02/07/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Bilim Son Güncelleme 10:02
02.07.2005
Araştırma Dünyasından

Inuit dili Internet’te

İnuktitut, yani Inuitçe, yani Eskimo lisanı ile internette sörf yapmak mümkün. Kanada Eskimoları, kendi dillerinde web sayfası yapabiliyor, belge tarayabiliyor veya onlina ödeme yapabiliyorlar. Kanadıl eskimoların yüzde 90’ının konuştuğu dili, 1876 yılında bir misyoner oluşturmuştu. Bugüne kadar bu dili internette çalışmak zordu. Ancak yeni bir çalışma ile bu hece dilinin şifreleri İnternete girildi ve yeni bir sistemle diğer dilleri çevirmek mümkün oldu (www.attavik.net)

Turistler için en cazip yerler

İster bol güneşli kumsallar, ister el değmemiş karlı tepeler olsun, turistler genellikle gittikleri yerlerin iklimine ilgi duyarlar. Peki, küresel ısınma turistlerin ilgisini farklı yerlere mi çekecek? Görünüşe bakılırsa, hayır. Bir bilgisayar modeline göre, iklim koşullarındaki değişimin etkisi ekonomik gelişme ve nüfus artışının yarattığı müthiş etkinin yanında devede kulak kalıyor. Hamburg Üniversitesi’nden Jacqueline Hamilton ve arkadaşları 2025 yılında 207 ülkeyi ziyaret eden turistlerin sayısını belirleyen bir bilgisayar modeli oluşturdular. Nüfus artışı, ekonomik büyüme oranı ve iklimdeki değişimle ilgili beklentilerin değerlendirildiği bu modelde deniz yüzeylerindeki değişimlere yer verilmedi.

Araştırma sonucunda en büyük değişimlerin gelişmekte olan uluslar için söz konusu olduğu ve bu ülkelerin turistler açısından giderek daha cazip duruma geldiği görüldü. Söz gelimi, Maldivler ve Sri Lanka’da ekonomik gelişme ve nüfus artışına bağlı olarak turizmin 1995 ile 2025 arasındaki 30 yıllık süre içinde %600 oranında bir artış meydana gelebileceğine tanık olunuyor.

Küresel ısınmadan en çok nasibini alan ülkeler arasında 1Ü C’lik artışla Rus Federasyonu ve Kanada geliyordu. Ne var ki, küresel ısınmanın bu ülkelere kazandıracağı turist sayısında 2025 yılına dek yalnızca %30’luk bir artış bekleniyor. Durumun Türkiye’ye nasıl etkileyeceği açıklanmadı.

En önemli seks organı beyin!

İsrailli nörolog Yoram Vardi, En önemli sek organının beyin olduğunu ileri sürdü. Hayfa’daki Rambam Medical Center’da araştırmalarını sürdüren araştırmacı, erotik video filmler seyreden denekler üzerinde libido ölçümü için yaptığı araştırmada, beyindeki elektriklenmeyi ölçtü. Bugüne kadar cinsel heyecanlanma, bedende kan dolaşımının artması kalp vuruşlarının ve nabzın artması ile ölçülüyordu. İsrailli araştırmacının "Libidometre" adını verdiği testin, cinsel bozuklukların ve rahatsızlıkların teşhisi ve tedavisinde kullanılacağı belirtilmekte. Böylece uzmanların azalan seks isteklerinin nedenlerini ortaya çıkartabilecek ve tedaviye kapıyı açabilecek.

Kısırlık iki misli artacak

Avrupa’da önümüzdeki on yıl içinde kısırlığın iki misli artacağı bildirildi. BBC’den verilen bir habere göre yedi çiftten biri doğal yoldan çocuk sahibi olamıyor. Sheffield Üniversitesi bilim adamı Bill Ledger, kısırlığın yakında üç çiftte birinde görülebileceği konusunda uyardı. Ledger, özellikle de çalışan kadınların daha erken yaşta çocuk sahibi olabilmeleri için daha fazla izin verilmesini öneriyor.

Kısırlık riskinin ayrıca aşırı kilo ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarla da arttığını savunan Ledger, günümüzdeki gençlerin yarın hastanelerde kısırlık tedavisi gören hastalara dönüşeceklerinden endişeli. Gençlerde cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar bazılarında yumurtalık kanalını tıkamakta.

Yeni nesil, şişman yetişkinler olarak büyüyor ve şişman kadınlarda yumurta atımında problemler çıkıyor. Yoğun çalışma temposu ve kariyer annelik planlarını otuzlu yaşların sonuna hatta kırklı yaşların başına kaydırmakta. 35 yaşını geçen kadının üreme yetisi de zayıflamakta ve genelde yapay döllenme tekniklerine başvurulmakta. Oysa kadınların daha genç yaşta anne olmalarının desteklenmesi çok daha kolay olurdu diyor bilim adamı.

Elektroşok Taser silahı ile bir yılda 70 kişi öldürüldü!

Amerikan polisinin kullandığı silah "insanı öldürmez hareketsiz bırakır" diye tanıtılmıştı.

Taser olarak isimlendirilen ve önceki sayılarımızda tanıttığımız elektro şok silahın sanıldığından tehlikeli olduğu ortaya çıktı. İlk üretilidğinde "kurbanlarını" ağır yaralamayacağı sadece hareketsiz kılacağı belirtiliyordu. Silah, elektroşok akımlarla insanların iskelet kaslarında ani kramplar oluşturmakta ve insanı hareketsiz bırakmakta. Bu nedenle de ‘ölümcül olmayan silah" olarak nitelendirilmekteydi.

Ancak geçen yıl sadece Kuzey Amerika’daki kullanımı sırasında açıklanamayan 70 ölüm olayı gerçekleşti. Amerikan Adalet Bakanlığı, 50 bin voltluk akımlık bu silahın hangi koşullarda insanı öldürebildiğini aydınlatmak için bir proje verdi. Araştırmayı yürüten grubun başkanı Wisconsin Ünivresitesinden Prof. John Webster, özel hastalıkların ve belli ilaçların bu ölümlere neden olabileceği tahminini ileri sürdü ve şunları belirtti: Silahın doğrudan kalp kaslarını etkilediğini sanmıyorum, sanırım daha çok kan dolaşımında tehlikeli reaksiyonları başlatıyor." Proje domuzlar üzerinde test edilecek, ancak hayvan koruyucuları da buna şiddetle karşı çıktı! Taser silahı, insanı öldürmeyecek silah olarak takdim edilmişti!

Şişmanlar mide bandıyla daha rahat uyuyacak

Avustralya’daki Monash Üniversitesi bilim adamlarının son araştırması, şişmanların mide bandıyla daha rahat uyudukları şeklinde sonuçlandı. Mide bandıyla geceye özgü soluk alışverişi düzenli bir hale geldiğinden uyku apnesi tehlikesi da azalmakta.

Araştırmamız laparoskopik girişimle ayarlanabilir mide bandı sayesinde uyku apnesi ve uykusuzluğa bağlı yorgunluk da dahil şişmanların birçok sorununa çözüm getirmekte diyor araştırmayı yöneten bilim adamı John Dixon.

Şişman erkeklerin %48’inde, şişman kadınlarınsa %38’inde obstrüktif uyku apnesi görülmekte. Uyku apnesinden yakınan hastaların metabolik sendroma yakalanma riskleri daha yüksektir.

En sessiz motosiklet

İngiliz mühendisler, hücre yakıtlı bir motosiklet geliştirdiler. Açıklandığına göre, bu motosiklet o kadar sessiz çalışıyor ki, çıkardığı ses ancak bir bilgisayarın soğutma sistemi, yani vantilatörü kadar.. hücre yakıtı teknolojisinin hidrojen elektriğinden kazanıldığı, bu elektriğin de elektro motoru çalıştırdığı belirtilmekte. Bu sessiz motosikletlerin bisikletlerle rekabet edeceğine işaret eden bisikletseverler şöyle dedi: "Motosikletin çevreye zararlı atık üretmemesi sevindirici".. Fakak motosikletçiler farklı düşünüyor ve sessiz bir motosikletin fazla talep yaratmayacağı fikrini ileri sürüyor.. En azından yapay bir motor sesi arzuluyorlar!

Yün giysiler artık çekmeyecek!

Yün giysilerin çamaşır makinesinde çok özel programlarla yıkandığı ve özel deterjan kullanıldığı bilinir. Ayrıca yıkandıktan sonra da özel serilerek kurutulur. Neden böyle? Çünkü yün giysiler çeker, büzülür, küçülür, topaklanır ve giderek giyilmez hale gelir!

Şimdi Finlandiyamı tekstil şirketi Melocoton, Helsinki’de bulunan Teknik Araştırma Merkezi ile birlikte, bu soruna çare buldu! Makine çalıştırılmadan önce, yün giysiler bir Protease ile korunacak. Bu enzim, yünlerin mikro yapısına nüfuz ediyor ve yıkanırken uçlarının çekmesini ve daralmasını önlüyor. Tekstil mühendisi Pia Marikoski, bu buluşu ile küresel geliştirme ödülü kazandı (resim). Yıkandıktan sonra, enzim yünden uzaklaştırılıyor. Yünlü giysilerin yumuşak biri dokuya kavuştuğu belirtilmekte. Bayan tekstil mühendisi buluşu için patent aldı ve ürünün sonbaharda piyasaya çıkacağı belirtilmekte. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com