|
ACABA hafızamız mı bizi yanıltıyor? Anamuhalefet partisi CHP, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AKP) Anayasa’nın çeşitli maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin bir öneri geldiği zaman:
‘Dokunulmazlıkla ilgili Anayasa maddesini düzelteceğiz diye söz verdiniz ama bunu tutmadınız.
O nedenle Anayasa’da değişiklik öngören önerilere sözünüzü tutuncaya kadar karşı çıkacağız’ demiyor muydu?
Doğrusunu isterseniz 1982 Anayasası’nda yeni bir değişiklik yapılmasını isteyen öneriye CHP’nin de destek verdiğine ilişkin haberleri okuyunca bir yanlışlık olduğunu sandık.
Mutad üzere biz aldanmışız. Politikada tutarlı ve ilkeli tutumuyla övünen CHP meğer Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) getirilecek üyelerin TBMM Meclisi tarafından -Meclis’teki siyasi partilerin sandalyesine göre- seçilmesini sağlayacak Anayasa değişikliğine destek vermeyi vaat etmiş.
Şimdi bu öneri TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeyi bekliyor. Esasen bu ayın son haftasında değişikliğin gerçekleşmesi programlanmış bile...
Peki ama CHP neden inadından döndü derseniz yanıtı belli:
RTÜK’ün 9 üyesinden 5’i AKP’ye, geri kalan 4 üyelik de CHP’ye bırakılacakmış.
Bizde siyasi partiler ellerine bir olanak geçince onu ilanihaye kullanabileceklermiş gibi bakarlar. Zaten herhangi bir soruna çözüm ararken de o çözümün önce kendilerine ne kadar yarayacağını düşünürler. Ülke için yararı ve hatta meydana getireceği zararı önemli değildir.
Sonra o partiler gider yenileri gelir. Eski çözüm bu defa onu getirenlere zarar verir. Buna rağmen utanmadan, bizzat getirdikleri sakıncalı durumdan şikáyet ederler.
RTÜK’ün Yönetim Kurulu üyeleri bilindiği gibi bu yasanın orijinal şeklindeki çözüme göre de, TBMM Genel Kurulu tarafından yine aynı formüle göre, yani partilerin TBMM’deki sandalyeleri ne kadarsa ona göre verilen kontenjan usulüyle seçiliyordu. Ancak bu seçim Anayasa’nın TBMM’ye verdiği yetki ve görevlere aykırıdır diyenlere o dönemin Başbakanı Tansu Çiller ile anamuhalefet lideri Mesut Yılmaz kulak vermediler.
Uzun yıllar RTÜK üyeleri bu usulle TBMM Genel Kurulu tarafından seçildi. Sonunda, tüm üyelerin yasama organı tarafından seçilmesinin sakıncalarını azaltmak için yasa değiştirildi. Siyasi partilere Meclis’teki güçlerine göre 5 üyelik bırakıldı. Kalan 4 üyeden ikisini Bakanlar Kurulu, Yüksek Öğretim Kurulu tarafından gösterilecek dört aday arasından seçecek, 1’er üyeyi de Basın Konseyi ile iki gazeteciler cemiyetinin ve bir de Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nin göstereceği 2’şer aday arasından Bakanlar Kurulu seçecekti.
Böylece RTÜK üzerindeki siyasi etki azaltılmış olacaktı.
Ama dediğimiz gibi... Karşı karşıya bulunduğunuz durum o siyasi partinin o sıradaki çıkarına uygunsa, yani işine geliyorsa gerisi önemli değildir.
Şimdi TBMM’ye ‘RTÜK üyelerini seçme yetkisi’ vereceğiz ve dönüp dolaşıp 1994’ten beri şikáyet ettiklerimizi tekrar yaşayacağız. |