22/05/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Pazar
22.05.2005
Kadın üroloğa muayene olmak ister misiniz?
 

Mesude ERŞAN

Üroloji, geleneksel olarak erkeklerin tekelinde bir tıp branşı. O kadar ki, Kırgız asıllı Dinara Taşbulatova’ya kadar (31) Türkiye’de hiçbir kadının tercih etmediği bir dal. Dr. Taşbulatova, bu duruma bir son vererek, yakında Türkiye’deki ilk kadın üroloji uzmanı olarak tıp tarihine geçecek.

Şimdi haftada yaklaşık 40 ameliyatın yapıldığı, 36 yataklı klinikte erkek meslektaşlarıyla beraber eğitimini sürdürüyor.

Ülkesi Kırgızistan’da başladığı tıp eğitimini Çukurova Tıp Fakültesi’nde sürdüren Dr. Taşbulatova’nın bu tercihi, aslında ‘feminist’ bir çıkış değil. TUS’a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) girerken, ‘rahat’ edeceği branşları değil, cerrahi branşları tercih etmiş sadece. Ve üroloji de bunlardan biri olmuş.

Türkiye’de hiç kadın üroloji asistanı ve uzmanı bulunmadığını sınavı kazanınca öğrenmiş. ‘Başına taş mı düştü’ diyenler, ‘Acaba ne zaman bırakıp gider’ diye düşünenler derken kararından vazgeçmemiş. Başlarda poliklinikte tacize uğrar endişesiyle bir erkek doktorla birlikte yaptığı muayeneleri şimdi tek başına yürütüyor. Üçüncü sınıfta ve 7 erkek asistanla birlikte çalışıyor. 6-7 ay sonra onlara başasistanlık yapacak. Yaklaşık 1 buçuk yıl sonra da eğitimini tamamlamış olacak. İşte Dr. Taşbulatova’nın yaşadıkları.

AİLEMİN KARŞI ÇIKMASINA RAĞMEN TÜRKİYE’YE GELDİM

Babam emekli albay, annem devlet sektöründe çalışan bir iktisatçı. ‘Büyüyünce ne olacaksın’ diye soranlara hep ‘Doktor olacağım’ derdim. Ülkemde tıp eğitimine başladım. İkinci sınıftayken ailemin karşı çıkmasına rağmen Türkiye’nin daveti üzerine Adana’ya geldim. Önce bir yıl Türkçe öğrendim. Sonra Çukurova Tıp Fakültesi’nde eğitimime devam ettim.

BİR ÖĞRETİM ÜYESİ, BAŞINA TAŞ MI DÜŞTÜ, DEDİ

Ürolojiyi seçmemin özel bir nedeni yok. Zaten cerrahi branşları istiyordum. Geldiğim yerde de bu özel bir durum değildi. Ülkemde kadın ürolog vardı. Türkiye’de kadın ürolog bulunmadığını öğrenince çok şaşırdım. Tercihimi duyanlardan başlarda değişik tepkiler aldım. Doğrusu çok olumlu tepkiler değildi. Rapor imzalatmaya gittiğim öğretim üyelerinden biri ‘Başına taş mı düştü’ dedi. Bazen canım sıkıldı. Eğer üroloji istemediğim bir bölüm olsaydı bırakabilirdim. Ama istiyorum ve bitiriyorum.

KOL, BACAK NEYSE PENİS DE BENİM İÇİN BİR ORGAN

Klinikteki hastaların bazıları beni hemşirelerle karıştırıyor. Hem üniformalarımız aynı hem de hiç erkek ürolog görmedikleri için. Polikliniğe başlarken ‘Erkekler kadın görünce şikayetlerini değiştirir mi’ diye korktum. Bu durumu engellemek için de erkek doktorlara bile zor söylenen cinsel sorunlara yönelik kendimce birçok soru geliştirdim. Hiç utanmadım. Ben doktorum. Kol, bacak, baş neyse benim için penis de aynı şekilde sadece bir organ.

KOCAN ERKEKLERİ İNCELİYOR DİYE LAF ATSALAR KOCAM NE TEPKİ VERİR!

Kapıdan beni görüp dönen oldu mu bilmiyorum. Kadın hastalar içinde ise özellikle beni tercih edenler var. Kadın doktorlar ürolojiyi tercih etmiyorlar, çünkü üroloji hálá sadece erkek cinsel organıyla ilgili zannediliyor. Müslüman bir ülke olmasının da etkisi olabilir. Ben bir yabancı olduğum halde bu kadar tepki aldıysam, Türk öğrenci için çok daha zor olacağını tahmin ediyorum. Çekinmelerinin nedeni belki de ailelerin, akrabaların istememesi. Benim ailem ilk öğrendiğinde beni tebrik etmişti. Eşim de çok sevinmişti. Ama biri gelip, ‘Karın erkekleri inceliyor’ gibi bir laf etse nasıl tepki verir bilmiyorum.

İŞTEYKEN KADIN OLDUĞUMU VURGULAYACAK MAKYAJ YAPMIYORUM

İşteyken kadın olduğumu vurgulayacak makyaj yapmıyorum. Ameliyatlar nedeniyle takı da takamıyorum. Artık geriye dönüşüm yok. Bırakmayı, başka bölüme geçmeyi istemedim hiç. Toplantılarda tek kadın ben oluyorum. İlgi çekiyor, bana sorular soruluyor. Hoşuma gidiyor. 6-7 ay sonra başasistanlık görevini devralacağım. Ondan sonra da mezun olacağım. Eşim Yugoslavyalı ve Yugovlavya’da yaşıyor. Hayatımızı orada mı yoksa Türkiye’de mi devam ettireceğimize henüz karar vermedik.

PROF. SİNAN ZEREN

(Çukurova Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı)

Zorlandıysa da vazgeçmedi haber değeri oldu

Anabilim dalına bir kadın asistan başlayacağını duyunca mutlu olduk. 20 branş içerisinde daha rahat yapılacak branşlar varken ürolojiyi seçti. Türkiye genelinde kadınların tercih ettiği bir branş değildi. Cerrahi dal olmasına rağmen kadın asistan yapamaz, sıkıntı yaşayamaz diye de düşünmedim. Diğer erkek asistanlarla eşit koşullarda eğitim sağladık. Vazgeçip, yapmak istemiyorum diyebilirdi. Ara ara zorlandıysa da vazgeçmedi. Haber değeri oldu! O ilk ve tek. Türkiye üroloji tarihinde farklı bir yeri olacak.

MESLEKTAŞLARI ANLATIYOR

Dr. Cem Şah (Başasistan): Doğrusu alışık olmadığım bir durum. Ama Dinara iyi ve çalışkan biri. Bizimle aynı şartlarda çalıştı. Ona karşı hiç ayrım yapılmadı. Kabullendik.

Dr. Barış Kuzgunbay (önceki başasistan): İlk geldiğinde acaba bırakır mı, yapabilir mi? diye düşündüm. Ama sonra baktım ki, performansının bizden farkı yok. Zaten artık hastalarımızın neredeyse yüzde 50’si kadın ve çocuk. Bu hastalar için de avantaj. Sadece prostat ve ereksiyon sorunuyla ilgilenmiyoruz.

ÜROLOJİ NEDİR?

Böbrek ve idrar yolları rahatsızlıklarını, mesane hastalıklarını ve prostat problemlerini inceleyen tıp dalıdır. Tıp uzmanları, 45 yaşından itibaren her erkeğin prostata karşı senede bir defa üroloji muayenesi yaptırmasını tavsiye eder.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com