16/05/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
16.05.2005
Ahmet HAKAN
Aman kimse duymasın rektör cevap verdi
  
ahcoskun@superonline.com
 

HAVA acayip güzel. Sıcaklık ideal derecede. Yani 22.

Siyasayı, YÖK’ü, Apo davasını, hükümeti, DYP Kongresi’ni ve her şeyden önemlisi imam-hatipli rektörü bir tarafa bırakmış, keyfime bakıyorum.

Yazı konusu olarak kendime o korkunç İspanyol paça pantolonların giyildiği 70’li yıllara damgasını vuran naif ‘Arkadaş’ şarkısını seçmişim.

Tam, ‘Olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş / Bir gün gelip ayrılsak bile seninle arkadaş’ diye mevzuya gireceğim ki...

Birden telefonum acı acı çaldı.

Arayan Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Yaşar Akbıyık idi.

Aramızda kelimesi kelimesine şöyle bir konuşma geçti:

***

REKTÖR AKBIYIK: Alo Ahmet Bey, ben Yaşar Akbıyık. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü. Sizi televizyondan tanıyorum. Televizyondaki yorumlarınız çok iyiydi ama gazetedeki yazılarınız için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

AHMET HAKAN: Sayın Rektör eleştiri hakkımızı kullanıyoruz.

REKTÖR AKBIYIK: Neyse... Ben size bir açıklama göndermek istiyorum. Bir faks numarası verir misiniz?

AHMET HAKAN: Tabii... 0.212.(...) Açıklamınızı merakla bekliyorum.

REKTÖR AKBIYIK: Hemen göndereceğim. Sayın Hakan, bu arada sizi üniversitemize bekliyoruz. Gelin, burada neler yapıyoruz, görün.

AHMET HAKAN: Mutlaka gelmek isterim.

REKTÖR AKBIYIK: İyi günler.

AHMET HAKAN: Hoşça kalın.

Bu konuşmadan 10 dakika sonra Rektör Akbıyık’ın açıklaması elimdeydi.

***

Öyle artistik olsun diye değil, samimi bir şekilde ‘cevap hakkı’na saygılı bir adam olarak, gönderilen metni noktasına, virgülüne dokunmadan yayınlamak niyetindeydim.

Çünkü bir şövalye hiçbir zaman hedefindeki kişiyle eşit olmayan koşullarda mücadele etmez.

Ben böyle ulvi duygular içinde gezinirken ‘Sayın Rektör’ün ‘cevap metni’ elime ulaştı...

Hay ulaşmaz olaydı!

Ben hayatımda böyle kötü bir metin görmedim.

Neresinden tutulsa dökülüyor.

Tek tek ele alalım:

İmla: Notu pek kıt olmayan herhangi bir ortaokul ikinci sınıf Türkçe öğretmeni, bu metne 10 üzerinden en çok 2 verir. Düşünün: Ayrı yazılması gereken de’ler, da’lar meselesi halledilememiş. Rektör, özel isimlerin baş harfleri büyük olur kuralından bile haberdar değil.

İfade: Lise birinci sınıf kompozisyon öğretmeni, eğer notu bolsa bu metne yine 10 üzerinden en fazla 4 verir. Sadece bir örnek cümleyi buraya yazalım da ne demek istediğimiz anlaşılsın. İşte Rektör Bey’in yazdığı metinden sıradan bir cümle: ‘...Basın bültenindeki ifadeler Üniversiteye karşı takınılan bu tutumun bir yansıması olup ve Üniversitemizin temel ilkeleridir..

İçerik: Anlatım ve ifade bozuklukları nedeniyle içinden çıkamadığım açıklamada Sayın Rektör, sanırım şöyle bir şey söylemek istiyor: Başbakan’ın bir kusuru yok, bütün suç onu bizden habersiz davet eden yerel politikacılarda. Yani Rektör mahcup bir şekilde geri adım atıyor.

***

Eğer kötü niyetli olsam Rektör’ün açıklamasını, ‘Türkçe yazamayan bir Rektör’ ya da ‘Ayrı yazılması gereken de’leri bitişik yazan rektörlerin bulunduğu ülke’ başlığıyla aynen yayınlar ve konuyu Doğan Hızlan ve Hakkı Devrim’e havale ederdim.

Ama kötü niyetli değilim.

Üstelik memleketimi seviyorum.

‘Orta iki’ talebesinin bile yazmayacağı türden bir metnin, ülkemizin iddialı bir üniversitesinin rektörü tarafından kaleme alındığı gerçeğinin tam olarak açığa çıkmasına gönlüm razı değil.

Dost var, düşman var...

O metin yabancı ülkelerin eline geçerse, inanın Türkiye üniversiteleri Batı üniversiteleriyle denklik sorunu yaşayabilir.

Yani mesele bu derece vahimdir.

En iyisi olayın üstünü kapatalım ve hiçbir şey yokmuş gibi yapalım.

(Not: Eğer Rektör ısrar ederse metni aynen yayınlamak zorunda kalırım ve tabii günah benden gider.)


Ahmet HAKAN
Tüm yazıları
    Ali Atıf BİR
  Demokrat tasarımlı marka: IKEA
 
    Doğan HIZLAN
  Beykozlu bir Orhan Veli
 
    Ercan KUMCU
  Piyasaların şaşırması herkesi şaşırtır
 
    Erdal SAĞLAM
  GAP için artık önceliklerin belirlenmesi lazım
 
    Fatih ALTAYLI
  Tanıtımın tartışılmaz gücü
 
    Ferai TINÇ
  Rumeli Türkleri ve yeni yaklaşım
 
    Kanat ATKAYA
  Hagi'ye mektup
 
    Nurten ERK
  Peugeot: ÖTV artışı, hafif ticari araca öldürücü darbe
 
    Tufan TÜRENÇ
  Gençlikle ilgili bir gerçek öykü
 
    Özdemir İNCE
  Kendi tarihiyle küs olmamak
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İlhan SÖYLER
  Hagi'nin yanlışları
 
    Vedat OKYAR
  Maçın adamı
 
    Vahap MUNYAR
  Çukurova, TeliaSonera’ya Turkcell çalımı mı atıyor
 
    Yener SÜSOY
  Futbolcumuz bilgisiz hakemimiz tecrübesiz
 
    Ercan SAATÇİ
  Bana dokunmayan yılan
 
    Can BARTU
  Akıl almaz hatalar
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Liste çıktığı an DYP’yi sıkıntı bastı
 
    İlker YASİN
  Enkara gecesi
 
    Meriç ENERCAN
  İlahi adalet
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com