12/07/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 23:11
12.07.2005
Merak etmeyin tavsiye dinleriz

Ertuğrul ÖZKÖK

Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ilk somut işareti verdi: Merak etmeyin tavsiyeleri dinleriz.

Erdoğan, San Francisco dönüşü uçakta, ‘Benim hedefim Türkiye’de fert başına geliri 10 bin dolara çıkarmak’ dedi. Bir gazeteci, ‘Bunu ne zaman gerçekleştirmeyi bekliyorsunuz’ sorusuna ise, ‘İkinci dönemimde inşallah’ cevabını verdi.

SAN Francisco dönüşü Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ağzından ilginç bir cümle kaçtı.

Bu cümleyi işitir işitmez biz de gazeteci merakıyla atıldık.

Erdoğan’ın ağzından kaçırdığı bu cümleyle ilgili merakınızı tatmin etmeyi biraz erteleyerek, konuşmayı kronolojik sırasıyla aktarayım.

* * *

Uçağımız San Francisco Havaalanı’ndan kalktıktan kısa süre sonra Başbakan’ın medyayla ilişkilerini yürüten Akif Beki, bizi ön tarafa davet etti.

Başbakan’ın keyfi çok yerindeydi.

İki kızı ve damadıyla birlikte geçirdiği iki gün onu rahatlatmıştı.

Bu arada o iki gün içinde nereye gittiklerini de öğrendik.

Santa Cruz şehrinde okyanus kenarında bir yerde kalmışlar.

Pek fazla dışarı çıkmamışlar; ama bol bol okyanus havası almışlar.

Okyanus insana, cesaret, risk alma ve geniş ufuklu düşünme gibi özellikler verir.

* * *

Erdoğan
yarım saate yakın hedeflerini, Türkiye’yi nasıl görmek istediğini anlattı.

Sabah Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan, şunu sordu:

‘Başbakan olarak Türk halkını getirmek istediğiniz yer neresi? Hedefiniz ne?’

Erdoğan
şu cevabı verdi:

‘10 bin dolar...’

Yani kişi başına milli geliri 10 bin dolara çıkarmak.

Doğal olarak şu ikinci soru geldi:

‘Bunu ne zaman gerçekleştirmeyi bekliyorsunuz?’

İşte o cümle, Erdoğan’ın ağzından bu soruya cevap verirken kaçtı:

‘Tabii ki ikinci dönemimde...’

Bu cümleyi işitince bu defa sözü ben aldım ve şunu sordum:

‘İkinci dönemim dediğinize göre, gündeminizde Cumhurbaşkanı olmak yok.’

Erdoğan
dahil herkes kahkahayı patlattı.

‘Gazeteci cinliği yapıp yine o noktaya getiriyorsunuz’ dedi.

Ben eskiden beri savunduğum bir görüşü anlatıyorum.

Cumhurbaşkanlığı seçimi, halk için bir son dakika sürprizi olmamalı. Kamuoyunun tanıdığı, gerginlik yaratmayacak bir isim tercih edilmeli.

Erdoğan gülerek şunu söyledi:

‘Merak etmeyin, Cumhurbaşkanlığı için tavsiyeleri dinleriz. Herkesin tanıdığı bir ismi getiririz oraya.’

* * *

Sohbet esnasında ortaya çıkan bir diyaloğa, niyetini aşan anlamlar yüklemeyi istemiyorum.

Ama sohbetin havasından çıkardığım bir sonuç da var.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’na aday olmayı planlamıyor. Bu konuda, toplumda gerilim yaratmayı da arzu etmiyor.

Ben yine de gazeteci olarak ihtiyat payımı koyup kendimi garantiye alayım.

Çünkü Demirel’in dediği gibi, siyasette bırakın bir yılı, bir hafta bile çok önemli.

Her şey, her denge değişebilir.

* * *

Başbakan sohbet esnasında başka ilginç bir şey daha söyledi:

‘Ben türban hakkında, imam hatipler hakkında konuşmak istemiyorum. Ama siz durmadan soruyorsunuz, parti teşkilatından insanlar, vatandaşın bu konularda ağladığını söylüyor. Ben de konuya girmek zorunda kalıyorum.’

Dell
bilgisayarlarını üreten şirketin sahibiyle yaptığı konuşmayı anlatıyor.

Dünyanın 5 yerinde üretim yapıyorlarmış. Şimdi Polonya’da yapmaya hazırlanıyorlarmış.

Başbakan, ‘Gelin bunu Türkiye’de yapın’ demiş.

Erdoğan, Türkiye’de bir ‘Silikon Vadisi’ yaratmak istiyor.

Kafasındaki yer Maslak.

Ben ise Anadolu’da bir yerde yapıp yeni bir cazibe merkezi yaratmanın daha doğru olup olmayacağını soruyorum.

* * *

Erdoğan
Ankara’da olsa da, İstanbul denince gözleri ışıldamaya başlıyor.

Haydarpaşa’daki ticari merkez kompleksini yapmaya kararlı.

‘Orada 8-9 bin yataklık bir turizm merkezi oluşacak. Hatta Marmara Üniversitesi’ne kampus yeri gösterip, eski Haydarpaşa Lisesi binasını da alabilirsek bu bölge çok canlanır’ diyor.

Kafasındaki iki büyük proje ise Çanakkale ve İzmit Körfezi’ne birer köprü yaptırmak.

Bunları ‘yap-işlet-devret’ modeliyle vermeyi planlıyor.

Karadeniz sahil yolu da onda aynı heyecanı yaratıyor.

* * *

Sohbetin son bölümünü ise yurtdışında yaşayan Türklerin çifte vatandaşlık olmaları konusuna ayırıyor.

San Francisco’da Türklerle yaptığı konuşmada, onlardan mutlaka çifte vatandaşlık almalarını istemiş.

Öyle sanıyorum ki, önümüzdeki günlerde bu tezi daha kuvvetle işleyecek.

Bir de Cumhurbaşkanı’nın vali kararnamelerini geri çevirmesinden şikáyetçi.

‘Ben iş yapacak insanlar istiyorum’ diyor.

Ama artık karar vermiş. Kararnamesi hazırlanan kişileri hemen vali olacağı ile gönderecekmiş.

Anladığım kadarıyla, orada da bir vekáletnameyle atama olayı başlayabilir.

 


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com