04/08/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Yazarlar
04.08.2005
Oktay EKŞİ
Neresinden tutarsınız?
  
oeksi@hurriyet.com.tr
 

GÜMRÜK Birliği Anlaşması’nı Avrupa Birliği’nin (AB) tüm üyelerine teşmil etmemizin yarattığı fırtına dineceğine büyüyor.

Büyüyor çünkü attığımız imza ardından yayınladığımız deklarasyonla ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye bilinen Rum yönetimini tanımadığımızı ilan etmemizin hukuken geçerli olup olmadığı belli değil.

Bu konuya değinmeden önce belirtelim ki, işbaşındaki hükümetin derdi bir tek bu olsa öper başına koyardı.

Ötede Amerika Birleşik Devletleri ile çözülmesi gereken bir Kuzey Irak sorunu var. Üstelik iki başlı bir sorun:

ABD’nin Türkiye’ye verdiği bazı sözleri tutmadığı bilindiği için ister istemez ‘Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulmasına karşı olduğuna’ dair açıklamaları, kuşkuları ortadan kaldırmıyor.

Öte yandan PKK konusunda ABD sanki Türkiye’yi değil de PKK’yı destekliyormuş gibi bir politika izliyor... ‘Terörist örgüt’ dediği PKK’nın Kerkük’te alenen büro açmasına engel olmadığı gibi o büronun çatısına örgüt flamasını asmasından Türkiye’nin duyduğu rahatsızlığı da dikkate almıyor.

Buna karşılık Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül ‘PKK’yı yakından izlediğimizi’ söyleyerek kamuoyunu tatmin edeceğini sanıyor.

‘Yakından izlediğiniz zaman aldığınız sonuç bu ise... Uzaktan izlemeniz halinde durum acaba ne olurdu?’ diyen birine bilmiyoruz Gül ne yanıt verirdi.

Kuzey Irak konusunda sergilediğimiz ‘çaresizlik’ görüntüsü, içeriyi etkilemeseydi belki katlanılabilirdi.

Oysa Kuzey Irak ülkemizin içindeki PKK terörünü besliyor. Ve hükümet hem yurtiçindeki terörü kazımak için politika ve strateji oluşturamıyor hem de ‘Terörle mücadele için Başbakanlığa bağlı bir yapı oluşturulmalı’ yolundaki öneriyi tartışmaya, görüşmeye bile gerek duymadan elinin tersiyle itiyor.

Deklarasyon konusuna dönecek olursak:

Orada Rum yönetimini tanımayışımızın gerekçesi olarak ‘İşbu protokolde atıfta bulunulan Kıbrıs Cumhuriyeti, 1960’ta kurulan asıl ortaklık devleti değildir’ dedik ve ‘Kapsamlı bir çözüm bulununcaya kadar, Türkiye’nin Kıbrıs’a ilişkin tutumu değişmeyecektir. Türkiye, Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözüm sonucunda oluşacak yeni ortaklık devleti ile ilişkiler tesis etmeye hazır olduğunu beyan eder’ diye de taahhütte bulunduk.

Oysa şimdi Rum yönetimine karşı tutumumuzu ‘kapsamlı bir çözüm bulunmadan önce’ değiştireceğimizin işaretlerini vermeye başladık. Örneğin ‘Avrupa Birliği Kuzey Kıbrıs’ın izolasyonunu ortadan kaldıracak önlemleri uygulamaya başlayınca bizim de limanlarımızı, havaalanlarımızı Rum yönetimine açacağımızı’ ilan ettik (3 Ağustos 2005, gazeteler).

Eğer deklarasyondaki koşullardan birini değiştirdikse ötekilerin ardında sağlam duracağımıza kimi inandırabiliriz. Bu bir.

İkincisi Fransız Başbakanı ‘Türkiye resmen Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadıkça AB ile görüşmelere başlayamaz’ deyince ‘Bu konu AB’nin değil, Birleşmiş Milletler’in (BM) konusudur’ yanıtını verdik.

İyi de... Rum yönetimini meşru Kıbrıs Devleti sayan da BM değil miydi?


Oktay EKŞİ
Tüm yazıları
    Ertuğrul ÖZKÖK
  İnsanın adı Adalet olunca
 
    Bekir COŞKUN
  YAŞ...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Şenol Demiröz’den Başbakan sorumlu değil mi?
 
    Doğan HIZLAN
  Alman edebiyatının ‘kara deliği’
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Mekke Türkçesi(!) ve Diyanet
 
    Ercan KUMCU
  Reel sektörde açık pozisyon
 
    Erdal SAĞLAM
  Gerilim artıyor hükümetin hata payı azalıyor
 
    Hadi ULUENGİN
  Köylüm
 
    Pakize SUDA
  Kaderimin oyunu mu?
 
    Yalçın BAYER
  Pars Tuğlacı’ya ayıp edildi
 
    Güzin  Abla
  Cinsellik çocuk içindir sandım eşimi reddettim
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Erdoğan'ın Kürt politikası... (2)
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Şükrü KIZILOT
  Gecelik borca teneşir vade
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Esir alınan 12 milyar dolar
 
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
  Tatlandırıcılar zararlı mı
 
    Meriç ENERCAN
  Balayı bitti
 
    Ahmet HAKAN
  Hakan Fethullah Hoca’yı seviyormuş
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com