17/07/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Bilim
17.07.2005
Çocuklar "Astım Kampı"nda sağlıklı bir hayatı öğreniyor!
 

Çocuk Solunum Hastalıkları Derneği tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleşen Astım Kampı’nda 40 astım hastası çocuk, aileleri yanlarında olmaksızın doktor gözetiminde, tenisten yüzmeye, resimden satranca kadar dolu dolu bir hafta geçiriyorlar.

Cocuk Solunum Hastalıkları Derneği’nin kurulmasıyla başlatılan ASTIM KAMPI’na katılan astımlı çocuklar, laborantlar, hemşireler, doktorlar ve tıp fakültesi son sınıf öğrencilerden oluşan büyük bir ekip tarafından tamamen gönüllü olarak hem tıbbi kontrollere tabi tutuluyor hem de "Astımlı çocuk spor yapamaz" iddiasını bol bol spor yaparak Ğ ve de eğlenerek - çürütüyorlar!

8-13 yaş arası 40 çocuk... Ortak özellikleri astım hastası olmaları... Ve onlar, tıpkı sağlıklı yaşıtları gibi gönüllerince yaşamanın keyfini çıkarıyor! Çocuklar kampta yüzme, masa tenisi, Dart, satranç, basketbol, voleybol gibi sportif ve sosyal faaliyetlerde bulunmanın yanı sıra daha yüksek yaşam kalitesine sahip olma yolunda önemli adımlar atıyorlar.

İst. Tıp Fak. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Alerji ve Akciğer Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ülker ÖNEŞ, Uludağ Üniversitesi (U.Ü) Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nihat Sapan ile Yrd. Doç. Dr. Yakup Canıtez kamp süresi boyunca İznik’teki tesislerde çocuklarla bir aradalar!

Prof. Dr. Öneş şöyle diyor: "Astımlı çocukların sporla kaynaşarak hayat kalitelerini yükseltmeleri çok önemli. Bir çocuk astım olabilir. Tedavisine de başlanmış olabilir. Ancak bu yeterli değil. Evde kapalı vaziyette oturması bizim amacımız değil. Aksine diğer normal çocuklar gibi koşup oynayabilmeli, spor yapabilmeli. Burada da oldukça yoğun, düzenli ve disiplinli bir program var. Kısaca diyebiliriz ki, astımlı çocukların doğru ve düzenli tedavi ile sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebilmeleri mümkün""

Prof. Dr. Öneş, kampta sadece spor, eğlence değil, bilgi de verildiğinin altını çiziyor. Çocuklar gün içinde mutlaka astıma dair bilgilendiriliyorlar. TV odasında barkovizyonda bu bilgileri sunuyoruz. Üstelik merak ettikleri sorulara da cevap alıyorlar. Kamp bu yıl Merck Sharp&Dohme İlaçları tarafından desteklendi.

Astım Kampı, Türkiye’de ilk ve tek! Öneş diyor ki: "2 sene önce 60 çocuğumuz vardı ama kontrol altında tutmak gerçekten çok zor oluyor. Her 4 çocuğa bir hemşire, doktor bakmalı. Oda sayısı da yeterli olmuyordu. Bu nedenlerle bu sene 40 çocuğumuz var."

Astımlılar artıyor!

"Türkiye’de astımlı kişi sayısı hakkında sağlıklı bilgi vermek mümkün değil ama İstanbul hakkında verilerimiz var" diyen Öneş, 1995’te yapılan prevelans çalışması sonucunun yüzde 9.8 iken 2005 başında Ğ daha geniş çaplı bir tarama sonucu Ğ yapılan prevelans sonucunun yüzde 25 olduğunu ifade ediyor. Nedenleri ise: "Hava kirliliği giderek artıyor. Trafiğe çıkan araç sayısı da aynı şekilde. Eski arabalar da hayli fazla. Bunlar önemli ölçüde olumsuz etkilerdir."

Prof. Dr. Öneş, "Ufak yaşta başlama süt bebeklik döneminde bile olabilir. Çocukta nefes darlığı, nefesine doyamama, burun akıntısı, hışıltılı soluma gibi sorunlar artarak süregeliyorsa çocuk hava açlığı içinde krize giriyor. Buna "astım krizi" diyoruz" diyerek krizlerin kişiden kişiye değişen periyotlarda tekrarlandığını vurguluyor.

Erken teşhis koyulmadığı takdirde anfizeme (akciğer şişmesi) kadar geri dönüşü olmayan bir hastalığa yol açtığını söyleyen uzman, erişkinlerde genellikle alerjik nedenlere bağlı olmayan nedenlerden dolayı astım görüldüğünü, çocuklarda ise aksine yüzde 80 Ğ 90 allerjik nedenlere bağlı astım görüldüğünü ifade ediyor.

Solunum Fonksiyon Testi

"Teşhis etmek için her türlü metot, donanım elimizde mevcut. Kampta da yanımızda bulunan Solunum Fonksiyon Testi yapılarak çocuğun astım olup olmadığı anlaşılabilir. Ama 5 yaşın altındaki çocuklarda başka aletler kullanıyoruz. Onları yaş aralığımıza uymadığı için buraya getirmedik."

Uzmanlar, astım hastalarının mutlaka doktorlarının reçetelediği ilaçları kullanmaları yönünde uyarıda bulunuyorlar. Prof. Dr. Öneş’e göre astım öncelikle iyi anlatılır, tanıtılır ve erken teşhis edilirse tedavisi mümkün olan bir hastalık. Bazı hekimlerin yanlış yönlendirmeleri sonucunda pek çok çocukta teşhisin geciktiğine de değinen Prof. Dr. Öneş, ülkemizde ölüm oranlarının batı’ya oranla daha az olduğunu söylüyor.

"Ölümlerin bronş genişletici, sprey şeklinde bazı ilaçların aşırı kullanımından da kaynaklanabiliyor. İşte amaç bu tarz ilaçlara daha az ihtiyaç duyacak hale gelmek ve başka tür ilaçlarla tedaviyi sürdürmek. Dolayısıyla erken teşhis şart!"

Polen haritası

"Yeni ve güvenilir tedaviler de mevcut. Ağızdan verilen yeni tedaviye büyük oranda geçiş var. Ya da vakaya göre iki tedavili Ğ kombine tedavi Ğ önerebiliyoruz. Ancak şöyle sıkıntılar var: Sağlık sigortası ağızdan verilen tedavi gibi ilaçları karşılamıyor. Evet bunlar pahalı ilaçlar ama çok önemli tedaviler. Bir de illa alerji uzmanının reçetelemesi şart koşuluyor. Ancak alerji uzmanı sayısı çok az."

Çocuk Solunum Hastalıkları Derneği’nden başka bir ilk daha: Polen çalışmaları. Uludağ Ün. İle ortaklaşa İstanbul’da 3 farklı noktaya yerleştirilen Ğ yurtdışından özel olarak getirtilenĞ özel polen aletlerinden her gün numuneler alınarak Uludağ Ün.deki Biyoloji Departmanı’na gönderiliyor, özel mikroskoplarla inceleniyor. TÜBİTAK tarafından desteklenen çalışmanın 3 yıl sürmesi planlanıyor.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com