıç'ı CHP Genel Merkezi'nde kabul etti. Kabul sırasında gazetecilerin sorularına da yanıtlayan Baykal, Başbakan Erdoğan'ın “Bir grup aydınla” yaptığı görüşme ve sonrasındaki açıklamalarına ilişkin bir soru üzerine, Türkiye'de terörün nihilist bir yapıda olmadığını ve terörün arkasında bir siyasi projenin bulunduğunu söyledi. Baykal, teröre karşı mücadelenin de bu gerçekler temelinde sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.
Bir gazetecinin terörle ilgili olarak “Devlet zirvesi” önerilerini yinelemeyi düşünüp düşünmediklerine ilişkin sorusuna Baykal, “Başbakan'ın içine girdiği doğrultuda böyle bir teklifi değerlendireceğini sanmıyorum. Başbakan aldı başını gidiyor. Gitsin bakalım. Bir süre sonra bu gidişin sonunu göreceğiz” diye karşılık verdi.
DİĞER ELEŞTİRİLER
HÜRPARTİ Genel Başkanı Yaşar Okuyan, ”Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sıfatını taşıyan bir kimsenin ilk defa 'Kürt sorunu' tabirini kullanması, ülkemiz için ciddi bir talihsizlik olmuştur” dedi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın “Kürt Sorunu”ndan bahsetmesinin, terör örgütü PKK'nın siyasallaşma gayretlerine önemli katkılar sağladığını öne süren Okuyan, bunu “kabul edilmez ve hiç bir şartla savunulamaz, talihsiz bir açıklama” olarak gördüklerini ifade etti.
İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Türkiye'de Kürt sorununun demokratik hak ve hürriyetler açısından çözüldüğünü” savundu. Perinçek, “Soros'un aydınları” olarak nitelendirdiği grupla Başbakan Erdoğan'ın bir senaryonun figüranları olarak sahne aldıklarını ileri sürerek, “Bir tiyatro sahnelenmektedir. Senaryonun adı, Büyük Ortadoğu Projesi'dir. Roller, Washington tarafından dağıtılmıştır ve oyuncular görevlerini yapıyorlar” diye konuştu.
Türk Sağlık Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, yaptığı yazılı açıklamada, görüşmeye tepki göstererek, “Hükümetin, bu görüşmeyi düzenleyerek, terör örgütü PKK ile adeta dolaylı barış görüşmelerini başlattığını” iddia etti.
Vatandaş Hakları Derneği Başkanı Necati Güngör terörün silahlı bir eylem olduğunu belirterek, “Ona karşı yapılacak mücadele de silahla olur” dedi. Terörün başının mutlaka ezileceğini ifade eden Güngör, Başbakan Erdoğan'dan, Diyarbakır'da yapacağı konuşmada ”devletin, terörle mücadeledeki kararlılığını en güçlü tonda seslendirmesini” istedi.
DEHAP'LI 57 BELEDİYE BAŞKANINDAN GÖRÜŞMEYE DESTEK
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “Sayın Başbakan ile aydınlar arasında görüşme sonucunda ortaya çıkan pozitif mesajı, memnuniyet ve heyecan verici buluyoruz” dedi. Baydemir, silahlı eylemlerin ve operasyonların durdurulması çağrısında bulundu.
Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır ziyaret ile ilgili Doğu ve Güneydoğu'daki 57 belediye başkanı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Burhan Karadeniz Cep Sineması'nda basın toplantısı düzenledi.
Belediye başkanlarınca hazırlanan basın açıklamasını okuyan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir, “Bir yanda AB ile bütünleşme çerçevesinde büyüyen belirsizlikler, diğer yanda bölgede artan çatışmaların, Türkiye'de politikacı, sivil toplum örgütü ile tüm birey ve kurumlara önemli sorumluluklar yüklediğini” belirtti.
“MESAJ, HERKES TARAFINDAN DESTEKLENMELİ”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile bazı aydınlar arasında gerçekleşen görüşme sonucunda ortaya çıkan pozitif mesajı, memnuniyet ve heyecan verici bulduklarını belirten Baydemir, “Mevcut sorunlarımızın demokratik ve barışçıl yollarla çözülebilmesi için tartışma ve diyalog ortamı yaratması gereken bu mesajın, herkes tarafından desteklenip geliştirilmesinin son derece önemli olduğunu düşünüyoruz. Sayın Başbakan'ın Diyarbakır ziyaretinde Kürt sorununun demokrasiden taviz verilmeden çözüme kavuşturulacağı pozitif mesajının içeriği konusunda tüm yurttaşlarımız beklenti içerisindedir” diye konuştu.
Baydemir, Kürt sorununa salt bir güvenlik ya da ekonomik geri kalmışlık sorunu olarak yaklaşmanın sorunların çözümüne yardımcı olmadığını öne sürerek, “Bölgemizin ekonomik kalkınma sorununun olduğu açıktır. Ancak, sorunlarımız salt bir ekonomik kalkınma sorunu ile açıklanmayacak kadar çok boyutludur” dedi.
EYLEMLERİN DURDURULMASI ÇAĞRISI
Toplumsal barış ve ekonomik kalkınmanın tesis edilebilmesi için sosyal kültürel siyasal ekonomik ve hukuki boyutları olan kapsamlı bir sivil projenin hayata geçirilmesi gerektiğine inandıklarını aktaran Baydemir, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu çerçevede çatışmalarda heba edilen kaynakların demokrasi, kültürel gelişim, ekonomik ve sosyal kalkınmada kullanılması, hayati derecede öneme sahiptir. Demokratik tartışma, diyalog, empati ortamıyla güven duygusunun gelişebilmesi ve insanlarımızın yaşamlarını yitirmeyeceği bir toplumsal siyasal sürecin başlayabilmesi için kayıtsız, koşulsuz silahların susması gerektiğine inanıyoruz. Tek bir insanımızın yaşamını yitirmemesi için silahlı eylemlerin ve operasyonların durdurulması çağrısında bulunuyoruz. Güven kırıcı her türlü aktiviteden çekinmesi çağrısında bulunuyoruz. Cumhuriyeti, dedelerimiz birlikte kurdu. Bizler, birbirimizi tanıyarak birlikte yaşatacağız.”
“KAHVE KOYUP, BAŞBAKANIMIZI BEKLEYECEĞİM”
Baydemir, gazetecilerin dün aydınların terör örgütü PKK'ya silah bırakma konusunda yaptığı çağrıya katılıp katılmadıkları ve Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır'daki temaslarında yer alıp almayacağı yönündeki sorularını, şöyle yanıtladı:
“Şırnak, Tunceli, Kayseri ve Yozgat ilime cenazelerin gitmemesi lazım. 15 yıldır annelerimizin yaşadığı trajedi dramının bir daha yaşanmaması lazım. Daha önceki çağrılarımızda kayıtsız koşulsuz çatışmasızlık haline geri dönülmesi gerektiğini ifade etmiştik. Aynı çağrımızı yineliyoruz. Tek bir insanımızın yaşamanı yitirmeyeceği ortamı hep birlikte yaratmak durumundayız.
Sayın Başbakanımız, bütün programı boyunca belediyemizin ve benim konuğumdur. Kentin her köşesinde biz onu ağırlayacağız. Havaalanında karşılayıp bütün programlara da iştirak edeceğim. Diyarbakır'ı en iyi şekilde temsil etme konusunda elimden gelen bütün çabayı sarf edeceğim.
Burada benim ve Diyarbakırlıların bir beklentisinin olduğunun altını çizmek isterim. Sayın Başbakanımızı, Büyükşehir Belediyemizde de ağırlamak istiyoruz. Ben protokolü hazırlayacağım. Kahvemizi de koyup akşama kadar Sayın Başbakanı bekleyeceğim. İlk fırsatta da Başbakanı belediyemize davet edeceğim.”
DEHAP GENEL MERKEZİ: OLUMLU BİR ADIM
DEHAP'tan yapılan açıklamada, Başbakan Erdoğan'ın dün “aydınlarla” yaptığı görüşmede, “ilk kez Kürt sorununu adını koyarak tanımladığı” ifade edilerek, bunun olumlu bir adım olarak değerlendirildiği kaydedildi. DEHAP Genel Merkezi'nin yazılı açıklamasında, Başbakan Erdoğan'ın dün aydınlarla yaptığı görüşme değerlendirildi.
Erdoğan'ın ilk kez “Kürt sorununu, adını koyarak tanımladığı ve sorunun demokratik reformlarla çözülebileceğini ifade ettiği” belirtilen açıklamada, “Sayın Erdoğan'ın, şimdiye kadar ortaya koyduğu sorunu yok sayma, görmezden gelme veya sadece güvenlik problemine indirgeme anlayışındaki bu değişimi, olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz” denildi.
Aydınların toplantıdan sonra yaptıkları açıklamada, Başbakan Erdoğan'ın, Diyarbakır'a yarın yapacağı gezi sırasında sıcak mesajlar vereceğini bildirdikleri anımsatılan açıklamada, bunun, kamuoyunda geziye dönük beklentileri daha da artırdığı kaydedildi.
İHD: BAŞBAKAN'IN AYDINLARLA GÖRÜŞMESİ SON DERECE OLUMLU
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Yusuf Alataş, Başbakan Erdoğan'ın “aydınlarla” Kürt sorunu üzerinde görüşme yapmasının derece olumlu olduğunu söyledi.
Alataş, İHD Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, derneğin yıllık faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi. Sivil toplumla bu düzeyde görüş alışverişi yapılmasının, son derece önemli olduğunu kaydeden Alataş, şöyle devam etti:
“Türkiye'nin son derece önemli bir sorunu olan Kürt sorunu ile ilgili olarak böyle görüşmenin gerçekleşmiş olması, bana göre görüşmenin önemini de artırıyor.
Verilen mesajlar, Başbakan'ın ilk kez 'Kürt sorunu' deyimini kullanmış olması, farklı çabalar içine gireceklerini ifade etmiş olması, aydınların medya önünde yapmış oldukları açıklamalar, bizim için son derece olumlu şeyler. Bunu izlemek lazım. Türkiye'de bu ilk defa olmuyor. Bu hükümet için bu ilk. İzleyeceğiz, göreceğiz.”
LEYLA ZANA VE ARKADAŞLARINDAN DESTEK
Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak, yaptıkları ortak yazılı açıklamada, hükümetin, “kalıcı barışın sağlanması ve herkesin demokratik toplumsal hayata katılabilmesine yönelik çağrısının” dün Başbakanlık'taki görüşmede yeni bir anlam ve önem kazandığını ifade etti.
Zana ve arkadaşları, Başbakan Erdoğan'ın, “Türkiye kendi sorunlarıyla yüzleşecek özgüven ve cesarete sahiptir. Kürt sorununu yok saymıyoruz. Kürt sorununun bir demokratikleşme sorunu olduğuna inanıyoruz” tespitinin, Cumhuriyet tarihinde geleneksel devlet politikalarındaki bir “ezberi bozduğunu” düşündüklerini dile getirdi.
Ancak geçmişte, yöneticilerin olumlu söylemlerine rağmen yaşanan acıların unutulmadığını ifade eden Leyla Zana ve arkadaşları, Erdoğan'ın, “Kürt sorununu yok saymıyoruz” çıkışını, cesur, gerekli, anlamlı ve önemli bulduklarını bildirdi.
Leyla Zana ve arkadaşları, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesinin, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü ve ortak değerleri koruyacağını, kardeşlik, dostluk ve sevgi duygularını pekiştireceğini kaydetti.
SHP Genel Sekreteri ve İstanbul milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci, yaptığı yazılı açıklamada, “Kürt Sorunu”nun demokratik bir biçimde çözülmesinin büyük bir kazanım olacağını belirterek, “Ne var ki, öncelikli olarak PKK ön koşulsuz bir biçimde silah bırakmalı ve terör eylemlerine son vermelidir” dedi.
IKYB: YARARLI, ÖNEMLİ VE YAPICI BİR POLİTİKA
Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (IKYB) Ankara Temsilcisi Behruz Galali, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün bir grup aydınla yaptığı görüşmeyi yararlı ve yapıcı bir politika olarak gördüklerini bildirdi.
Galali yaptığı yazılı açıklamada, “Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'deki Kürt sorunuyla ilgili olarak aydınlarla yaptığı görüşmeyi ve açıklamalarını IKYB olarak demokrasi ve insan hakları ve Türkiye ile bölgenin geleceği için çok yararlı, önemli ve yapıcı bir politika olarak görüyoruz.
Bu önemli süreçte IKYB olarak üzerimize düşen her türlü desteği vermeye hazırız ve Türk hükümetine bu olumlu ve demokratik çabasında başarılar diliyoruz” dedi.