16/05/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem Son Güncelleme 02:33
16.05.2005
Balıktan, 21 yıl sonra döndüler

Mehmet EZER (DHA)

1984’te Lübnan’da çalıştıkları balıkçı teknesiyle uluslararası sulara çıkınca Mısırlılar tarafından gözaltına alınıp ‘uyuşturucu kaçakçılığı’ iddiasıyla hapse atılan 9 Türk, 21 yıl hapis yattıktan sonra ülkeye dönebildi.

HATAY’ın Samandağ İlçesi’ne bağlı Meydan Köyü, bugünlerde bir ‘buruk sevince’ sahne oluyor. 1984’te gittikleri Lübnan’da balıkçı teknesinde Mısır Sahil Güvenlik ekipleri tarafından yakalanarak, ‘uyuşturucu kaçakçılığı’ suçundan hüküm giyen 9 Türk, 21 yıl hapis yattıktan sonra evlerine döndü. Üç ay önce serbest bırakılan Necdet Kabasakal (50), Mehmet Erol (49), Atıf Soğan (45), Yaşar Nalbant (43), Sabit Coşkun (40), Tekin Yüksel (39), Abdulhalil Karaca (39), Mehmet Yüksel (39) ve Özcan Uysal(39) yakınlarını bile tanıyamadı.

25’er yıl hapis

28 yaşındayken daha çok para kazanmak ve çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak için Lübnan’a gittiğini belirten Mehmet Erol, başlarından geçeni şöyle anlattı: ‘9 arkadaş 1984’te Lübnan’a gittik. ‘Arkada hamile bir eş ve en büyüğü 7 yaşında olan 5 çocuk bıraktım. Bir balıkçı teknesinde çalışmaya başladık. Uluslararası sularda Mısır Sahil Güvenlik ekipleri bizi gözaltına aldı. Teknemizde ve üzerimizde uyuşturucu bulunmamasına rağmen, bizi ‘uyuşturucu kaçakçılığı’ suçundan 25’er yıl hapse çarptırdılar.’

Üçü askere çağrıldı

18’er yaşında gittikleri Lübnan’da hapse giren ve şu anda 39’ar yaşında olan Tekin Yüksel, Abdulhalil Karaca ve Sabit Coşkun askere çağrıldı. Hayatlarının en güzel yıllarını hapiste geçirdiklerini söyleyen üçlüden Yüksel, ‘Bu yaşta bizi askere çağırdılar. Daha kendimize bile gelemedik. Suçsuz yere sabıkamız oldu’ dedi. Arif Soğan ise yakınları dahil, köydeki birçok kişiyi tanıyamadığını söyledi.

Hangisi oğlum diye sordu

Lübnan’a giderken eşi Vahide Erol’un (solda) hamile olduğunu, kendisi gittikten sonra dünyaya gelen oğluna Mehmet adının verildiğini anlatan Mehmet Erol (soldan ikinci, oğluna sarılan) duygularını şöyle anlattı: ‘En küçük oğlum Mehmet’i hiç görmemiştim. Ben geldiğimde oğlum askerliğini yapıyordu. Geçen hafta terhis olup eve arkadaşlarıyla geldi. Eşime dönüp, ‘Hangisi benim oğlum?’ diye sordum. O da bana Mehmet’i gösterdi. Şu andaki duygularımı anlatmak çok zor. Sevinç, acı, üzüntü, mutluluk hepsini bir anda yaşıyorum.’  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com