|
SİZ hiç kendi ülkesindeki eğitim kurumlarına karşı savaş açmış iktidar gördünüz mü?
Bugünkü iktidar öyle:
Üniversiteleriyle kavgalı... Üniversitelerin tepesinde bulunan Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ile kavgalı...
Sistemin temel kurumu olan ‘8 yıllık zorunlu eğitim’e de, küçük yaştaki öğrencilerin imam hatip liselerine gitmesini engellediği için kızgın.
Aslında tüm eğitim sistemini imam hatipleştirmek mümkün olsa, kavga bitecek. Ona da lanet olası (!) eğitim bilimi izin vermiyor.
Kavga sadece ortaöğretimle sınırlı değil. Dikkat ederseniz bir süredir tek tek üniversiteleri hedef alan bir karalama kampanyası var. Samsun’daki Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Malatya’daki İnönü Üniversitesi, Van’daki Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Erzurum’daki Atatürk Üniversitesi... Kısaca kendi yandaşlarının egemen olmadığı tüm üniversiteleri suçluyorlar.
Hedef belli... Nasıl TÜBİTAK’ı Başbakanlığın dümen suyuna soktularsa, üniversiteleri de laik Türkiye üniversiteleri olmaktan çıkartıp ılımlı (!?) İslam Türkiye üniversiteleri çizgisine oturtmak.
Bunun son örneğini Ondokuz Mayıs Üniversitesi yaşıyor. Somut hedef de Rektör Prof. Dr. Ferit Bernay...
Bernay’ın temel suçu, Atatürk devrimlerinin kazandırdığı temel değerlerden kesinlikle ödün vermemesi... Bunu zaten Anayasa ile yürürlükte bulunan diğer yasalar da ondan istiyor. Bernay da üniversitesinde o yüzden, Atatürk devrimlerine karşı yürütülmek istenen faaliyetlere izin vermiyor.
Ancak bunu dile getirmeleri mümkün olmadığı için, ‘83 araştırma görevlisinin işine son verdi’ dediler. ‘Üniversiteye akrabalarını doldurdu’ dediler. ‘Kadroları kendi yandaşlarına veriyor’ dediler. ‘Üniversitenin bilimsel düzeyi düştü’ dediler.
Yalanda ve suçlamada o kadar ileri gittiler ki sonunda TBMM, Ondokuz Mayıs Üniversitesi için bir Araştırma Komisyonu kurulmasına karar verdi.
TBMM iyi etti. Çünkü bu sayede komisyon raporunda göreceğiz.
Gerçekten 83 araştırma görevlisinin işine son vermek diye bir şey yok.
Yapılan basit:
Yasa, doktora yapmış olan araştırma görevlisinin işgal ettiği kadroyu belli bir süre sonra boşaltmasını emretmiş. Böylece yeni araştırma görevlilerine doktora yapma olanağı vermek istenmiş. Ama bizimkiler mezara kadar orada kalmayı istediği için, ‘bundan böyle yasa hükmü uygulanacak’ denince kıyamet kopmuş. Zaten bugüne kadar da 83 değil 14 kişi ayrılmış.
Öteki suçlamalar da öyle... Üniversitenin bilimsel düzeyi düştü deniyor. Oysa bilimsel yayınları gösteren rakamlar yükseldiğini gösteriyor.
Yakınlarını işe aldı demişler.
Bernay’la konuştuk. Kendisinin hiçbir yakınını işe almamış.
Yandaşlarını kayırdı iddiasını özetle ‘Benim yandaşlarımı değil ama bilim adamında aradığımız niteliklere ek olarak, çağdaş Türkiye’nin yandaşlarını göreve almaya itina ettik’ diye yanıtladı. |