Fransa Başbakanı Dominique de Villepin’in "Türkiye Rum Kesimi’ni tanımadığı sürece üyelik müzakereleri başlamamalı" sözlerinin yankıları sürerken Financial Times gazetesi
de başyazısında de Villepin’in açıklamalarını değerlendirdi.
Avrupa’nın etkili gazetelerinden Financial Times, "Kale Direklerinin Yerlerini Değiştirmek" başlıklı başyazısında De Villepin’in, Fransa’daki iç politikaya yönelik sözlerinde yüzeysel bir mantığın olduğunu kaydetti.
Gazete, "Türkiye ve AB konusunda saygın bir tartışma yapılmalı ancak Sayın de Villepin’in çıkışı bunun bir parçası değildir" diye yazdı.
"De Villepin oportünizmi"nin (*) AB için olumsuz olduğu görüşünü savunan gazete, Ankara’nın Kıbrıs deklarasyonunu "makul bir pozisyon" olarak nitelendirdi.
"ANKARA’NIN POZİSYONU MAKUL"
Türkiye’nin Ankara Anlaşması’nı Rum kesimine de genişleten Ek Protokol’ü imzalarken yaptığı Kıbrıs deklarasyonuna değinen gazete, deklarasyonda Rum Yönetiminin Kıbrıs’a bir çözüme kadar tanınmayacağı ifadelerini yorumlarken şunları yazdı:
"Bu makul bir pozisyon. İlk olarak, bu, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlaması için 3 Ekim tarihini belirleyen Aralık’taki zirvede tüm AB’nin kabul ettiği pozisyondur. İkincisi, geçen yıl Kıbrıs’ı yeniden birleştirmeye yönelik BM planını reddedenler Rumlar oldu. Üçüncüsü, AB’nin taahhütlerine sadık kalmasını beklemek Ankara’nın hakkıdır. Bu, üyelik müzakerelerinin başlaması öngörüldüğü bir aşamada kale direklerinin yerlerinin değiştirilmemesini de içeriyor."
RUMLARIN ÜYELİĞİNİ GARANTİLEMEK BÜYÜK GAF
Financial Times, "AB’nin, BM sürecinin sonucu ne olursa olsun Kıbrıslı Rumlara üyeliği garantilemek büyük bir gaftır" ifadesini de kullandı.
Gazete, Türkiye’nin AB’ye katıldığında tüm üye ülkeleri tanıması, AB’nin de, "ithal ettiği" Kıbrıs sorununu o zamana kadar çözmesi gerektiğini yazdı.
"HÜKÜMET ORDU İLE ÇATIŞIR VE DÜŞER"
Türkiye’deki milliyetçi sağın tepkilerine de değinen gazete, Kıbrıs konusunda Türkiye’yi zorlamanın Ankara için yaratabileceği güçlükleri vurgularken "Sayın Erdoğan isteneni yerine getirecek olursa, ılımlı İslam hükümeti, ordu ile çatışır ve büyük bir olasılıkla düşer" değerlendirmesini yaptı.
Bunun da Türkiye’nin Irak konusunda ile Suriye ve İran ile olan "pragmatik" ilişkileri nedeniyle ABD ile sorunlar yaşadığı bir döneme denk düşeceğine dikkat çeken gazete, "Sayın de Villepin’in Fransa’daki oportünizmi, Avrupa’da yersizdir ve buna karşı direnilmesi gerekir" görüşünü dile getirdi.
(*) Duruma göre davranan, işine geldiği gibi politika izleyen.