07/05/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
07.05.2005
Güzin  Abla
Vakit varken annenize onu sevdiğinizi söyleyin
  
guzinabla@hurriyet.com.tr
 

Annelerinize, henüz vakit varken, ‘Seni seviyorum’ demeyi ve hak ettikleri zamanı ayırmayı ihmal etmeyin. Hiçbir şey onlardan daha önemli değil.

Onlara ilgi gösterin, ziyaretlerine gidin çünkü her şey ertelenebilir ama bunu erteleyebileceğiniz ‘bir başka zaman’ belki de bir daha asla olmayacak. İçinizde ‘Annemize onu sevdiğimizi söylememize gerek yok, o zaten bunu bilir’ diye düşünenler olabilir. Onlar belli ki henüz anne olmamışlar! Siz siz olun, anneniz hayattayken, sizi duyabiliyor ve anlayabiliyorken, henüz ona sıkı sıkı sarılabiliyorken, bunun kıymetini bilin ve annenize yalnız bugün değil, sık sık onu ne kadar sevdiğinizi tekrarlamayı unutmayın. O artık yanınızda değilse, yine de tüm sevginizi bir öpücüğe sığdırıp, ona doğru gönderin. Mutlaka hissedecektir!

Uzaktaki anneme hediye

Anneme verebileceğim en mükemmel hediye bu yazı olmaz mı, Güzin Abla? Anneler Günü münasebeti ile aşağıdaki satırları yazmak ihtiyacı hissettim. Uygun görür, yayınlarsanız çok iyi olur diye düşündüm.

Esasında ben de anneyim, ama ya benim annem! Acaba benim annem kadar fedakár, cefakár, sabırlı, hoşgörülü, affedici, hataları hemen unutan veya yüze vurmayan, elini çocuklarına hiç kaldırmamış; her ihtiyaç duyulduğu zaman bir uzay meleği gibi ışınlanıp geliveren, sevgi bankasında kredi kartı kabul edilmeyip, hep nakit ve peşin veren, yüzü hiç asılmayan, hasta olduğu bile anlaşılmayan, parası hiç bitmeyen, daima çözüm bulan, hep dinleyen ve daha uzayıp gidecek birçok kaliteye sahip bir anne olabildim mi?

Biricik kızıma da sorarsanız ben de çok iyi bir anneyim; ama anneannemin yeri başka, der. Bu sebepten, şu anda canım annemden binlerce kilometre uzakta olduğum ve bu Anneler Günü’nde de telefon ve uluslararası çiçek servisi vasıtası ile çiçek göndermekten başka bir şey yapamayacağım için düşündüm; sizin aracılığınızla köşenizin tiryakisi olan anneme bu yazıyla en mükemmel hediyeyi vermiş olmaz mıyım?

Biz anneler ne kutsal bir görev üstlenmişiz! Ne olur annelerimizi üzmeyelim. Hayat çok kısa. Bir bakıyorsunuz geride, duvarda asılı bir resim kalmış veya eski bir kasette size söylediği ninniler ve şimdiki teknoloji ile kameralara alınmış yaşamlar. Ben de kameralardan annemi seyredip, hasret gideriyorum ve ona kavuşacağım izin günlerini iple çekiyorum.

Anneciğim senin günün ve tüm annelerin günü kutlu olsun. Seni öpüyor, kokluyorum. Celine Secim Cotton

Ölüm sana yakışmadı anne

Can anneme! Gittin, bizler sadece donduk kaldık. Öylesine acıdı ki içim, tutup koparsalardı kolumu, bacağımı bu kadar acı duymazdım.

Gittin... Yanında olsaydım tutardım ellerinden, belki koparırdım ölümün pençesinden. Bir yıkım oldu gidişin, bizi bıraktığında çöküp kaldı bedenimiz, olduğumuz yerde. Neden gittin? Neden birlikte yaşayacağımız güzel günleri toprağa gömdün annem? Bütün bunlarda bir acımasızlık yok mu anne? Ah nasıl özlemişim seni nasıl. Doğum gibi ölmek de bir gerçekse, neden ölümü zor kabulleniyoruz anne?

Mükemmel, verici bir anne olduğunu herkes biliyor, bunu yazmama gerek var mı ki? Yaşaman bana garip bir hafiflik, doyulmaz bir mutluluk veriyordu. Tattığım bu duygu belki de mutluluk değil, var olduğunu bilmenin huzuruydu. Ben sana çocukluğumdan itibaren vurgundum. Anamdın, babamdın, her şeyimdin. Ama seni kaybetmeyi hiç düşünmemiştim. Senin yokluğunu nasıl aşacağımı hálá bilemiyorum anne. Sesimi duyabilseydin keşke, yalvarışlarımı, seni çağırdığımı.

Çok özledim; sensiz günleri ağlayarak, içim yanarak sürüklüyorum ister istemez. Bu duygularımı hissetseydin, beni duysaydın, dayanabilir miydin bu yaşadığım acıya? Dünya batsa, gök yere de inse ‘’Benim anam gelir’’ diye kendimi avutuyorum. İnsanın kendini kandırması ne zor bir olaymış.

Seni özledim, sesini özledim. İnsan ağlarken gözünün içi kalbi gibi acır mı? Acırmış annem, her şeyi öğrettiğin gibi bunu da sen bana öğrettin. Çiçekleri sulamayı, doya doya su içmeyi ne kadar çok severdin. Gözyaşlarım akıyorsa üzülmüyorum, annem suyu severdi diye avutuyorum kendimi. Acılar kişiseldir, özeldir, bunu yaşayan bilir. Sevmek dokunmaktır, kucaklaşmaktır. Ben artık dokunamıyorum sana, kucaklayamıyorum seni.

Bu Anneler Günü’nde, anacığım, ne kadar isterdim seni kucaklamayı. Ellerini öpemedim ama toprağını öpeceğim anne. Ben de senden hediyemi istiyorum: Anneler Günü’nde rüyama gir, bekliyorum.

Anneler günün kutlu olsun. Mekánın cennet, hakkımız helal olsun.

Eda, Selçuk, Seda, Evren, Pırıl, Emrah


Güzin  Abla
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Dürüstlük ahmaklık mıdır?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Halk mı, hükümet mi istedi
 
    Bekir COŞKUN
  Ödül...
 
    Ege CANSEN
  Vatan sevgisi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Kurt’un kitabı
 
    Erdal SAĞLAM
  Özel sektör de yeniden şekilleniyor
 
    Fatih ALTAYLI
  Üniversite sınavında soru rezaleti
 
    Hadi ULUENGİN
  60. zafer yılı
 
    İlter TÜRKMEN
  Ortadoğu politikamız iyi gidiyor
 
    Tufan TÜRENÇ
  AKP hükümetine bir hatırlatma
 
    Yalçın BAYER
  Büyükşehir ‘rulo çim’ modasına uydu
 
    Yalçın DOĞAN
  500 milyarlık tazminat
 
    Özdemir İNCE
  AKP’yi doğru tercüme etmek
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  2023’te nasıl bir Türkiye olacak?
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif DEMİRCİ
 
    Şükrü KIZILOT
  Altın yumurtlayan tavuklar
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Anneler Günü hediyem
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com