|
|
 |
|
| Pazar |
Son Güncelleme 11:01 |
 |
|
|
|
Bir biçimde onun e-mail adresini buluyorum. Gönderdiğim e-mail’de kendisiyle röportaj yapmak istediğimi belirtiyorum.
Ertesi gün telefonda Oxford aksanı nefis bir İngilizce ile beni arıyor:
‘Sizi araştırdım, sizinle görüşmek isterim’ diyor. |
|
 |
|
Şarap ülkesinin prensesi Sibel Kutman
O doğduğunda Doluca Şarapları 50’nci yaşına basmak üzereydi. Sarafin markasının ilk fikirleri oluştuğunda henüz ortaokuldaydı ve aklı şaraptan çok modern danstaydı. Ama hayat ve şarabın keyfi ona ortaklaşa bir oyun oynadılar ve Amerika’da dans eğitimini bitirdikten sonra, dedesi, babası ve ağabeyi gibi şarapçılık da okudu |
|
 |
|
İyi öpüşen bir sevgili dünyanın yarısı demektir
Murathan Mungan’ın son şıklığı 50 Parça’daki şu cümle ayaklarımı yerden kesti: ‘İyi öpüşen bir sevgili, dünyanın yarısı demektir.’ Lafa bakar mısınız! Hay Allah, nasıl da unutmuşum, nasıl da beni kendime getirdi. Uzun zamandır hayatımın her şeyi halindeki Alya, bir anlığına aklımdan silindi. |
|
 |
| |
|
|
Kırmızı Fener Sokağı’nın Hacer ile Nurten’i gerçekte de yaşıyorlar Kitabın iç kapağında yazan ‘Bu romanda geçen olaylar ve kişiler hayal ürünüdür’ ibaresi avukatın tavsiyesiyle konulmuş. Aslında yazarı Mehmet Ünver, başta buna itiraz etmiş çünkü romandaki karakterlerin hepsi gerçek ama sonra başına iş açılmasın diye peki demiş. |
|
 |
|
Mutfağa gömülü cesedin altından tarikat himayesindeki zanlılar çıktı
Konya otogarında tam 18 ay sonra iskeletleşmiş bir ceset bulundu ve aynı aileden üç kız kardeş ile babaları tutuklandı. Kardeşlerden ikisi Konya’da bir tarikatın himayesindeydi. Hatta müftülüğün cami lojmanı bile onlara tahsis edilmişti. Maktul, cinayet sanıklarının yakın akrabasıydı. |
|
 |
|
Sadece dünya starlarıyla röportaj yapacağım
Deniz Akkaya, Dishy adlı derginin hem genel yayın direktörü hem de marka müdürü oldu. Derginin sahibi bir İtalyan. İsmi Anacleto Salciccia. Akkaya ve patronuyla İstanbul Maçka’daki Vougue restoranda buluştuk. |
|
 |
|
Promosyonlu kütüphanenin zoraki okuru genel af çıkmasını bekliyor
Sakarya’nın AKP’li Ferizli Belediye Başkanı Hüseyin Kaşkaş geçen yıl Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle belediye binasına kitaplık yaptırdı. Her ay en çok kitap okuyan üç kişiye çeyrek Cumhuriyet altını ödül koydu. Takdire şayan çabasını tüm Türkiye 12 ay sonra hiç beklenmedik şekilde, kitaplığa mahkeme kararıyla abone olan 249’uncu okur sayesinde duydu. |
|
 |
|
Zidane benim için son 10 yılın en iyi oyuncusudur İngiliz futbol dergisi Four Four Two, her ay olduğu gibi futbol dünyasından bir ünlüyü okuyucularıyla buluşturdu. Derginin ağustos sayısında Brezilyalı efsanevi futbolcu Pele (64), okuyucuların mektup veya e-postayla yolladıkları soruları yanıtladı. İşte bu renkli söyleşiden notlar. |
|
 |
|
1 Mayıs Mahallesi’nin filmi Dünya Mimarlar Kongresi’nde
Amerika’nın önde gelen üniversitelerinden MIT’de ekonomi okurken, sinemaya merak sarmıştı İstanbullu Lorris Mizrahi. 1979’da, okul için gecekondulaşmayla ilgili bir belgesel çekmek üzere 1 Mayıs Mahallesi’ne yerleşti. Çektiği 2.5 saatlik filmi daha sonra bir kenara bıraktı. Tam 26 yıl sonra evinin tavan arasından çıkarıp montajladı. ‘Geçiş’, Dünya Mimarlar Kongresi kapsamında Taksim’deki Metro Tahliye Tüneli’nde gösteriliyor. |
|
 |
|
Kampanyaya rap desteği
Bu sözler, Hürriyet ve CNN Türk’ün ortaklaşa yürüttükleri ‘Aile İçi Şiddete Son’ kampanyasını desteklemeye karar veren İstanbullu rapçi Barış Baytöre’nin şarkısına ait. Genç rapçinin kampanyaya özel yazdığı şarkı, iki kardeşin yaşadıklarını anlatıyor. Baytöre, insanların aile içindeki şiddete duyarlılığını artırmayı ve özellikle çocukların bu şiddete maruz kalmasını engellemeyi amaçladığını söylüyor. |
|
 |
|
Modern Müslüman çöpçatan
AKP Üsküdar İlçe Başkanı Zekeriya Erdim ve radyo programcısı eşi Saliha Erdim, dört ay önce evlilik kulübü kurdu. İslami kesimden evlenmek isteyenlerin başvurduğu bu alternatif kulübün şimdilik 35’i kadın 50 üyesi var. Gelin adayı Z. A., ‘Modern Müslüman bir anlayışla kurulduğu için güvenli bir ortam’ diyor. Başvuranlardan yüzde 85’i daha önce hiç evlenmemiş. |
|
 |
|
İki gün iki gece aralıksız koşuyor
Bakiye Duran (46), tek bir güne, bir maratondan fazlasını sığdırıyor. Çünkü o bir ultramaratoncu. İnsanı izlerken bitap düşüren 42 kilometre 195 metrelik maraton yarışlarına değil, 50 kilometre ve 100 kilometre ultramaraton koşularına katılıyor. Bununla da yetinmeyip hiç uyumadan 24 ve 48 saat koşularında yarışıyor. Performansını korumak için çikolata ve muz yiyor, sadece portakal ve limon suyu içiyor. |
|
 |
|
|
|
 | |
 |
|