Türkiye'de yıllardır ayrıcalıklı bir vergileme rejimine tabi olan finansal yatırım araçlarının 1 Ocak 2006'dan geçerli olmak üzere yüzde 15 oranında stopaja tabi tutulmasına ilişkin yasal düzenleme, 2004 yılı sonunda gerçekleştirildi.
Yatırım fonu katılma belgeleri ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin satışı aşamasında herhangi bir vergileme yapılmaması öngörülürken, borsa yatırım fonlarının da katılma belgelerinin alım satımı aşamasında vergilemeye tabi tutulması hükme bağlanmıştı.
BANKACILAR HAREKETE GEÇTİ
Ancak ilgili Kanunun yürürlük tarihi yaklaştıkça finans kesiminde stopaj uygulamasına ilişkin itirazlar ortaya çıkmaya başladı.
Bankalar ve diğer finans kesimi temsilcileri, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Hazine Müsteşarlığı nezdinde girişimlerde bulunarak, yüzde 15'lik stopajın mevcut koşullarda uygulanmasının zor olduğunu belirtiyor. Finans kesimi temsilcileri, yüzde 15'lik oranda indirime gidilmesini talep ediyor.
MALİYE NE DİYOR?
Söz konusu gelişmeler Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı'nca da yakından izleniyor. Yatırım araçlarında farklı kişi ve kuruluşlara göre bir vergileme yapılamayacağına dikkat çeken Maliye yetkilisi, şu değerlendirmede bulundu: “Geçen yıl bu konuları uzun uzun konuştuk, tartıştık ve ardından da mevcut yasal düzenlemeyi gerçekleştirdik. Yürürlük tarihini de 1 yıl sonra olarak belirledik. Bu konuda tereddüt ve sıkıntı yaratan hükümler varsa, Gelir İdaresi Başkanlığı ile bunlar görüşülür ve çözümlenir.
Kanunda yüzde 15'lik bir stopaj öngörüldü. Bu oranın değiştirilmesi, siyasi bir karar gerektirir. Bu konuda siyasi irade karar verir. Ancak bizim yüzde 15'lik stopajın indirilmesi konusunda şu aşamada ne bir çalışmamız var, ne de bir düşüncemiz.”