28/06/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 08:00
28.06.2005
Şevket Demirel: Kimseye borcum yok

İşadamı Şevket Demirel, Egebank A.Ş nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından, yönetimindeki 9 şirkete el konulması konusunda yaptığı değerlendirmede, “kimseye borcum yok. Bütün olay, oğlunun borcunu babasına ödetmek gibi çağdışı linç olayıdır” dedi.

Şevket Demirel, Isparta'nın Eğirdir İlçesi'ne bağlı Barla Beldesi yakınlarındaki yazlık evinde, AA muhabiriyle görüştü. Görüşmede, Demirel'in kızı Nihan Atasagun ile eski Ulaştırma bakanlarından Demirel ailesinin avukatı Yaşar Topçu da bulundu.

TMSF tarafından 9 şirketine el konulmasını “hukuksuzluk” olarak tanımlayan Demirel, el koymanın bir “baskın” şeklinde gerçekleştirildiğini belirterek, “TMSF, 9 şirkete Bankalar Kanunu'nun 15/07-a maddesine dayanarak el konulduğunu kamuoyuna ilan etmiştir. Bankalar Kanunu'nun söz konusu maddesinde, el koyma diye bir yetki yoktur” dedi.

“Murat Demirel ve Egebank olayıyla, Şevket Demirel olayını bir birinden ayırmak gerekiyor” diyen Demirel, şöyle devam etti:

“Egebank'ta Şevket Demirel'in ve şirketlerinin herhangi bir ortaklığı yoktur. Egebank'ın da bizimle ve bizim şirketlerimizle bir ortaklığı yoktur. Bankalar Kanunu'nun 15/07-a maddesine göre bizim üzerimize geliyorlar. Bu maddeye göre ya ortak olacaksın veya banka seninle ortak olacak. Banka benimle ortak değil, ben de bankayla ortak değilim, o halde bizden ne istiyorsunuz?...Bu olay, oğlundan dolayı babasından para istemeye benzemektedir.”

TMSF'den kendilerine 5.5 yıldır bir hesap gelmediğini, borçlarının ne olduğu, nereden oluştuğunu bildirilmediğini öne süren Demirel, ”bize yapılan, tamamen hukuksuz ve adaletsiz bir olaydır. Eğer benim, unuttukları bir borcum varsa ödemeye hazırım” dedi.

“KAPILARIN KIRILMASINA LÜZUM YOKTU”

Bu arada TMSF görevlilerinin 26 Haziran Pazar günü gerçekleştirdikleri el koyma olayında, “gayri insani çalışmalar yapıldığını” iddia eden Demirel, “Pazar günü 'Biz geldik' dediler. Avukatlarımız 'Niye geldiniz?' dediler ve avukatlarımıza aldıkları kararı vermediler, sonra güçlükle alındı. Göltaş Çimento Fabrikası'ndaki bazı odaların kapıları kırılarak içeri girildi. Kapıların kırılmasına lüzum yoktu, zira pazar günü olduğu için o odaların sorumluları orada değildi” diye konuştu.

TMSF görevlileri tarafından Orma Anonim Şirketi'ndeki ofiste ”Egebank'a ait 12 klasör bulunduğunun” hatırlatılması üzerine Şevket Demirel, “oğlum Murat Demirel'in davalarının takibi bize düştüğü için, ayrıca kızım Neslihan Demirel'in açtığı davaların takip dosyalarıdır onlar. Egebank'ın sırlarıyla hiç bir ilgisi yoktur” dedi.

Konuyla ilgili 19 Mayıs'ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a mevcut kanunlara göre Egebank olayından kendilerine bir kanuni sorumluluk düşmediği yolunda bir faks mesajı gönderdiğini belirten ve bu belgeyi sunan Şevket Demirel, “Başbakan'a gönderdiğim yazının son bölümünde, 'bu çalışmalar oğlumun borcunu sırf babası olduğumdan dolayı benden tahsil etmek gibi bir hazırlık ise böyle bir ihtimal, dünyada emsali görülmemiş bir haksızlık ve adaletsizlik olur' dedim. Kimseye borcum yoktur. Bütün olay, oğlunun borcunu babasına ödetmek gibi çağdışı linç olayıdır” şeklinde görüş bildirdi.

“HUKUK MÜCADELESİNE BAŞLIYORUZ”

Eski Ulaştırma bakanlarından ve Demirel ailesinin Avukatı Yaşar Topçu ise “hukuksuz” olarak değerlendirdiği olayla ilgili hukuk mücadelesi başlatacaklarını söyledi.

TMSF'nin uygulamasının, “mülkiyet hakkının delinmesi ve ihlali” olduğunu savunan Topçu, şöyle konuştu:

“TMSF'nin alacaklarını, alacaklı olduğu kişilere bildirmek ve açıklamak gibi sorumluluğu yok mudur? Devletin bir vatandaştan para isterken bunun miktarını belirtmek gibi zorunluluğu yok mudur? Böyle bir uygulama yapılabilir mi? Hukuk devletinde sizin bir devlet kuruluşu olarak hakkınızı haklı bir biçimde almak gibi bir yönteminiz yok mudur? Siz hakkınızı haksız bir şekilde mi alırsınız?

Biz bu konuyu, kanunlar ve anayasanın bizlere verdiği kurallar çerçevesinde ve sükunetle yargı merciilerine götüreceğiz. Onların bu işe müdahalesini isteyeceğiz. Onların vereceği karara da, her iki taraf saygılı olacaktır.”

Önümüzdeki günlerde idari mahkemelere başvuracaklarını anlatan Topçu, adli tatilin başlamasından önce bir cevap alacaklarından umutlu olduklarını sözlerine ekledi.

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com