13/06/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Seyahat
13.06.2005
Hepsi de masmavi denizin ortasında yemyeşil doğanın içinde, huzur dolu
 

Ersin KALKAN ekalkan@hurriyet.com.tr

MARMARA ADALARI

Güneybatı Marmara adalarına doğru dümenimizi kırıyoruz. Erdek’in bulunduğu Kapıdağ Yarımadası’nın karşısında irili ufaklı adalar sıralanır. Hepsine feribot, deniz otobüsü, vapur ya da motorlarla ulaşılabiliyor. En büyüğü Marmara Adası. Diğerleri Avşa, Paşalimanı, Ekinlik, Zeytinli, Koyunada. Zeytinli Erdek’e sadece 250 metre uzaklıkta.

MARMARA ADASI

Erdek’ten 22, İstanbul’dan 93 mil uzaklıkta. Zeytin ağaçlarıyla kaplı; sahilleri, doğası, tarihi kalıntıları ve ada turuyla çok güzel zaman geçirilebiliyor. Oradaki zeytinyağının ve ada çayının tadı başka. Marmara Adası, içinde bulunduğu denizle aynı olan adını, antik çağlardan beri adada işletilen zengin mermer yataklarından almış. Altı bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu düşünülen ada Roma döneminde Hıristiyanların sürgün yeri, Bizans döneminde keşişlerin ikametgahıymış. 15. yüzyılda Osmanlıların eline geçmiş.

117 kilometrekarelik Marmara Adası’nın geçim kaynaklarının başında balıkçılık ve zeytincilik geliyor. Hayatın günlük akışını balıkçılık ve zeytincilik belirliyor. Marmara Adası’nda denize girilecek birkaç nokta var. Merkeze beş kilometre uzaklıkta olan Gündoğdu, sakin bir Rum köyü. Saraylar Köyü, mermer ocaklarının bulunduğu bir dinlenme beldesi. Bu ocaklar, Türkiye’nin mermer ihracatının yüzde 50’sini karşılıyor. Saraylar’da bir de açık hava arkeoloji müzesi var. 1912’de buharla çalışan makinelerin kullanıldığı Türkiye’nin ilk mermer kesme fabrikası ve Yana Çiftliği mevkiinde günümüze kadar korunmuş bin yıllık kilise bulunuyor. Adada 36 kilise ve manastır var.

AVŞA ADASI

Erdek’ten 18 mil uzaklıktaki adaya İstanbul’dan gemi ve deniz otobüsüyle, Erdek ve Tekirdağ’dan motorla ulaşım sağlanıyor. Kıyılarının tamamı plaj olan adada deniz çok temiz; çok sayıda otel, motel, pansiyon, lokanta ve bar bulunuyor. Lokantalarda balık ve adanın yerli yapım şarapları tadılabilir. Gece hayatı da oldukça renkli.

EKİNLİK VE DİĞER ADALAR

Ekinlik, Marmara’nın ortasında ufak bir ada. Avşa Belediyesi’ne bağlı olan adanın Ekinlik isminde bir köyü var. Günümüzde adada otel ve motel yok, sadece sınırlı sayıda pansiyon, ufak bir market ve birkaç kafeterya ile bir de fırın bulunuyor. Başbakan Erdoğan’ın yazlarını geçirdiği adada, halk gündelik ihtiyaçlarını en yakın yerleşim yeri olan Avşa Adası ve Erdek’ten temin ediyor. Yaz aylarında sebze ve meyve satan tekneler de adayı ziyaret ediyor. Adalıların çoğu balıkçılıkla geçiniyor.

Kapıdağ Yarımadası ile Avşa arasında Paşa Limanı, Paşa Limanı ile Avşa arasında Koyun, Erdek’in 250 metre açığında da Zeytinli Adaları, Marmara Denizi’nin diğer küçük adaları.

KUZEY EGE ADALARI

GÖKÇEADA

Önce rüzgarın sesinden başlayalım. Gökçeada’nın eski adı olan İmroz (ya da İmbros) ‘rüzgarlı diyar’ anlamına geliyor. Tepelerinde, göllerinde, vadilerinde hiçbir zaman rüzgar eksik olmuyor. Yazın en sıcak günlerinde bile tatlı bir meltem okşuyor yüzünüzü. Rüzgardan sonra en belirgin özelliği her yanından fışkıran pınarları ve tarihi kalıntıları.

Kabatepe’ye 14 mil uzaklıkta bulunan Gökçeada, su kaynakları açısından tüm Akdeniz’deki en zengin ada. Tarih açısından da öyle. Önce Akalar gelmiş, ardından Mikenler, Persler, Rosenalar, Atinalılar, Spartalılar, Romalılar, Bizanslılar, Venedikliler, Cenevizliler sıraya girmiş. Adanın sık sık istilacıların ve korsanların saldırısına uğramasından bıkan halk İstanbul’a bir heyet gönderip Fatih Sultan Mehmed’den Gökçeada’yı himayesine almasını istemişler. 1458’de Osmanlı donanması adayı muhafaza altına almış. Sonra yine Venedikliler gelmiş. Dört yıl hakim olduktan sonra deniz savaşında Osmanlı’ya yenilip çekilmişler. Bu güzel belde, 1912’de Yunanlılar tarafından işgal edilmiş ama 1923’te Türkiye Cumhuriyeti geri almış.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Gökçeada’da yaşayan 10 bin kişinin yüzde 5’i Türklerden, kalanı ise Rumlardan oluşuyormuş. Adada şu anda toplam 167 Rum ömrünü sürdürüyor. Yaş ortalamaları 70’i biraz aşıyor. Zeytinli (Aya Todori), Tepeköy (Ağrida), Bademli (Reisi), Dereköy (Skenodo), Kaleköy (Castro), Merkez (Panayia), Yeni Mahalle (Evlampiyo) adlı köyler zaman içinde karma hale gelmiş. Ama Zeytinli ve Tepeköy’de birkaç hane dışında Türk yaşamıyor.

Zeytinli adanın en bakımlı ve güzel köyü. Rum nüfusunun çoğu burada yaşıyor. Patrik Parholomeos’un doğduğu köy. Her yılın 15 Ağustosu’nda bu köyde panayır düzenleniyor. Zeytinli’den yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta olan Tepeköy, yalçın bir tepenin üzerinde kurulmuş. Köyde, bir hane dışında herkes Rum. İki yüksek tepenin ortasında kurulmuş olan Dereköy, tepelere doğru tırmanarak büyümüş. 1950 hanelik olan bu köy 1960’lara kadar Türkiye’nin en büyük köyü olarak kayıtlara geçmiş. Şimdi sadece 12 hanenin bacaları tütüyor. Issız sokaklarında, evlerin kırık camlarının ardında, talan edilmiş bahçelerde, harap kiliselerde rüzgarın uğultusundan başka bir ses duyulmuyor.

Adanın güney sahilinde bulunan Tuz Gölü’nde yapılan analizlerde, içerisinde bol miktarda kükürde rastlanmış. Çamur kürü tedavisi yapıldığında, romatizma, sedef, kireçlenme gibi hastalıklara iyi geldiği görülmüş.

BOZCAADA

Bozcaada, Türkiye’nin Gökçeada ve Marmara Adası’ndan sonraki en büyük adası. Kıyılarının uzunluğu 34 kilometre civarında. Üçgen biçiminde. Eski adı Tenedos, daha doğrusu, bizim dışımızda bütün dünya bu adayı Tenedos olarak tanıyor. Tenedos ismi tek başına çok büyük bir anlam taşıyor. Herodot’a göre; eski adıyla Tenedos, şimdiki adıyla Bozcaada’nın bilinen ilk sakinleri Pelasglar. Daha sonra Pers işgaline uğruyor. Ardından Venedikliler ve Cenevizliler geliyor. 1455’te Osmanlı topraklarına katılıyor. Osmanlı, Çanakkale boğazının girişinde, kendi küçük ama jeostratejik önemi büyük bu adada her dönem Müslüman bir nüfus barındırmış. 1831’deki ilk nüfus sayımında adada 793 Hıristiyan, 439 Müslüman yaşıyormuş. 1950’lerin sonralarından itibaren adanın Rum nüfusu gerilemeye başlıyor ve şu anda sadece 25 Rum, dedelerinin evlerinde ikamet etmeyi sürdürüyor. Kışın 2000 - 2500 kişinin kaldığı adada, yaz aylarında nüfus 30 bine kadar çıkıyor.

CUNDA ADASI

Bozcaada’dan güneye doğru indiğimizde ilk karşılaşacağımız ada bölgesi Ayvalık Körfezi, Edremit Körfezi ve Midilli Kanalı arasında yer alıyor. Cunda Adası (Alibey Adası) buradaki adaların en büyüğü. İkinci büyük ada ise Maden Adası. Ayrıca Çıplakada, Poyraz Adası, Pınarada, İkizada, Çiçekada, Güvercinlik Adası ve Güneşada gibi çok sayıda irili ufaklı ada bulunur burada. Bu adaların tümü Tabiat Parkı ilan edilmiş. Cunda dışında kalan adalarda yerleşim yok. Ama gezip görmek, dalmak ve balık avlamak isteyenler için Ayvalık’tan her gün bu adalara tur seferleri yapan tekneler var. Kuzey Ege Adalarına unutulmaz bir yolculuk yapmak istiyorsanız bir yelkenliyle denize açılmalısınız. 10 kişilik Kaleli Cruise, kuzeydeki Yunan adalarına da seyahat olanağı sağlıyor. 0532 453 95 76 numaralı telefona başvurarak rezervasyon yaptırabilir ya da tekneyi olduğu gibi kiralayabilirsiniz.

Ayvalık’a bir köprüyle bağlandıktan sonra adadan çok bir yarımadaya dönüşen Cunda’da adalı yaşam tarzı ve kültürü devam ediyor. İskele boyunda sıralanmış meşhur balıkçı lokantalarında çeşitli deniz mahsulleri, zeytinyağlı Rum ot yemekleri, farklı soğuk mezeler ve özellikle balık deyince o yöreye has ‘papalina tava’yı mutlaka tatmalısınız. Adada her bütçeye uygun, çok sayıda butik otel ve pansiyon ve kilise var. Taksiyarhis, adanın ayakta kalan tek kilisesi. Aglos Yannis Kilisesi, Türk ve Rum genç aşıkların aşkları uğruna taşlaştığı efsanesine kaynaklık ediyor. Kilise adanın en yüksek tepesinde yer alıyor. Leka Manastırı ise keşişler tarafından yapıldığı için geleneksel manastır mimarisinin tipik örneklerinden biri. Tımarhane Adası’ndaki Taşlı Manastır’ı da mutlaka görmelisiniz. Bir zamanlar akıl hastalarının tedavi edildiği daha doğrusu kapatıldığı bu manastırda hastaların bağlandığı zincirleri ve halkaları hálá görmek mümkün.

İZMİR’İN DE ADALARI VAR

İzmir Körfezi’ndeki adaların tamamı Urla açıklarında yer alıyor. Urla, sınırları içine tam 12 ada sığdırmış. Adları da çok hoş: Karantina Adası, Taş Ada, Pita Adası, Eşek Adası, Adacık, Güvercin Adası, Hekim Adası, Pınarlı Ada, Yassı Ada, Uzunada, Kel Ada, Yılanlı Ada. Bunlardan Uzunada ile Hekim Adası askeri amaçla kullanılıyor. Yassı Ada veya diğer adıyla Alman Adası ise yakında turizme açılıyor. Planda, İzmir’den günübirlik vapur seferleri bile var. Aslında daha 19.yüzyılda Urla-Foça-İzmir-Karaburun arasında gemiler ring seferi yapıyormuş.

İnsan yerleşimine açık tek ada olan Karantina Adası’nda şu anda Urla Devlet Hastanesi bulunuyor. Ada Büyük İskender zamanında karaya bir yolla bağlanmış. Piri Reis, Karantina Adası hakkında şunları kaydetmiş: ‘Burası Anadolu sahiline bir mil mesafededir. Bu bir mil arasına kafir bir taş köprü yapmıştır. Şimdi o köprünün binası bozulmuştur. Fakat dökülmüş taşları durur. O taşların üzerinden yürüyüp adaya geçmek her zaman kabil değildir. Orada binalar vardır...’ Piri Reis’in gördüğü binaların Klazomenailılara ait olduğunu biliyoruz. Matematikçi, astronomi bilgini, düşünür Anaksagoras’ın da doğum yeri olan Klazomenai’da üretilen vazolar bütün dünyaya satılırmış.

GONİ (KARAADA)

Çeşme İlçesi Karaburun yarımadaları arasında bulunan Karaada 1994 yılında Yaban Hayatını Koruma sahası olarak tescil edildi. Tamamı Devlet Ormanı olarak sınırlandırılmış adanın büyüklüğü 669.5 hektar. Adada mevcut keklik, tavşan, yabandomuzu ve yabani eşekler gibi hayvanlara ek olarak 1997 yılında biri erkek ikisi dişi üç adet Yaban Keçisi bırakılmış, 2004’te sayılarının 60’a ulaştığı saptanmış.

GÜNEY EGE ADALARI

Güllük Körfezi ile Gökova (Kerme) Körfezi arasında da çok sayıda ada var. Bu adaların hemen tamamı iskana kapalı. Güvercinlik’in hemen karşısında yer alan Salih Adası ile Bodrum’un ufkunda bulunan Karaada bunların en büyüğü. Salih Adası’nda birkaç evden oluşan özel konutlar var. Bu adanın çevresi son yıllarda onlarca balık çiftliği tarafından işgal edilmiş durumda. Adanın turizme açılması konusunda Tarım Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında beş yıldır süren görüşmeler henüz sonuçlanmadı. Karaada ise çamur banyoları ile meşhur. Bodrum’dan günübirlik teknelerle adaya giden turistler, çamurlara bulanarak fotoğraf çektiriyor.

Gökova Körfezi’nde bulunan Sedir Adası, dünyaya nam salmış bir Türk adası. Muğla’nın Ula ilçesine bağlı olan ve Akyaka Köyü’nün açıklarında yer alan Sedir Adası’nın antik çağdaki adı Cedrai. Ada Fener ya da üzerinde bulunan antik kentten dolayı Şehir Adası olarak da adlandırılıyor. Kleopatra’nın da eşsiz kumsalında yüzdüğü rivayet edildiğinden Kleopatra Adası da deniyor. Adadaki kumsalı oluşturan kumların silis tanecikleri değil, binlerce yıldan bu yana birikmiş içi boş organik fosillerden ibaret olduğu yolunda görüşler var.

FETHİYE KÖRFEZİ

Bu körfezdeki Tersane ile Göcek adaları arasında irili ufaklı Yassıca Adalar uzanır. Güneydeki Zeytinli ada en büyüğü ve zeytinliklerle kaplı. Dar ve uzun olan ada Büyük Yassıca. Hemen ilerisindeki Kızıl ada ile Büyük Yassıca arası en güzel demirleme yeri. Göcek körfezi’nin en büyük adası, Tersane Adası. Tersane koyu da adanın en büyük koyu. Mübadeleden önce Rumlar yaşarmış burada. Arkadaki düzlükte üç beş harap ev ve bir kilise kalıntısı var. Göcek ya da Fethiye’den kalkan günübirlik gezi teknelerinin mutlaka uğradığı adalar mehtaplı gecelerinin güzelliğiyle ünlü.

NASIL GİDİLİR, NEREDE KALINIR, NEREDE YENİR

Marmara Adası...Deniz otobüsü hafta içi İstanbul Bostancı’dan 09.45, Yenikapı’dan 10.15, cuma günleri Bostancı’dan 19.15, Yenikapı’dan 19.45’te kalkıyor. Marmara Adası’ndan dönüş hafta içi 14.15, hafta sonu Bostancı’ya 10.00, Yenikapı’ya 10.30’da. Mavi Marmara gemisi her gün 08.30’da Sarayburnu İskelesi’nden kalkıyor. Otomobilinizle gitmek istiyorsanız Erdek ve Tekirdağ’dan kalkan feribotla iki buçuk saatte Marmara Adası’na ulaşabilirsiniz. Gerekli telefonlar: Aba Otel 0266- 885 5271 Mola Otel 0266- 885 5101 Boncuk Otel 0266- 885 5357 Birol Restaurant 0266- 885 5696 Marmara Belediye Başkanlığı 0266- 885 5050 Deniz Otobüsleri 0212- 516 1212

Gökçeada... Gökçeada’ya İstanbul tarafından gelmek için Tekirdağ - Malkara - Keşan - Gelibolu - Eceabat yolunu kullanmanız ve Eceabat’a geldikten sonra Kabatepe Limanı’ndan gemiye binmeniz gerekiyor. İzmir ve Bursa tarafından gelecek olanlarsa doğrudan Çanakkale’ye gelerek Bandırma feribotuna binmeli. Konak Motel 0286 8874550 Dolphin Pansiyon 0286 8872236 Belediye Oteli 0286 887 4810 Kardelen Pansiyon 0286 897 6166 Akdeniz Pansiyon 0286 8873653 Yakamoz Motel ve Restaurant 0286 887 20 57 Barba Yorgo Tavernası 0286 887 42 47 Eleni Restaurant 0286 887 24 00

Bozcaada... İstanbul’dan özel araçla yola çıkanlar, Gelibolu’dan saat başı kalkan feribotlarla Lapseki veya Eceabat’tan Çanakkale’ye geçebilirler. Araç sırasında beklemek istemeyenler için 5-6 araç kapasiteli dolmuş motorlarla Kilitbahir’den Çanakkale’ye ulaşabilirler. Çanakkale - Ezine güzergahında TİGEM’i geçince Geyikli’ye ayrılan yoldan veya Ezine- Geyikli güzergahından Bozcaada Feribot İskelesi’ne (Yükyeri İskelesi) ulaşabilirsiniz. Gümüş Otel 0286 697 03 88 Akarsu Apart Otel 0286 697 84 35 Ataol Otel 0286 697 03 84 Boruzan Pansiyon 0286 697 01 44 Adahan Pansiyon 0286 697 00 04 Poyraz Pansiyon 0286 697 81 38

Sedir Adası... Gökova-Akyaka Beldesi’nden ya da Çamlıköy’den teknelerle ulaşılabilir. Akyaka Köyü’nde bulunan çok sayıdaki otel ve pansiyonda ya da Orman Kampı’nda gecelemek mümkün.

Apolyont... Bursa-İzmir karayolunda, 34. kilometrede. Gölyazı tabelaları takip edilerek göle ulaşılabilir. Feribotla Bandırma üzerinden gelinip yaklaşık 55 km. sonra da göle ulaşmak mümkün. Göl kenarındaki küçük restoranlarda lezzetli balıklarının tadına bakabilirsiniz. Özellikle kerevit tadılmaya değer. Konaklama için Gölyazı Belediyesi’ni arayabilirsiniz, 0224) 485 50 36.

Van adaları... Adalara Gevaş ilçesi iskelesinden motorlar kalkıyor. Adalarda yerleşim olmadığından Van’daki otellerde ya da Club Natura’da kalabilirsiniz. (0252) 519 10 72

İSTANBUL’UN PRENS ADALARI

Karadeniz’de adamız yok; zaten bu denizde adadan çok yarımada var. Ama İstanbul’un Prens adalarını unuttuğumuzu sanmayın. Sadece onlar başka bir yazının konusu: Çünkü gidip görülecek o kadar çok yerleri, haklarında yazılacak o kadar çok şey var ki... O yüzden Büyükada, Heybeliada, Burgaz adası, Kınalıada ve İstanbul’un küçük prensleri, Sedef, Kaşık, Tavşan adaları ve Yassıada ile kayalıklardan ibaret Sivriada’yla ilgili bilgileri bir başka yazıda okuyacaksınız...  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com