|
Gelibolu’da Bilim Şenliği
Gelibolu 26 Kasım İlköğretim Okulu’nda, Fen Bilgisi Öğretmeni Gülşen Kopal'ın önderliğinde Bilim Şenliği gerçekleştirildi. 41 adet proje ve deney 60 öğrenci tarafından 3 ayda hazırlandı. Karbonat ve sirke gibi basit malzemelerle gaz kabarcıkları deneyi; kapının arkasında bağlanan iki alüminyum folyo il hırsız alarmı, atık değerlendirme projesi ile atıktan yakıt elde etme; kum, kömür ve pamuk kullanılarak kirli suyu arıtma; canlılar arasında ilişkiyi anlatan besin piramidi gibi proje ve deneyler sergilendi.
Diğer okullardan okulumuzdaki Bilim Şenliğini izlemeye bir çok öğrenci katıldı. Şenliğe katılanlar gözlerin önünde yapılan deneylerden çok etkilendiler. Alt sınıflardaki öğrenciler deneylerin bir kısmını kendi evlerinde gerçekleştirdiklerini ifade ettiler. Okullardaki eğitim öğretimin zayıfladığı son günlerde yapılan etkinlikle öğrencilerin ilgisini çekildi. Seneye aynı etkinliği ilçemizin meydanında gerçekleştirmeyi daha çok insanın ilgisini çekmeyi amaçlıyoruz.
Selim Şen 26 Kasım
İlköğretim Okulu Gelibolu / Çanakkale
Ankara Atatürk Lisesi Ödül aldı
TÜBİTAK, Bilim Adamı Yetiştirme Grubu’nun düzenlediği Araştırma Projeleri Yarışması'nda Ankara Atatürk Lisesi’nde iki öğrenci ödül aldı. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, matematik ve yer bilimi alanlarında düzenlenen yarışmada bu yıl, Ankara Atatürk Lisesi’nden iki öğrenci Yer Bilimi ve Kimya dallarında ödül aldı. Yer Bilimi dalında ödül alan ve 11FA sınıfından Cemil Baki Kıyak ile Yaprak Servi’nin hazırladığı "Paslanarak Yıkılan Binalara Son" isimli proje bu yıl Yer Bilimi dalında yarışmaya katılan tek proje idi. 10FM Sınıfından Rüçhan Yapar’ın hazırladığı "Organik Yakıt" isimli proje ise Kimya dalında ödül kazandı. Geçmişi 1800’lü yıllara dayanan Ankara Atatürk Lisesi Türkiye’de spordan bilime pek çok alanda başarılı öğrenci yetiştiren okullardan biri.
Eco-Marathon yarışamsında Türk öğrenciler
Enerji tasarrufuna katkıda bulunmaya teşvik etmek amacıyla düzenlenen Shell Eco-marathon Yarışması Fransa’nın Nogaro Pisti’nde düzenlendi. Eco-marathon’da Türkiye’yi temsil eden Özel Kemer İlköğretim Okulu, Maltepe Coşkun Koleji, Eyüboğlu Eğitim Kurumları, Şişli Terakki Vakfı Okulları, Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi, Şehremini Lisesi ve Özel Kasımoğlu Coşkun Fen Lisesi, uçuk tasarımlarının yanısıra, çabaları, pratik çözümleri ve sempatik tavırlarıyla tüm dünyanın beğenisini topladı.
Dünya genelinde 18 ülkeden 224 tasarımın yarıştığı Organizasyon’a Türkiye adına katılan 7 okul, en az yakıtı en yüksek verimlilikte kullanarak yeni araç konseptleri geliştirdi. Konsept oluşturmadan finansmanına kadar A’dan Z-‘ye projelerinin tüm yönetimini üstlenen gençler, benzin ve dizel yakıt gibi geleneksel enerji kaynaklarının yanı sıra, LPG, güneş, gibi daha temiz enerji türlerini maksimum oranda kullanarak bu kaynakları da deneme şansını yakaladı. 7 Türk ekibinden Kasımoğlu Koleji ve Şişli Terakki Lisesi ilk 100 sıralamasına girerken, diğer Türk okullar ise geliştirdikleri yeni tasarım ve projeleriyle büyük ilgi çekti. Türk misafirperverliğini en iyi şekilde sunan Maltepe Coşkun Koleji de tüm Organizasyon’un en misafirperveri ödülünü kazandı.
Uzayla dans
İnsanlık uzayda bir ilki daha gerçekleştiriyor. İnsanlığın, tarihsel gelişim içinde uzayla ilişkisi, korku, hayranlık, merak ve keşifle birlikte sarmaş-dolaş bugüne vardı.
Önce korku, sonra öğrenme ve keşfetme... Uzay her zaman tanrıların katıydı; oradan belalar, felaketler ve uyarılar gelirdi hep!
İnsan ilginç bir yaratıktır, en çok korktuğu şeyin üzerine gitmekte ustadır da!
Ve aralarında cesur birileri her zaman çıkar, örneğin, uzayı, evreni, gezegenimizi, içinde bulunduğumuz Güneş Sistemi’ni anlamaya, kavramaya çalışır.
Galileo’lar, Thyo Brahe’ler, Newton’lar ve daha niceleri!
Korkuyu yenen ve dehalarıyla çağ açan adamlar..
İnsan uçmak için de neler yapmadı mı? Kanatlar takmadı mı? Yukarıda oksijensiz havada nasıl yaşanır sorusunu bizzat yaşayarak öğrenmedi mi!
Ay’a ayak basmak da öyle bir şeydi! Nefesimizi tutarak izledik!
Sonra artarda, hepsi birbirini aşan olayları yaşadık.
Öyle ki, uzayda yapılabilecek her şey artık giderek sıradanlaştı.
Dünyadan bir olaymış gibi algılanmaya başladı..
Ay’a mı yerleşeceğiz? Tabii, ne kadar doğal, ne var bunda?
Mars’a yolculuk mu yapacağız? Geç bile kaldık! Niye orada değiliz!
Jüpiter’ler, Satürn’ler, Güneş Sistemi dışına çıkışlar!..
Uçan teleskoplar ve yüzlerce uydu!
Uzay istasyonunda sürekli birileri yaşar oldu ve haberimiz yok!
Örneğin "Astronotlar üç aydır yiyeceksiz!" veya "Yere inemiyorlar!" haberlerini gazetelerde okuyunca, orada birilerinin yaşadığını öğreniyoruz!
İnsan ilginç dedik ya.. her şeyi kanıksıyor, birden önemsizleştiriyor.
Bu ilginçlik mi yoksa kanıksama ve alışma oburluğu mu, bilmiyorum!
Şimdi, 4-5 yıldır planlanan yeni bir uzay macerasını yaşayacağız 4 Temmuz Pazartesi günü!
"Derin Vuruş" veya "Derin Etki" adı verilen uzay projesinin Impaktör’ü gidip bir kuyrukluyıldıza çarpacak..
Ve bir süre daha bunu konuşacağız..
Kim ne derse desin, insanoğlu uzaya adım adım yerleşiyor!
Editör |