|
BRUCE SPRINGSTEEN
Devils & Dust (SONY/ COLUMBIA)
DEVILS & Dust, Bruce Springsteen’in 13’üncü stüdyo albümü. İlk dinlediğim albümü ‘River’dı. ‘Born In The USA’ albümü çıktıktan sonra, ‘River’ı tekrar dinlemiş ve daha çok sevmiştim. Kıymetini geç anladığımı kabul edebilirim. Ama sonra arayı kapattım. Kötü Bruce Springsteen albümü diye bir şey yoktur, sadece daha iyiler ve daha iyi olmayanlar vardır denebilir. E Street Band yok bu albümde. Ama Brendan O’Brien var ki; kendisine hürmetimiz büyüktür. Springsteen, daha önceki albümlerinden en çok ‘Nebraska’ya benzetilebilecek bir albüm yapmış. Folk veya country diyecek olanları garipsememek gerek. Hálá yaşayan en büyük şarkı sözü yazarlarından biri olduğunu da ayrıca belirtmek gerekiyor. ‘Matamoros Banks’, ‘All I’m Thinkin’ About’, ‘Maria’s Bed’, 12 şarkılık albümden aklımda ilk kalanlar. Peki, Bruce Springsteen, kendisinden bekleneni yapmamış mı, politik şarkı yok mu?.. Kör gözüm parmağına şeklinde yapmamış, şık yapmış... Bunca kuru gürültünün arasında, pırıl pırıl, sade bir albüm. Ama uyarayım bir başka ‘Rising’ bekleyenlerdenseniz, memnun kalmayabilirsiniz.
AMOS LEE
Amos Lee (KENT/ EMI)
AMOS Lee ismini müzikle kafayı iyice kırmış olanlar Norah Jones bağlantısı üzerinden hatırlayabilir. Enteresan bir şahsiyet 27 yaşındaki Amos Lee. Bob Dylan, Ray Charles, Neil Young, John Prine seviyor mesela. Onları seven çok zaten diyeceksiniz. Öyle ama o yoldan gitmeye çalışan pek kalmadı. Basit bir müzik yapıyor. Soul ve folk müzikle paslaşıyor. Temiz çalınmış şarkıları, temiz temiz söylemekten hoşlanıyor. Zaten Norah Jones’un dikkatini de böyle çekiyor. Kendi adını verdiği albümü ABD’de beğenildi. Fakat bizim memlekette bu işle ilgilenen bir avuç insanın dışında kimsenin dikkatini çekeceğini sanmıyorum. ‘Arms of A Woman’, ‘Seen It All Before’ ve ‘Black River’ gibi çok güzel şarkılar var. İlk dinleyişte tadını tam olarak almak mümkün değil. Vardır ya öyle albümler. Sabırlı ve azimli müzikseverler için uygundur... |