01/08/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Seyahat
01.08.2005
Kraliçenin gemisinde hayallere yolculuk
 

Saffet Emre TONGUÇ

Azla yetinmeyin, artık altı yıldızlı tatil dönemi başladı. Bugüne kadar yapılmış en uzun, en geniş, en büyük gemi olan ve en yüksek inşaat maliyetine imza atmış Queen Mary 2, denizlerin üzerinde yıldızlarını saçarak yolculuklarına devam ediyor. Yapımı aşamasında belgesellere konu olan ve Ocak 2004’te görkemli bir törenle denize indirilen Queen Mary 2’yi Almanya’ya yaptığı ilk seferinde görmek için Hamburg limanına tam bir milyon kişi gelmişti.

Queen Mary 2 ile seyahat etmek için gittiğim New York limanında akıllara zarar bir gemi duruyor. Girişinde ‘Dünyanın en meşhur gemisi, efsanevi Queen Mary 2’ye hoşgeldiniz’ yazıyor. İçeri girdiğiniz andan itibaren ise bambaşka bir dünya var. Programa göre Atlantik Okyanusu’nda hiç durmadan altı gün gidilip, İngiltere’nin Southhampton limanına varılacak.

Daha önce Güney Amerika’ya gittiğim Norwegian Crown gemisi de limanda ve Queen Mary 2’nin yanında bir yat gibi ufacık kalıyor.

Seyir vakti geldiğinde Queen Mary 2, sular püskürten bir itfaiye gemisi eşliğinde tüm asaletiyle New York limanından bir kuğu gibi süzülüyor. Her ne kadar rengi siyah olsa da!

15 kilometreden bile duyulabilen sirenleriyle tüm şehri selamlarken limandaki diğer gemilerden de karşılık geliyor. Fonda ikiz kulelerinden mahrum ama gene de muhteşem bir New York silueti var.

1524 yılında New York limanına ilk giren İtalyan denizcinin adını taşıyan ve dünyanın en uzun asma köprülerinden biri olan Verrazano Köprüsü’nün altından geçerken herkes kameralarına sarılıyor. New York limanına girerken bu köprüye çarpmasın diye yapım aşamasında geminin bacalarını 72. metrede sabitlemişler ve kılpayı bir farkla gemi köprünün altından geçiyor!

BİR GÜNDE 80 AKTİVİTE

Altı gün denizin üstünde ne yapılır demeyin, herkesin elinde o güne ait bir program, bir koşturmaca gidip duruyor. Gün içinde yaklaşık 80 farklı aktivite var. Peyzaj mimarisinden bilgisayar kursuna, müzayededen dikiş dersine her şey mevcut. Masonu, Yahudisi, Mormonu, Rotaryeni, Katoliği, Anonim Alkoliği (Alkolü bırakmış olan kişiler) ve diğerleri kendilerine ayrılan belli saatler ve mekanlarda buluşabiliyorlar.

Bu dört bin kişilik yüzer şehir öylesine büyük ki, içinde en az bir saat süren özel tanıtım turları yapılıyor. Kabininizin keyfini çıkartmak istiyorsanız, balkonunuzda yapabileceğiniz kahvaltı ücretsiz olarak getiriliyor. Okyanus güneşinde teninizi renklendirip hava atmak için 19 güverteden birini kullanabiliyorsunuz. Güvertelerden birinde tam 2000 metrekarelik güneşlenme alanı var.

50’den fazla insanın çalıştığı SPA tahmin edebileceğiniz gibi yüzen en büyük SPA! Gemide beş havuz var ve birinin üstü gerektiğinde kapatılabiliyor. Oxford Üniversitesi Queen Mary 2’de ünlü profesörlerin ve yazarların verdiği özel seminerler düzenliyor. Beş tanesine giderseniz bir de sertifika veriyorlar!

Akşamlar ayrı bir keyif. İki farklı tiyatro var. Birinde Planeterium da bulunuyor. Yolcu gemilerinden sadece Queen Mary 2’de bulunan bu Planeterium büyük bir cami kubbesini andırıyor ve kubbenin tamamında çok güçlü efektlerle desteklenmiş bir film oynuyor.

Yemek yemek içinse on civarında alternatif mevcut. Aç kalmak imkansız, 24 saat açık büfeler, köşe başlarını işgal etmiş. Dünyanın en ünlü şeflerinden biri olan, ödül rekortmeni Todd English’in gemide bir restoranı bulunuyor ve yemekle beraber parmaklarınızı da yiyorsunuz!

Yemek sonrası bir Broadway gösterisi izleyebilir, kumarhanede şansınızı deneyebilir veya sinemaya gidebilirsiniz. Barların çoğunda canlı müzik var. Puroya meraklıysanız ayrı bir lounge, şampanya düşkünüyseniz, sırf şampanya satılan bir bar da listede mevcut.

Böyle bir gemiye yaraşan tarzda dükkanlar da lobinin bulunduğu Atrium’u süslüyor. Hermes, Chopard, Güney Amerika’nın ünlü kuyumcusu Stern bunlardan bazıları.

Queen’s Balo Salonu bir efsaneyi yaşatmak isteyenlerin baş mekanı. Gemideki gecelerin çoğu resmi kıyafetle katılımın olduğu geceler. Erkekler smokinleri, kadınlar şık şıkırdım kostümleriyle canlı orkestranın olduğu sahneye atıyorlar kendilerini.

YALNIZLAR İÇİN KAVALYE

Herkes en güzel nesi varsa yolculuk öncesi valizine sıkıştırmış. Gerçi zevk ve para aynı yolun yolcusu olmadığından, pahalı ama şıklıktan yoksun bazı kıyafetler sahiplerini palyaçoya çeviriyor. Ascot gecesinde insanlar baloya şapkalarıyla geliyorlar. Yalnız seyahat eden bir kadınsanız, hiç dert etmeyin, sizi de düşünmüşler. Balo salonunda görevli altı bey var, işleri sizi dansa kaldırıp güzel zaman geçirmenizi sağlamak. Tek problem, beylerin en az altmış yaşında olması. Ne de olsa şirket imajı önemli! İnsanların aklına farklı bir şey gelmesin, kadıncağızlar da dans dışında başka bir şey düşünmesin diye böyle bir çözüm üretilmiş!

Okyanus geçişi yapan tek gemi Queen Mary 2. Yolcularının yüzde 90’ı da uçaktan korktukları için değil, bu efsanenin bir parçası olmak için katılıyorlar geziye. Yazarın birinin dediği gibi ‘Asıl amaç gidilen yer değil, yolculuktur’ misali Queen Mary 2 ile seyahat etmek çok büyük bir statü sembolü.

Balo sonrasında da G-32 isimli gece kulubü sabahın ilk ışıklarına kadar eğlenecek olanlar için aralıyor kapılarını. Benim bu taraklarda bezim yok diyorsanız, tüm ‘en’leri tek bir konseptte toplamış olan bu gemide sekiz bin kitaptan oluşan en büyük yüzer kütüphane var! Yanında da kitapçı! Odadaki TV ise neredeyse yol arkadaşınız. Satın aldığınız bir filmi kaldığınız yerden başlamak üzere isterseniz beş günde seyredebilir ya da klavyeyi kullanarak e-posta atabilirsiniz.

HASTANE VE MÜZE DE VAR

Gezi bitti ama gemideki keşiflerim bitmedi. Gemide sizi dünyanın ünlü golf sahalarında golf oynatma özelliğine sahip bir simülatör, çiçekçi, yoğun bakım ünitesi bile bulunan tam teçhizatlı bir hastane, 18 yaşına kadar olan çocuklarınızı bırakabilececeğiniz bir merkez, Queen Mary 2’nin bağlı bulunduğu şirket Cunard ile seyahat etmiş ünlülerin bilgilerinin yer aldığı bir müze de bulunuyor. Listede kimler yok ki, Liz Taylor’dan Kraliçe Elizabeth’e, JFK’den Charlie Chaplin’e ünlü herkes bu müzede yerini almış.

Queen Mary 2 ile yolculuk iyi hoş da tek problem anarşist ruhlu, dizginlenmesi mümkün olmayan kilolarda, bir de onlar olmasa değmesin keyfinize. Altı yıldızlı hizmet veren Seabourn, Silversea, Radisson Seven Seas, Ocenia, Crystal şirketleri de var ama gemilerinin hepsi çok daha küçük ölçeklerde.

Yaşam değişik ulaşım araçlarıyla devam eden bir yolculuk. İmkanınız varsa Queen Mary 2’yi de araya sokun, yolculuğunuz çok renklenecek.

EFSANE GEMİ QUEEN MARY 2

ÜÇ FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE EYFEL’DEN 45 METRE DAHA UZUN

Queen Mary 2’nin uzunluğunu esas aldığınızda üç futbol sahasına eşit, Londra’daki ünlü saat kulesi Bigben’den üç buçuk kat daha yüksek, Eyfel Kulesi’nden ise 45 metre daha uzun. 345 metre uzunluğundaki gemi, 23 katlı bir binayla aynı boyda. Gemide çok güzel bir spor kulübü var ama kullanmanıza hiç gerek yok, Queen Mary 2’nin güvertesinde bir tur attığınızda 620 metre yol kat etmiş oluyorsunuz!

Geminin motorları 1570 arabanın motoruna, jeneratörleri ise 200 bin kişilik bir şehrin elektrik ihtiyacına karşılık verecek biçimde yapılmış. Maksimum hızı 34 mil (55 km). Gemiyi beş milyon dolar değerinde sanat eserleriyle süslemişler.

İki katlı ana restoran Britannia, 1350 kişilik. Yerlerde toplam 250 bin metrekare halı kullanılmış. 1310 kabin ve 1420 personel var. Yolcu kapasitesi ise 2620. En pahalı süite 6 gün için adam başı 30 bin dolar ödeniyor. Gemi yaklaşık bir milyar dolara malolmuş. Kabinlerin yüzde 73’ü balkonlu. Engelliler için 30 kabin bulunuyor.

Altı günlük New York - Southhampton seyahatinde 17 ton tavuk, 11 ton meyve, 15 ton sebze, 4260 şişe şarap tüketiliyor.

Queen Mary 2 ile seyahat etmek istiyorsanız, uçak bileti, transferler, New York’ta bir gece konaklamanın da dahil olduğu fiyatlar 2313 Euro’dan başlıyor.

Kardeş gemi Queen Elizabeth’in ise Şeker Bayramı’nda 17 günlük Akdeniz seyahati var ve fiyatlar 1755 Euro’dan başlayıp yukarı doğru çıkıyor. Bilgi için 0-212-3342981 i arayabilir veya www.airep.com’u tıklayabilirsiniz.

KAPTAN BERNARD WARNER

Ülkenize aşığım

39 yıllık kaptan Bernard Warner dünya tatlısı bir insan. Türk olduğumu duyunca ‘Ülkenize aşığım’ diyor ve Kuşadası’nda patlayan bombanın turizmimizi çok olumsuz etkileyeceğini, gemilerin ve turistlerin rotalarını başka yerlere çevireceğini söylüyor. Geminin hiç yükleme yapmaksızın 15 gün yetecek kadar yakıt ve yiyeceğe sahip olduğunu anlattıktan sonra, çocukların bilgisayar oyunlarında kullandıkları joystick’e benzeyen bir şeyi gösteriyor. Anlayacağınız o koca gemi ufacık bir aletle yönetiliyor, koca bir dümenle değil!  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com