Sezer, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Çankaya Köşkü'nde baş başa ve heyetlerarası görüşme yaptı.
Görüşmelerin ardından yaptıkları ortak basın açıklamasında, Sezer, KKTC Cumhurbaşkanlığına seçilmesinin ardından düzenlediği ilk resmi ziyaret nedeniyle Talat ve beraberindeki heyeti Türkiye'de görmekten mutluluk duyduğunu ifade etti.
Kıbrıs'ın Türkiye için bir ulusal dava olduğunu ve Kıbrıs'ta dili ve dini ayrı iki halk ve onların kurduğu iki devlet bulunduğunu kaydeden Sezer, “Kıbrıs'ta yeni bir ortaklık iki eşit taraf arasında kurulmalı, yaşayabilir olmalı ve Ada'daki gerçekleri dikkate almalıdır. Varılacak çözümün, iki kesimliliği ve Ada üzerindeki dengeleri gözetmesi gerekmektedir” diye konuştu. Ada'daki iki halkın barış ve güvenlik içinde yan yana yaşayabilecekleri zeminin temelinin, KKTC'nin bugün olası bir çözümün eşit ortağı durumunda olduğu gerçeğinin kavranmasına bağlı olduğunu vurgulayan Sezer, Türk tarafının, hakça ve kalıcı bir çözümden yana olduğunu ve bu yolda üzerine düşeni yaptığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Sezer, buna karşın, karşı tarafın, eşitlik ve ortaklık temelinde bir siyasal uzlaşıyı kabul etme niyetinde olmadığının anlaşıldığını ifade etti.
KARŞILIKLI SAYGI VE GÜVEN ORTAMINA GEREKSİNİM
Türkiye ve KKTC'nin Kıbrıs sorununun hakça ve kalıcı bir çözüme kavuşturulmasını içtenlikle istediğini belirten Sezer, şunları kaydetti:
“Biz, BM Genel Sekreteri'nin çabalarını destekledik. Çözümün, BM çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğine olan inancımızı sürdürmekteyiz. Kıbrıs Türk halkı her zaman uzlaşıdan yana olmuştur. Her şeyden önce, iki taraf arasında karşılıklı saygı ve güven ortamının oluşmasına gereksinim vardır. Tersi durumda, tarafların yan yana yaşayabilecekleri ve işbirliği yapabilecekleri bir ortamı sağlamak olanağı bulunmayacaktır.”
Sezer, KKTC'nin, demokratik ve insan hakları ile hukukun üstünlüğü ilkelerine dayalı yapısıyla Ada üzerinde ve Doğu Akdeniz bölgesinde istikrarın simgesi olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Sezer, şöyle devam etti:
“Sayın Cumhurbaşkanı ve beraberindeki heyetle yaptığımız görüşmede de, Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle dayanışma ve işbirliği anlayışımızı yineleme olanağını bulduk.
Görüşmede, Kıbrıs konusunun içinde bulunduğu aşamayı ayrıntılı olarak değerlendirdik ve önümüzdeki dönemde atılabilecek adımlar üzerinde görüş alışverişinde bulunduk.
Türkiye ve KKTC'nin yakın temas, işbirliği ve danışma halinde olması gerektiği konusunda görüş birliği içindeyiz. Birlik ve beraberliğimiz bizim esas gücümüzdür. Bu dayanışma, bundan sonra da aynı biçimde sürecektir”
ULUSLARARASI TOPLUMDAN SOMUT ADIM BEKLENTİSİ
Bugün içinde bulundukları aşamada, Kıbrıs Türk halkına yıllarca uygulanan haksız ambargo ve kısıtlamalara son verilmesi için uluslararası toplumun, BM ve AB'nin daha da gecikmeden somut adımlar atmasını beklediklerini ifade eden Sezer, doğrudan ticaret ve doğrudan ulaşım konusunda somut gelişmeler sağlanmasını ve ambargoların kaldırılması yönünde atılan adımların daha da ileriye götürülmesini beklediklerini kaydetti.
“Türkiye, KKTC'nin ekonomik ve toplumsal yönden gelişmesi için her türlü çabayı göstermeyi sürdürecektir” diyen Sezer, amaçlarının, Kıbrıs Türk halkının yaşam düzeyini yükseltmek ve geleceğe daha güvenle bakmasını sağlamak olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Sezer, “Kıbrıs sorunu, Kıbrıs Türkü için bir hak ve hukuk savaşımıdır. Bu dönemde Türkiye'nin, KKTC'yi, geçmişte olduğu gibi bundan sonra da her alanda destekleyecek ve Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin yanında olmayı sürdürecektir” diye konuştu.
TALAT: TÜRKİYE İLE KKTC DAYANIŞMASININ DEVAM ETMESİ KONUSUNDA KARARLIYIZ
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından yapılan resmi davet için Sezer'e içtenlikle teşekkür ederek, ilk resmi ziyaretinde çok samimi ve ayrıntılı bir değerlendirmede bulunduklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Sezer ile Kıbrıs sorununun içinde bulunduğu durumu değerlendirdiklerini belirten Talat, bundan sonra atılacak adımlar konusunda görüş alış verişinde bulunduklarını söyledi.
Türkiye'nin her zaman KKTC'ye destek verdiğini ve bu desteğin bundan sonra da süreceğinin bilincinde olduklarını ifade eden Talat, şöyle dedi:
“Dayanışmamızın geçmişte olduğu gibi bundan sonra da devam edeceği konusunda kararlılığımızı vurguladık. Türkiye'ye güçlü destek için teşekkür ediyoruz. İnanıyoruz ki bu destek eksilmeyecek, artacaktır.”
Türk tarafının Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm istediğini ve bu yöndeki çabalarının dünya tarafından görüldüğünü hatırlatan Talat, ancak Rum tarafının çözüme yanaşmadığını kaydetti.
“RUMLARA BARIŞ ELİMİZİ UZATTIK, TUTMALARINI İSTİYORUZ”
Talat, “Seçimlerin bittiği günden itibaren Rumlara barış elimizi uzattık. Rum tarafının uzattığımız eli tutmasını istiyoruz. Eğer tutarlarsa eşitliğimize dayalı ortak bir devlet kurmaya hazırız” dedi.
BM Genel Sekreteri'nin Güvenlik Konseyi'ne sunduğu raporda, Kıbrıslı Türklerinin gereksiz yere izole edilmesine son verilmesi yönündeki tavsiyesinin doğru bir yaklaşım olduğunu ifade eden Talat, bu yaklaşımın tüm dünya tarafından da algılanması gerektiğini söyledi.
Talat, geçmişin düşüncelerine dayalı mevcut uluslararası hukukun Kıbrıslı Türklerin durumunu tanımlayamadığını belirterek, uluslararası toplumun Kıbrıs'a bakışının yeniden gözden geçirmesi ve ciddi şekilde yeni bir değerlendirme yapması gerektiğini kaydetti. Talat, bu değerlendirmenin ilk adımının da izolasyonların kaldırılması yönünde atılması gerektiğini belirtti.
Kıbrıs sürecinde Türkiye ile KKTC'nin dayanışmasının önemine işaret eden KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bu dayanışmanın, Kıbrıslı Türklerin haklarını elde edecekleri bir çözüme taşıyacağını kaydetti.