16/05/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Yazarlar
16.05.2005
Ali Atıf BİR
Demokrat tasarımlı marka: IKEA
  
 

BİRKAÇ okurum ‘Niye IKEA üzerine yazmıyorsunuz?’ diye mesaj göndermiş. Bir nedeni yok. Sadece IKEA’yı izliyorum.

Bazıları gibi ben de ‘İsveç kökenli IKEA diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de başarılı olacak mı?’ diye merak ediyorum.

IKEA şu ana kadar ‘pazarlama iletişimi’ adına diğer ülkelerde hangi araçları kullanıyorsa Türkiye’de hemen aynı araçları kullanıyor. IKEA’nın en önemli iletişim araçlarından biri ürün kataloğu. IKEA 2003 yılında 23 ayrı dilde 118 milyon adet ürün katoloğu basmış ve dağıtmış. IKEA bizdeki lansman kampanyasında da aynı şeyi yaptı, ürün katoloğuna yüklendi. Rekabetçi fiyatlarını reklamlarına taşıdı. IKEA’yı açıldığı ilk gün 30 bin kişi ziyaret etti ama neredeyse 10 milyon kişi yaklaşık iki aydır Türkiye IKEA kataloğundaki fiyatları konuşuyor.

IKEA dünyanın diğer başarılı markaları gibi basit bir fikre dayanıyor: Demokratik tasarım..Yani güzel, oldukça işlevsel ve ucuz mobilya. IKEA sadece ucuzluk demek değil. IKEA’yı anlamak için biraz markanın tarihini ve global gerçeklerini bilmek gerekiyor.

IKEA’nın marka konsepti 1930’lu yıllara dayanıyor. İsveç ekonomik bunalımı yaşarken çiftçi cocuğu Ingvar Kamprad’ın ucuz malzemelerden ürettiği basit ve işlevsel mobilyaların ünü kulaktan kulağa tüm İsveç’e yayılıyor. Kamprad da zaten her zaman IKEA’nın bir konsept markası olduğunu tekrarlıyor. Hatta 1976’da ‘bir mobilya satıcısının vasiyeti’ adını verdiği manifestosunda IKEA ruhunun yenilenmesi için temel değerleri şöyle belirliyor:

Şevk, tutumluluk, sorumluluk, alçak gönüllülük ve basitlik.

10 bebekten biri IKEA’da

IKEA
’nın değerleri sadece duvarlara asılı birkaç kağıtla sınırlı değil ama..IKEA değerleri gerçekten şirket kültürünün içine işlemiş durumda. IKEA’da ast üst ilişkisi çok sınırlı. Çalışanlar birbirlerini zihinsel olarak iş arkadaşı olarak görüyor. IKEA’nın CEO’su Anders Moburg’un ‘business class’ uçtuğu henüz görülmemiş, tercihi hep ‘economy class’. IKEA’nın önemli ilkelerinden biri de tüketiciyi her konuda bilgilendirme, gerçeği iletme ve tüketicisini bilinçlendirme..IKEA katalogları bu ilkenin hayatta geçtiği en önemli platform..

Bazı uzmanlar, IKEA bu kadar gerçeğe bağlıyken ve şeffaflık ilkesiyle çalışırken ‘Bazı gerçeklerin açığa çıkmasaydı daha iyi olurdu’ diyebileceğini düşünüyorlar. Örneğin gazeteciler IKEA’nın çok sevilen kurucusunun eski bir Nazi sempatizanı olduğu ve içki sorunu bulunduğunu ortaya çıkarınca, bazı ülkelerde IKEA’nın satışların da küçük de olsa düşüşler olmuş.

IKEA’nın tüm dünyada başarılı olmasının arkasında başka bir neden daha var. O da ev dekorasyonu zihniyetinde minimalist düşüncenin 1990’larda gücünü giderek hissettirmesi. Türkiye’de aynı eğilim kendini hissetiriyor. Gelecek ne olur bilemiyoruz. Ancak IKEA global olarak uyguladığı ilkeleri Türkiye’de de küçük değişikliklerle (montajçı desteği gibi) başarıyla uygularsa, tutunmaması imkansız.

Geçen yıl tüm dünyada IKEA’ları kaç kişi ziyaret etmiş biliyor musunuz? Tam 286 milyon kişi..Son on yılda Avrupa’da doğmuş her on kişiden birinin IKEA yataklarında ‘tasarlandığı’ tahmin ediliyor. Eğer Türk mobilya firmaları markalarını iyi yönetemezlerse, Türkiye’de de gelecek on yılda doğacak her 10 bebekten 1’inin IKEA’dan alınan yataklarda ’tasarlanmaması’ için bir neden yok..

(*) IKEA’yı anlamak isteyenlere iki kitap öneriyorum. İlki Matt Haig, Brand Royalty, 2005. Diğeri Leading By Design: The Ikea Story, 1999.

Olacağı bu

RTÜK
erotik kanaları yasaklıyorsa, türbanlı izleyicilerin gösterildiği kanalları da yasaklamalı. ‘Böyle hastalıklı düşünce olur mu?’ demeyin. RTÜK ölçütlerine göre son derece sağlıklı düşünüyorum. Televizyon kanalları kamuya ait frekansları devletten lisans alıp yayın yapmıyorlar mı? Demek ki televizyon ekranları kamusal alan. Kamusal alanda türban yasak değil mi? RTÜK kamusal alanı denetleme yetkisini kullanıp paralı dijital bir kanaldaki paralı erotik kanalı kapatabiliyorsa, türbanlı izleyici gösteren kanalları da kapatmalı. Ama kapatamaz. Çünkü AKP iktidarda. CHP iktidara gelirse erotik kanallar açılıp diğerlerini kapatabilir. RTÜK üyelerinin seçimi siyasi otoriteye bağlı olursa olacağı bu..

ÇEKİRGELİK

Fabrikamızda ruj üretiyoruz. Reklamlarımızda umut satıyoruz.

(Charles Revson, Revlon’un eski CEO’su)


Ali Atıf BİR
Tüm yazıları
    Doğan HIZLAN
  Beykozlu bir Orhan Veli
 
    Ercan KUMCU
  Piyasaların şaşırması herkesi şaşırtır
 
    Erdal SAĞLAM
  GAP için artık önceliklerin belirlenmesi lazım
 
    Fatih ALTAYLI
  Tanıtımın tartışılmaz gücü
 
    Ferai TINÇ
  Rumeli Türkleri ve yeni yaklaşım
 
    Kanat ATKAYA
  Hagi'ye mektup
 
    Nurten ERK
  Peugeot: ÖTV artışı, hafif ticari araca öldürücü darbe
 
    Tufan TÜRENÇ
  Gençlikle ilgili bir gerçek öykü
 
    Özdemir İNCE
  Kendi tarihiyle küs olmamak
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İlhan SÖYLER
  Hagi'nin yanlışları
 
    Vedat OKYAR
  Maçın adamı
 
    Vahap MUNYAR
  Çukurova, TeliaSonera’ya Turkcell çalımı mı atıyor
 
    Yener SÜSOY
  Futbolcumuz bilgisiz hakemimiz tecrübesiz
 
    Ercan SAATÇİ
  Bana dokunmayan yılan
 
    Can BARTU
  Akıl almaz hatalar
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Liste çıktığı an DYP’yi sıkıntı bastı
 
    İlker YASİN
  Enkara gecesi
 
    Meriç ENERCAN
  İlahi adalet
 
    Ahmet HAKAN
  Aman kimse duymasın rektör cevap verdi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com