13/05/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cuma
13.05.2005
Banu TUNA
Joschka Fischer diye bir satış metodu
  
btuna@hurriyet.com.tr
 

Alman Burkhard Treude, lüks ürünleri satış uzmanı. 1998’den beri özellikle bu konuda eğitim veriyor. 1976’dan beri ise satış eğitmeni. Geçen hafta Gaggenau’nun davetlisi olarak İstanbul’daydı ve bir seminer verdi.

Lüks, dolayısıyla da pahalı ürünleri satmak ayrı bir uzmanlık gerektiriyor. Çünkü bir satıcı olarak, ikna etmeye çalıştığınız müşteriden normalden çok daha fazla parayı gözden çıkarmasını bekliyorsunuz. İşte Treude, satıcılara bunu nasıl gerçekleştireceklerini öğretiyor. Esprili bir eğitim sistemi var. Başarılı olmak için satıcının önce kendisinin, sattığı ürünün değerine ikna olması gerekiyor. Başarısızlık garantili durumları şöyle sıralamış Treude:

Satıcının kendi yaşam koşullarını ve gelirini göz önüne alarak satış yapmaya çalışması.

Mağazadan içeri giren insanın kullandığı otomobile, yaşına ve giysilerine bakarak, parasının yetmeyeceğini düşünmesi. (Bu benim en sık karşılaştığım durumdur. Pahalı giysiler satan bir mağazadan içeri girdiğinizde, tezgahtar sizi yeterlilik sınavından geçiriyormuş gibi süzer. Sanırsınız markanın sahibi kendisidir de, tasarımlarını sırtınızda görmek isteyip istemediğine karar vermektedir.)

Başarısız olma, müşteri tarafından geri çevrilme endişesi.

Satmaya çalıştığı malın gereksiz olduğunu, müşterinin bu ürüne ihtiyacı olmadığını düşünmesi.

Malın o kadar para ödemeye değmeyeceğini düşünmesi.

Ürünün piyasadaki benzerlerinden bir farkı olmadığını düşünmesi.

Mesleğin püf noktaları da var elbette. Örneğin her zaman müşteriye üç alternatif sunulması gerektiğini söylüyor. İşe en yüksek fiyatlı veya en karmaşık olandan başlanıyor. Böylece müşterinin gözü fiyatlara alıştırılıyor. Üstelik önüne üç alternatif konan kişi seçme özgürlüğü olduğunu düşünerek rahatlıyor.

Müşteri yüksek fiyata itiraz ederse kullanılan yöntemlerden biri, Alman Dışişleri Bakanı Joschka Fischer’in adını taşıyor. Joschka Fischer metodunda taktik basit; yüzünüzü acı çekiyormuş gibi buruşturuyor ve ‘Bu elbette düşük kalitede bir ürün değil’ diyorsunuz. Sanırım böylece müşteri kendisini, bunca kıymetli bir şey karşısında pazarlık yapmaya kalktığından sefil biri gibi hissediyor, yaptığından utanıyor ve terbiyesizliğini telafi etmek için sorgusuz sualsiz ürünü alıyor.

Zaten Treude finalde şöyle diyor: ‘Müşterilerinizi kobay olarak kullanabilirsiniz. Nasıl olsa onlar hiçbir zaman üzerlerinde yeni bir formül veya yöntem deniyor olduğunuzu bilmeyecek.’

IKEA hakkında ilk şikayet geldi

Aslında bu hafta IKEA ile ilgili tek bir satır yazmamak niyetindeydim. Geçtiğimiz hafta gazetelerin birinci sayfalarından giren açılış haberleri, her türlü detay ile dolup taşmıştı çünkü. Bana söyleyecek bir şey kalmadığını düşünüyordum. Derken bir şikayet geldi.

Bir arkadaşım, geçen salı akşamüstü saatlerinde IKEA’ya gitmiş. Otomobili olmadığından, mağaza kapısındaki görevlilere çıkışta taksi çağırıp çağıramayacaklarını sormuş, olumlu cevap alınca alışveriş yapmak üzere içeri girmiş. Birkaç parça bir şey aldıktan sonra dışarı çıkmış, en yakındaki taksi durağından taksi çağrılmış. Ortada küçük boy bir iki kutu, birkaç poşet ve bir tane de sandalye varmış. Hepsinin bagaja sığabileceğini, belki sandalyeyi arka koltuğa koymak gerekebileceğini söylüyor arkadaşım. Fakat taksi gelmiş ve şoförü yerdeki eşyaları görür görmez söylenmeye başlamış. Bagajı açıp yerleştirmeyi denememiş bile. Hatta patronunun ‘Bagajı açmayacaksınız’ diye buyurduğunu söylemiş. (Anlaşılan havaalanına veya otobüs terminaline giden yolcu da almıyor.) Neticede götürmeyi kabul etmemiş, arkadaşım da ortada kalmış.

Açıldığı gün IKEA’ya gittim. İçeride her şey dünya genelindeki tüm mağazalarında olduğu gibi tıkır tıkır işliyor. Tüm çalışanlar güleryüzlü ve yardımsever. Ancak belli ki, bazı müşterilerin otomobili olmayabileceği hesaba katılmamış. IKEA gibi bir alışveriş merkezinin kapısından yolcu almaya giden taksi şoförü, nasıl olur da bagajı açmam gibi bir ön şart koyabilir, yolcunun poşetleri var diye söylenebilir?

Belli ki IKEA yetkililerinin yapması gereken kendi taksi duraklarını kurmak. Böylece yolcusuna saygısızlık eden taksi şoförleri yüzünden müşteri kaybetmemiş olurlar. Hatta eşya taşımak sorun olmasın diye, hani şu yeni model büyük taksiler var ya, onlardan koyabilirler durağa. Aksi halde altında otomobil olmayan IKEA’ya gitmesin.1


Banu TUNA
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Elma şekeri...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Hesap hatası
 
    Bekir COŞKUN
  Vatandaşın ahlakı nasıl kurtuldu?..
 
    Doğan HIZLAN
  Tanıdığım en yakışıklı felsefeci
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Buyurun cenaze namazına!
 
    Ercan KUMCU
  Uzun dönemli bütçenin işlevleri
 
    Erkan ÇELEBİ
  Cep mesajında yuva yıkan ‘korsan’ var
 
    Ferai TINÇ
  Mahkeme kararı ile politika yapmak
 
    Gila BENMAYOR
  Çocuklara hem bisküvi hem Fikret Mualla’yı sevdirmek
 
    Kanat ATKAYA
  Ezeli rekabet ebedi dostluk
 
    Osman Giritli
  ‘Koro’nun trajik sesi
 
    Tufan TÜRENÇ
  Rektörün davranışı Başbakan’ın üslubu
 
    Yalçın BAYER
  Talat’ın eli havada mı kalıyor
 
    Yalçın DOĞAN
  ‘Türk vatandaşı Apo silahlı çete’
 
    Özdemir İNCE
  Nedir bu haller Mr. Bush?
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Apo üzerinden politik oyunlar
 
    Vahap MUNYAR
  Koç, Karamehmet’in borcunda ne kadar indirim yapacak
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif DEMİRCİ
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Telkin ve düşünce üzerine
 
    Bünyamin SÜRMELİ
  Pazara tekrar ısınıyoruz
 
    Ahmet HAKAN
  O kadar kusur kadı kızında da olur
 
    Suna DUMANKAYA
  Sırlar ‘Tabiat Ana’dan
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com