04/08/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
04.08.2005
Ahmet HAKAN
Hakan Fethullah Hoca’yı seviyormuş
  
ahcoskun@superonline.com
 

BAŞLIKTAKİ ‘Hakan’, şükür ki ben değilim.

Milli futbolcu Hakan Şükür...

Tuhaftır:

Benim Gülen cemaatiyle hiç işim olmadı.

Oysa uzun İslamcı geçmişinde her türlü grup ve fraksiyon içinde türlü denemeler yapmış benim gibi bir ayran gönüllünün, ‘Gülen cemaati’ durağına hiç olmazsa hayatının bir haftalık döneminde uğraması gerekmez miydi?

Tabii ki gerekirdi.

Ama olmadı...

Peki neden?

Ben bu sorunun yanıtını şöyle veriyorum:

Doku uyuşmazlığı...

***

Düşünün:

Ben bir ‘yeni yetme’yken ‘cemaat’le aramdaki meşrep farkının ayırdına el yordamıyla da olsa varabilmiştim.

Çünkü:

Ben edebiyata meraklıydım, ‘cemaat’ fen bilgisine...

Ben ‘Kariyer de neymiş’ diye isyan havalarındaydım, ‘cemaat’ ise Boğaziçi ya da ODTÜ’yü kazanamayanı adam yerine koymuyordu...

Ben serazat bir özgürlük peşindeydim, cemaat ise sıkı disiplin diye tutturuyordu...

Ben Pink Floyd’dan ‘The Wall’u dinleyerek isyan temrinleri yapıyordum, ‘cemaat’ ise tam da ‘The Wall’un paramparça ettiği türden bir eğitim sistemi inşa ediyordu.

Ben, ‘Öğretmen! Beni rahat bırak’ diyordum, ‘cemaat’ ise benim bir öğretmene tabi olmamın en doğru yol olduğunu söylüyordu.

Ben bir misyon adamı olmanın ağırlığı altında ezilmekten köşe bucak kaçıyordum, ‘cemaat’ ise gelecekte ülkeyi kurtaracak ‘altın nesil’i kurmak için adam devşiriyordu...

***

Sadece doku uyuşmazlığı mı?

Gülen’in ‘idare-i maslahatçı’ görüşleri de benim gibi ‘esaslı devrimci’nin pek hoşlanmayacağı cinstendi...

Mesela ‘Hocaefendi’, sırf din eğitimine bir parça özgürlük tanındı diye 12 Eylül dönemini kutsamıştı ya...

İşte bu durumu kabullenmem mümkün değildi.

Bu yüzden Hürriyet’te yazdığım ‘Gülen’e Açık Mektup’ başlıklı yazım nedeniyle ‘Gülen’den çok Gülenciler’in eleştiri oklarına hedef olmuştum...

Neyse...

Uzatmayalım...

Diyeceğim o ki:

Hem meşrep, hem de görüş farkı nedeniyle ‘cemaat’le yollarımız bir türlü kesişmedi.

Ama...

Tüm bunlara rağmen kendimi hiçbir zaman ‘azılı’ bir Gülen düşmanı olarak da görmedim.

‘Ilımlı İslam’ projesine düşman olanları anlamadığım gibi Gülen’e düşman olanları da bir türlü anlamadım.

***

Belki de bu yüzden Hakan Şükür’ün ‘Fethullah Gülen’i seviyorum’ demesi nedeniyle kopan fırtınaları anlamlandırmakta güçlük çekiyorum.

Bir taraf sırf ‘Hakan Şükür, Gülen’i seviyor’ diye milli futbolcuyu yere göğe koyamazken, diğer taraf ise aynı nedenden dolayı futbolcuyu yerden yere vuruyor.

Oysa iki tutum da bana aynı oranda saçma geliyor.

Hakan Şükür’ün Gülen’i sevmesinin, yaptığı işe ne yararı ya da zararı olabilir ki?

Ne yani? ‘Hocaefendi’, Hakan’a ‘Yarınki maçta penaltıyı gole çevirme. Zinhar günaha girersin’ filan mı diyor?

Aslında bu konuda takınılması gereken tutum basit mi basit:

Eğer Hakan, yaptığı işle ilgili uyması gereken kurallara uymuyorsa gerekeni yaparsın...

Ama adamı kalbindeki sevgi nedeniyle yargılayamazsın.

Son söz yerine bir de uzmanlık sorusu soralım:

Hakan, Fethullah Hoca yerine herhangi birine selam çaksaydı, aynı tavırla karşılaşır mıydı dersiniz?


Ahmet HAKAN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Neresinden tutarsınız?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  İnsanın adı Adalet olunca
 
    Bekir COŞKUN
  YAŞ...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Şenol Demiröz’den Başbakan sorumlu değil mi?
 
    Doğan HIZLAN
  Alman edebiyatının ‘kara deliği’
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Mekke Türkçesi(!) ve Diyanet
 
    Ercan KUMCU
  Reel sektörde açık pozisyon
 
    Erdal SAĞLAM
  Gerilim artıyor hükümetin hata payı azalıyor
 
    Hadi ULUENGİN
  Köylüm
 
    Pakize SUDA
  Kaderimin oyunu mu?
 
    Yalçın BAYER
  Pars Tuğlacı’ya ayıp edildi
 
    Güzin  Abla
  Cinsellik çocuk içindir sandım eşimi reddettim
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Erdoğan'ın Kürt politikası... (2)
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Şükrü KIZILOT
  Gecelik borca teneşir vade
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Esir alınan 12 milyar dolar
 
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
  Tatlandırıcılar zararlı mı
 
    Meriç ENERCAN
  Balayı bitti
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com