12/07/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
Spor Anasayfa
Futbol
Basketbol
Formula1
Tenis
Diğer Sporlar
Arşiv
Bize Ulaşın

Spor Son Güncelleme 11:03
12.07.2005
Ben bir sanatçıyım

İsmail ER

"Kendimi bir sahne sanatçısı gibi hissediyorum. Destek olduğu müddetçe varım.’

SERGEN Yalçın, futbol deyince akla ilk gelen isimlerden... Raket gibi kullandığı sol ayağı ve müthiş oyun zekasıyla, adını 'unutulmayacaklar' arasına yazdıran bu hünerli futbolcu, yeni sezona bambaşka bir kimlikle hazırlanıyor. Antrenmanlarda öyle çok çalışıyor ki, onu PAF takımında oynadığı günlerden beri izleyen deneyimli gazeteciler bile "Sergen'i hiç böyle görmemiştik" demekten kendilerini alamıyor.

Sanki profesyonelliğe ilk kez adım atan genç bir futbolcu gibi büyük bir iştahla ve şevkle çalışan Sergen, "Yeni sezonda herkes beni konuşacak" diyor. Kendisine, "Seni bu kadar hırslandıran şey ne?" diye sorduğumuzda aldığımız yanıt bir hayli çarpıcı oldu:

"Beni futbola başladığım günden beri sürekli eleştiriyorlar. Bunu yapanlar o kadar ileri gittiler ki, geçen yıl futbolu bırakmam için kampanya bile başlattılar. Artık Beşiktaş'a faydalı olamayacağımı, takımdan gönderileceğimi iddia ettiler. Benimle uğraşanlar için şunu söylemek istiyorum; onlar bitti ama ben bitmedim. Ben hala yeşil sahalardayım ve düşene kadar da oralarda koşacağım."

Tüm Türkiye'nin kendisini Beşiktaşlı Sergen olarak tanıdığını ve öyle de kalacağını belirten tecrübeli futbolcu, "İlk kez 7 yaşında iken giydiğim siyah beyazlı formayı 70'ime geldiğimde de bir taraftar olarak sırtımda taşımaya devam edeceğim. Kalbim sadece Beşiktaş için atıyor. Bu kulüp benim her şeyim. İnönü Stadı'nın tribünlerinden yükselen o muhteşem ses kan dolaşımımı hızlandırıyor, adrenalinim yükseliyor. Para pul değil, tribünden yükselen ses benim için her şeyden önemlidir. Kendimi bir sahne sanatçısı gibi hissediyorum. Destek olduğu müddetçe varım" dedi.

Sergen, geçmişiyle övünmeyi sevmemesine rağmen bir takım gerçeklerin gözardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Geçen gün televizyonda Eurosport'u izlerken, İngiltere Şampiyonu Chelsea'ye evinde iki gol atıp adeta tek başına yenen bir futbolcu olarak jeneriklerde yer aldığımı gördüm, çok duygulandım. Türkiye'de dört büyük takımda oynayan tek futbolcuyum. Gittiğim her takıma forma satışından tribünlerin dolmasına kadar çok büyük katkılarım oldu. Hepsine helal olsun" diye konuştu.

Ülkemizde abartılı bir yabancı hayranlığı olduğunu da ifade eden Sergen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de kim olursa olsun yabancı futbolculara karşı müthiş bir sempati var. Kendi oyuncusunu bu kadar eleştiren ve yok olmasını isteyen başka bir ülke yoktur. Gerek kulüp takımlarımızın gerekse milli takımlarımızın uluslararası alanda kazandığı başarıların ardında hep Türk futbolcuların imzası vardır. Ama nedense hep yabancı futbolculara ilgi gösterilir. Kesinlikle yabancı oyuncu karşıtı değilim, ancak emeğe biraz saygı gösterilsin."

Sergen, ligimizin kalitesiz olduğu yönündeki görüşlere katılmadığını da belirterek, "Türkiye Ligi'nde süper futbolcular var. Fenerbahçe'de Servet, Tuncay, Trabzonspor'da Fatih, Gökdeniz, Galatasaray'da Hakan Şükür, Altan, Konyaspor'da Zafer, Gençlerbirliği'nde Erkan, Baki, Denizlispor'da Güven, Rizespor'da Fahri ve adını sayamadığım birçok yıldız oyuncuya sahibiz.

Bu kadar çok iyi futbolcunun forma giydiği lig kesinlikle kalitesiz olamaz. Bana göre Türkiye'nin sorunları gereksiz yabancı hayranlığı ve maddiyattır. Bazı kulüplerimiz futbolcuların paralarını zamanında ödeyemiyor. Bu da kaliteyi doğrudan etkiliyor. Parasal sorunu olan bir futbolcu, sahada asla iyi oynayamaz"
görüşünü savundu.

Kulüp yöneticilerinin büyük düşünmesi gerektiğini de vurgulayan Beşiktaşlı futbolcu, "Hedefleri olan bir takım oluşturursanız mutlaka başarılı olursunuz. Galatasaray UEFA Kupası'nı almak için büyük borç altına girdi ve başardı. Kulüpler borçlanmaktan korkuyorlar. Daha doğrusu borçlanmak herşeyin sonuymuş gibi gösteriliyor" dedi.

Sergen, hakemler konusundaki görüşlerini de şöyle dile getirdi:

"İki yıl önce Cem Papila'nın Samsunspor ile oynadığımız maçta yaptıkları ortada iken, bazılarının çıkıp, 'Türkiye'de hakemleri dövüyorlar' demelerine bir anlam veremiyorum. Hakemlerin İnönü Stadı'nda bizi kartlarıyla dövmelerine nedense kimse ses çıkarmıyor. Bizim hiçkimseyle hiçbir hakemle sorunumuz yok, çifte standart uygulamasınlar yeter. Bence Türkiye'de hakemlerin bu kadar çok hata yapmalarının sebebi, onların her platformda sorumsuzca tartışılmasıdır. Olimpiyat Stadı'ndaki Liverpool-Milan maçında hakem hatalarının kralı oldu, ama Avrupa'da kimse konuşmadı. Konuşmaz da... Bu iş sadece Türkiye'de var."

ONLAR BİTTİ BEN BİTMEDİM

Arkadaşımız İsmail Er’in sorularını yanıtlayan Sergen, ‘Benimle uğraşanlar için şunu söylemek istiyorum; onlar bitti ama ben bitmedim. Hala yeşil sahalardayım ve düşene kadar da oralarda koşacağım" dedi.
 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com