|
‘Kendinize iyi bakın’ dileğinin aslında ‘Kalbinize iyi bakın’ anlamına geldiğini unutmamalı, kalbinizin sorun çıkarmadan tıkır tıkır çalışmasını istiyorsanız, ona çok iyi bakmalısınız.
Kalbinizin size sunduğu hizmetlerin büyüklüğünü bir an önce anlamanız, onu korumak için katlanacağınız küçük zahmetlerin pek de zor şeyler olmadığını ve onun bunları çoktan hak ettiğini öğrenmenizde fayda var.
DOKU ve organlarınızın görevlerini yapabilmeleri için öncelikle sağlıklı bir kalp gerekiyor. Hücrelerinizin ihtiyacı olan oksijen ve besin unsurları, kalbiniz hep aynı güçle kan pompalayabilirse yerine ulaşacaktır. Günün yirmi dört saati size sonsuz bir sadakatle hizmet eden bu önemli organın kendisinin de oksijene ve bazı besinlere ihtiyaç duyduğunu sakın unutmayın! Onun yaşam ile bağlantılı olan koroner damarlarını lütfen daraltmayın, tıkamayın.
YÜKSEK KOLESTEROL
Kalp damarlarınızı tehdit eden başlıca sorun kolesterol yüksekliğidir. Zararlı (LDL) kolesterol ve trigliserit seviyelerinin uzun süreli yüksekliği, faydalı (HDL) kolesterolün düşük seviyeleri koroner atardamarlarınız için etkin risk faktörleridir. Kolesterol azaltıcı beslenme planlarını hazırlarken bir diyet uzmanı veya doktorunuz ile işbirliği yapmalı, doktorunuzun önerdiği kolesterol düşürücü ilaçları veya destekleri düzenli olarak kullanmalısınız.
ENDİŞE VE STRES
‘Düşmanlık’, ‘öfke’ ve ‘hiddet’in kalbe zarar verdiğini, ‘endişe’nin kalbinizi içten içe bitirip tükettiğini, ‘stres’in kalp krizleri için ciddi bir tehdit yarattığını bilmelisiniz. Stresli bir yaşam biçimi oluşturmaya ve stres ile nasıl başedeceğinizi öğrenmeye çalışmalısınız. Olumlu biri olmaya, hoşgörülü, kabul edilebilir ve başarılabilir hedeflere odaklanmaya çalışmalısınız.
KONTROLSÜZ KAN ŞEKERİ
Kalp krizlerinin şeker hastalarında daha sık görüldüğü, daha erken yaşlarda ortaya çıkıp, hızlı, ağır ve komplikasyonlu seyrettiğini unutmamalısınız. Eğer metabolik kontrol iyi yapılmaz, kan şekeriniz uzun süreler kontrolsüz ve yüksek kalırsa riskiniz artacak, fazla kilolu, hipertansiyonlu, aktivitesi az bir diyabetli iseniz işiniz daha da zorlaşacaktır.
DÜZENLİ EGZERSİZ ŞART
Bir kas yumağı olan kalbinizin egzersiz yaptığınız oranda güçlenip performansının artacağını bilmelisiniz. Düzenli egzersiz yapanların kalp kasları daha güçlü, kalp kaslarının kasılması daha etkili, kalp atım sayıları daha düşüktür. Haftada en az 3 kez 35-40 dakika kadar yürümeyi deneyin. Fırsat buldukça bu günlerin sayısını ve yürüdüğünüz süreyi arttırmaya gayret edin. Eğer orta yaş ve sonrasını yaşayan ve yürümeye yeni karar veren biri iseniz şu üç kuralı unutmayın: Daha hızlı değil, daha uzun yürümeye çalışın. Kendinizle yarışmayın. Yarışmalı sporlardan (futbol, tenis), turnuvalardan uzak kalın.
SİNSİ HİPERTANSİYON
Yüksek tansiyon ile koroner kalp hastalığı ve kalp krizleri arasında yakın bir ilişki vardır. Kan basıncınız ne kadar yüksek seyreder ve bu yüksek değerler ne kadar uzun süre devam ederse riskinizin o kadar fazla olacağını, kan basıncı kontrolünün koroner kalp hastalığını önlemenin de, mevcut koroner kalp hastalığına bağlı sorunları azaltmanın da temel kuralı olduğunu unutmamalısınız.
KARIN ÇEVRESİNE DİKKAT
Fazla kilolu olanların kalp damar hastalıkları ve kolesterol yüksekliğine daha eğilimli olduklarından kuşkunuz olmasın. Kilo fazlalığını azaltmanın sadece koroner kalp hastalığı riskini değil, hipertansiyon, orta yaş şeker hastalığı (Tip II Diyabet) gibi sorunları da önleyeceğini bilmenizde yarar var. Özellikle karın çevrenizde biriken yağların koroner arterlerinizi tıkamaya aday yağların artışını gösteren bir işaret olduğunu hatırlatalım. Karın çevreniz erkekseniz 100 cm, kadınsanız 86 cm’den fazla olmamalıdır.
HOMOSİSTEİN SEVİYESİ
‘Yeni kolesterol’ olarak da tanımlanan bu risk faktörünün yüksekliğinin koroner kalp hastalığını hızlandırdığını biliyoruz. Homosistein düzeylerinizi 10 mg/dl’nin altında tutmanızda yarar var: 10-12 mg/dl arasındaki değerleri sınırda yüksek, 12-14 mg/dl arasını ise riskli sayarak, 14 mg/dl’den fazla ise tedavi için doktorunuzla işbirliği yapmalısınız.
Kalbiniz sizden neler bekliyor
Sigara içmemenizi, alkolü iyice azaltmanızı
Kilo almamanızı, ideal kilonuzda veya yakın değerlerde kalmanızı
Kan basıncınzı 135/85 mmHg’dan düşük tutmanızı
Uykusu düzenli, stres düzeyi düşük keyifli, huzurlu, neşesi coşkusu bol mutlu bir hayat sürmenizi
Düzenli olarak egzersiz yapmasanız bile aktif bir hayat seçmenizi, fırsat buldukça yürümenizi
Kolesterolü, doymuş yağ miktarı az, omega-3, likopen, resveratrol ve diğer antioksidanları bol, posadan zengin, düşük kalorili bir beslenme tarzı izlemenizi
Öfkeden, hiddetten, kızgınlık ve küskünlükten kaçınmanızı
Genetik mirasınızda sorun varsa (erken yaşlarda gelen kalp krizleri olan yakın akrabalar) bu önerileri daha dikkatle uygulamanızı
Eğer kalbinizde herhangi bir sorun belirlendi ise, sizi izleyen uzmanların önerilerine mutlaka uymanızı.
Kalbe iyi gelen öneriler
- Sabretmek
- Sınırlarını bilmek
- Affetmek
- Yetinebilmek
- Vazgeçebilmek
- Dostlukları eskitebilmek
- Narsizmi dizginlemek
- İnce ayar yapabilmek
- Makul olmak
- Gereksiz yüklerden kurtulmak
- Son sözü hayata bırakmak. |
|