|
Bugün Marmara’da parçalı çok bulutlu bir hava olacak. Yağış ise ağırlıkla sabah saatlerinde ve yer yer bekleniyor. Hafta sonunda hava gayet güzel, sıcaklıklar artıyor, tam piknik havası. Kuzey bölgelerde 25 derecenin üzerine çıkacak. Güneyde ise 35 dereceye dayanıyor.
Bu haftaiçi hava aralıklarla bulandı, hava yağıp yağmama arasında sürekli gidip geliyordu. Bulanık hava kuzeyde, Marmara’da bugün de etkili olacak. Ancak Marmara’da gün içerisinde parçalı çok bulutlu bir hava olacak. Yağış ise ağırlıkla sabah saatlerinde ve yer yer bekleniyor. Haftasonunda hava gayet güzel, sıcaklıklar artıyor, tam piknik havası. Sıcaklıklar kuzey bölgelerde de 25 derecenin üzerine çıkacak. Güneyde ise 35 dereceye dayanıyor. Hatırlatın önümüzdeki hafta size bu yaz için yapılan öngörülerden ve geciken yazdan bahsedeceğim :)
*
İnsanoğlunun sanırım doğasında var bu, hiçbir şeyi beğenmiyoruz. Düz saçlı bayanlar perma yapma, kıvırcık saçlılar sürekli fön çektirme eğiliminde. Beyaz tenliler siyah, siyah tenliler de beyaz olma çabası içerisinde. Ve bunu anlamıyorum, her yerde güneşlenme saatlerinize dikkat edilmesi ve güneşin zararlı etkilerine maruz kalınmaması için şapka ve koruyucu kremler kullanılması gerektiği konusunda yayınlar çıkıyor ama maalesef denizi, güneşi görmemizle beraber adeta aklımız başımızdan gidiyor, sere serpe yatıyoruz UV’nin altına. Bunu sizi kandırmak için söylemiyorum ama 19. yüzyıl ve öncesinde beyaz tene sahip olmak önemliymiş. Güzelliğin ve sağlığın sembolüymüş.
Güneşin zararlı ışınlarının bilinmesi gereken temel iki etkisi var; Birincisi kanser riski, ikincisi ise yaşlanma. Yaşlanmayı hızlandırması yalnızca görsellik adına güneş altına yatanları belki ikna edebilir. Güneş altında kalmanın zararı yalnızca bu iki sonuç ile kısıtlı değil, kalp-damar, tansiyon ve astım hastaları için de riskler söz konusu.
Kanser tehlikesine süretli dikkat çekiliyor, ama buna karşın bakın yapılan araştırmalar güneş banyosunun, bazı kişilerde kanser hücrelerinin kendi kendini yok etmesini sağlayan mekanizmayı hareketlendirdiği belirlenmiş.
Tabii güneşin başka yararları da yok değil, hem de çok var. Ama yalnızca yapılması gereken renk değiştirmeyi süratlendirmek için güneşin dik geldiği öğle saatlerinde güneşlenmemek. Örneğin bende boyun fıtığı var, ve doktorlar güneşin çok faydalı olacağını söylüyor. Bunun dışında cilt için, bağışıklık sistemi için, kemik gelişimi için, romatizmal hastalıklara karşı... Aslında yararlarını sıralamakla bitmez. Gelin önerilen saatlerde faydalı kısmını alın, bronz ten de ekstrası olsun.
UV’den (ultraviyole) nasıl korunacağız? Ultraviyole ısınlarının en güçlü olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında güneşe çıkmamaya dikkat edin. Şapkanın koruyucu özelliğini tekrar vurgulamakta fayda var, kulakları ve boynu kapatacak şekilde olmalı. Güneşten koruyucu krem ya da sütlerin en az 30 korumalı olmasına dikkat edin. Bu arada yeri gelmişken hatırlatayım; koruma faktörleri, güneşte emniyetli kaldığınız süre ile alakalıdır, örneğin 15 koruma, güneş altında korunmasız kalabileceğiniz sürenin 15 katı daha kalabilirsiniz anlamına geliyor. Tekrar önlemlere dönelim, yüzme sonralarında koruyucunuzu tekrar sürün. Bir de koruyucunuzun yalnızca UVB değil, UVA’ya karşı da koruyucu olduğuna dikkat edin. Koruyucunuzu sudayken de kullanın zira güneş zararlı etkilerini deniz içerisindeyken de gösterebiliyor. Biraz garip görünüyor ve bu öneriyi kimsenin uygulamayacağını biliyorum ama aslında bulutlu günlerde de öğle saatlerinde şapka takılması tavsiye ediliyor, çünkü UV’nin %80’i bulutlardan geçip, yere ulaşabiliyor. |