|
REYAN TUVİ
Cicim günleriniz için romantik yürüyüşler ya da sıradışı mekanlarda iki kişilik maceralar Evliliği, uzun süreceğine inandığınız bir yolculuk gibi düşünürseniz eğer, yola kiminle çıkacağınız önemlidir. Seyahatler, birini tanımanın en kestirme yoludur.
İyice yakınlaşır ya da uzak düşersiniz. ‘’Cicim günleri’’ni geçirecek yeni evlilere tavsiyede bulunmak kolay değil. Birçokları hazırlıkların ve düğün gününün yorgunluğundan, balayı için dinlenebilecekleri büyük otelleri tercih ediyorlar. Oysa ‘’Balayı mekanları’’ denince, akla ilk beş yıldızlı otellerin geldiği günler geride kaldı. Dinlenmek, yüzmek ve hava kararınca da bar taburelerinden güneşin batışını seyretmek, dansetmek isterseniz, size göre seçenekler var. Bunun çok klasik olduğunu düşünüyorsanız, kuş uçmaz kervan geçmez bir tepede ya da koyda, güneşin doğuşunu ve batışını, yattığınız yerden seyredebileceğiniz bir bungalov ya da ağaç eve ne dersiniz? Balayı romantizminin er geç sizi sıkacağından endişeliyseniz ve balayının bile, yeni yerler görmek için bir bahane olduğunu düşünüyorsanız, ‘’kültürel balayı’’ bölümü size göre olabilir.
Cicim günlerinizde romantik yürüyüşler mi istersiniz sıradışı mekanlarda iki kişilik maceralar mı?
Evliliği, uzun süreceğine inandığınız bir yolculuk gibi düşünürseniz eğer, yola kiminle çıkacağınız önemlidir. Seyahatler, birini tanımanın en kestirme yoludur. İyice yakınlaşır ya da uzak düşersiniz. Bugünlerde, kendilerine balayı önerisinde bulunmamı isteyen sayısız okuyucu e-mail’i alıyorum. ‘’Cicim günleri’’ni geçirecek yeni evlilere tavsiyede bulunmak kolay değil. Birçokları hazırlıkların ve düğün gününün
yorgunluğundan, balayı için dinlenebilecekleri büyük otelleri tercih ediyorlar. Oysa ‘’Balayı mekanları’’ denince, akla ilk beş yıldızlı otellerin geldiği günler geride kaldı. Beklentilerinizden eminseniz, önerilerimize bir göz atın. Dinlenmek, yüzmek ve hava kararınca da bar taburelerinden güneşin batışını seyretmek, dans etmek isterseniz, size göre seçenekler var. Bunun çok klasik olduğunu düşünüyorsanız, kuş uçmaz kervan geçmez bir tepede ya da koyda, güneşin doğuşunu ve batışını, yattığınız yerden seyredebileceğiniz bir bungalov ya da ağaç eve ne dersiniz? Balayı romantizminin er geç sizi sıkacağından endişeliyseniz ve balayının bile, yeni yerler görmek için bir bahane olduğunu düşünüyorsanız, ‘’kültürel balayı’’ bölümü size göre olabilir.
Eğer aklınızda olan, gün boyu dinlenmek, yüzmek, hava kararmaya başlayınca da yavaş yavaş hayata karışmak, bar taburelerinden günbatımını seyretmek, geç saatlere kadar deniz kıyısında yemek yemek, sohbet etmek ve dans etmekse, balayınızın rotası Ege ya da Akdeniz olmalı.
GÜNDÜZÜ SAKİN, GECEYİ EĞLENCELİ SEVENLERE
İlk akla gelenin Bodrum olması şaşırtıcı değil. Üç bin yıllık bir tarihe sahip Bodrum’da canınız sadece serserice dolaşmak istiyorsa bile, Bodrum Kalesi aklınızda olsun. Daha önce görmediyseniz, kaçırırsanız yazık olur. Yıllar önce Bodrum’a geldiyseniz, yapılaşmayı, rıhtımdaki ve Barlar Sokağı’ndaki değişimi fark etmekte gecikmeyeceksiniz. Hadigari eskisi gibi değil ama güneş batarken deniz kıyısındaki yeni yerinde olun ya da Gümüşlük’teki Limon Kafe’de... Bodrum’un meşhur el yapımı sandaletlerini yapan da az giyen de ama haftanın neredeyse her günü kurulan pazarları hálá canlılığını koruyor. Bodrum’un ve civarındaki yerleşimlerin sundukları öyle fazla ki bir yerden hoşlanmazsanız mutlaka keyif alacağınız başka birçok mekan bulacaksınız.
Bodrum’da, Ege ve Akdeniz’in en güzel ve kişilikli butik otelleri olduğu gibi, daha ekonomik bir balayı için, deniz kıyısında, hoş pansiyonlar da var. Bodrum civarında, en bozulmamış yerlerden biri Gümüşlük. Farklı tasarımların sergilendiği çarşısı, günbatımı, taş evleriyle Bodrum’un bir başka yüzü olan Karakaya köyüyle görülmeye değer. Bodrum’da balayı çiftlerini sık ağırlayan iki otel, Queen Ada Hotel ve Maki Hotel. Merkeze sekiz kilometre mesafedeki Torba’da, denizle içiçe son derece şık bir butik otel olan Queen Ada (0252 367 15 98), 5 yıldızlı bir otelin konforunu, az odalı bir kulüp ortamında sunuyor. Bahçenin önü deniz; kalabalıktan uzak sakin bir kumsal, havuz denizle makiliğin birleştiği yerde, ötesi Rumlardan kalma şapel ve manastır harabeleri... Şık tasarlanmış, konforlu odalarının bazıları muhteşem bir bahçe, bazıları da deniz manzaralı.
Merkeze 24 kilometre mesafede, Türkbükü yalısının sonundaki Maki Hotel’in (0252 377 61 05), önünde güzel bir plajı, yine bahçe ve deniz manzaralı odaları var. Gümüşlük’teki ekonomik bir seçenek, önünde kumsalın uzandığı Kulüp Gümüşlük (0252 394 34 01). Köy bugün Arkeolojik SİT Alanı olduğundan koruma altında ve bu nedenle de aşırı bir yapılaşmaya rastlanmıyor. Eğlenceden yorulduğunuzda, denizin ve rüzgarın sesiyle yetinmek, geceyarısı sahilde yürümek, denize girmek ve barda her gece yanan odun ateşinin etrafında sohbet etmek kulağınıza hoş geliyorsa, buradan keyif alabilirsiniz.
KONAKTA KONFOR YAPIP DAĞLARA KARŞI YÜZMEK
Son yıllarda, Çeşme’nin bir ‘’eğlence beldesi’’ olarak Bodrum’un tahtını sarsacak kadar ‘’moda’’ olmasıyla, bugüne dek sadece Çeşme’de yaşayanların ya da burada yazlığı olanların pazarından taze sebze, meyve almak için uğradığı, kendi halindeki, küçücük kasaba Alaçatı’nın keşfi aynı zamana rastlar. Çeşme’nin restoranları, beach club’ları, barları ve diskoları okullar kapanınca açılır ve canlanır, okullar açılınca ise Çeşme terk edilir. Yaşamaya devam eden tek yer Alaçatı’dır. Meydanı, kahvesi, pazar yeri, kiliseden bozma camisi ve bugüne kalabilmiş Rum mimarisiyle, eğlence turizmine doludizgin yatırım yapan ve yazın neredeyse istila edilmiş görünümü alan Çeşme’nin ıssız koylarının yanısıra en katlanılır yeri Alaçatı’dır.
Son zamanlarda çehresi çok değişen Alaçatı’da taş binalar restore edildi, hepsi ince bir zevkle, karakterini koruyacak şekilde otel, pansiyon, kafe ve restoran haline getirildi. Burası da yazın kalabalıktan nasibini fazlasıyla alıyor ancak yaz kış yaşayan bir kasaba olduğundan, başka mevsimlerde de keyif veriyor. Alaçatı’ya en yakın plaj dört kilometre mesafede. Bu nedenle Çeşme’de araçlı olmakta yarar var. Bazı oteller havuzlu. Bunlardan biri, GEO Dergisi tarafından ‘’Türkiye’nin En Güzel 10 Oteli’’ arasında sayılan ve eski bir Rum evi olan Alaçatı Taş Otel (0232 716 77 72, www.tasotel.com). Aslı korunarak, son derece güzel restore edilmiş bu taş ev, doğal malzemesi, sadeliği ve detaylarıyla, Ege tarzını ve samimiyetini olabildiğince zevkli bir şekilde yansıtıyor.
Cumbalı, bahçeli, sekiz odalı Sakızlı Han da (0232 716 61 08), içtenlikle ağırlanacağınız, keyifli bir mekan. Daha ekonomik seçeneklerden biri de Sailors Otel (0232 716 87 65). Sörf yapmak isterseniz, Alaçatı Surf Paradise Club’a (0232 716 66 11) uğrayın.
Eğer mayıs düğünü yapıyorsanız, Antalya hálá seçenekleriniz arasında olabilir. Çünkü mayısı izleyen üç ay boyunca, rutubeti ve kalabalığı nedeniyle, buraya tahammül etmek kolay değil. Özellikle karakterini koruyabilmiş Kaleiçi, balayı için uygun bir konaklama bölgesi. Burada istediğinizde kafa dinliyor istediğinizde Türkiye’nin Riviera’sı olarak adlandırılan bu kentin hızlı ritmine ayak uydurabiliyorsunuz. Konyaaltı Koruluğu’ndaki Beach Park’ın deniz kıyısında 12 plajı var. Hemen onların arkasındaki çimenlerin üzerinde de barlar, restoranlar ve dükkanlar. Eğer yeterince dinlendiğinizi ve denize girdiğinizi düşünüyorsanız, Antalya Arkeoloji Müzesi, Aspendos Tiyatrosu, ormanların, dağların ve yosun tutmuş kayalıkların arasına dağılmış, 1050 metredeki Termessos Güllük Dağı Milli Parkı, Karain Mağarası, Kurşunlu Şelalesi, Selge ve Olimpos antik kentlerini görebilirsiniz.
Kaleiçi’nde birçok hoş otel var. Biri, 300 yıllık bir konakta kusursuz bir konforun yaratıldığı Tuvana Hotel (0242 244 40 54, www.tuvanahotel.com). Yüzme havuzlu bahçe, restoranın olduğu avlu ve etraftaki antikalar, her şey göz zevkinize hitap ediyor. Bir diğeri de Tekeli Konakları (0242 244 54 65, www.tekeli.com.tr). Tekeli Mehmet Paşa’dan kalma, restore edilmiş bu altı ev, Kaleiçi’nin en görkemlilerinden. El yapımı Kütahya fayansları ve sedir ağacının kullanımı, burayı iddialı bir otel olmanın yanısıra, Türk sanatı açısından da müzelik yapıyor. Önünden geçerken girmeden edemeyeceğiniz pastanesinin yanısıra, restoranında da Türk mutfağının en geleneksel tatları var.
DOLUNAYDA SADECE SUYUN SESİNİ DUYMAK
Antalya ve Kemer’in gece hayatına yakın ama bir o kadar da turistik ortamına uzak iki yer var; Tekirova’daki Sundance ve Çıralı’daki Olympos Lodge. Tekirova’nın içinden ayrılan iki kilometrelik toprak yol, sizi bungalov ve ağaç evlerin yayıldığı, dış dünyadan soyutlanmışlık duygusu veren, alabildiğine bakir bir araziye, Sundance’e (0242 821 41 65, www.sundancecamp.com) getirir. Odalar büyük değil, havuz yok ancak denizin içeri kıvrıldığı yer, en rüzgarlı günde bile sakin bir göl gibi. Yüzerken dağları, ormanları seyrediyorsunuz.
Sabahları Phaselis antik kentine yürüyüş yapabilir, tavla, satranç, Tabu gibi oyunlar oynayabilir, herkesten uzakta gölgede dinlenebilir, akşamları da barda ateşin etrafında toplanarak müzik yapanları dinleyebilirsiniz. Üç öğün yemek çıkan kampingde, balayı çiftleri ve aileler için yeni yapılan, diğerlerine göre daha konforlu bir oda var. Lüks ve şık bir konaklama, Çıralı’daki Olympos Lodge (0242 825 71 71, www.olymposlodge.com). 15 bin metrekarelik yemyeşil ve bakımlı bir arazi içindeki, denize sıfır otel, dünyaca ünlü. Sadece 12 odası var ve kişi başına 750 metrekare bahçe düşüyor. Bahçede tavus kuşları dolaşıyor, ördekler gölette yüzüyor. Otel, Olympos antik kentine 10 dakikalık yürüme mesafesinde. Çıralı Plajı önünde boylu boyunca uzanıyor. Odalar sade ve şık, akşam yemekleri lezzetli.
Kalkan’a iki kilometre mesafedeki Hotel Villa Mahal (0242 844 32 68, www.kalkan.org.tr/mahal), Akdeniz’in en muhteşem konuma sahip otellerinden biri. Olağanüstü bir manzaraya karşı, incelikle tasarlanmış bir cennet köşesi. 176 basamak aşağısı deniz ve Kalkan limanına sık sık motorla ulaşım sağlanıyor. Önünde özel havuzu olan bir ‘’pool suite’’i bile var. Kapısız tuvaletlerin manzarası, uçsuz bucaksız bir denize uzanıyor. Kalkan’a 25 kilometre mesafedeki Kaş’ta kalınacak en güzel oteller, merkezin beş kilometre güneybatısındaki Çukurbağ Yarımadası’nda. Oteller, Kaş’ın turistik sokaklarından uzakta, berrak bir denize açılıyor ve karşısı Meis Adası. Dolunayda gökyüzü aydınlanıyor ve otellerin deniz kıyısındaki taşlık teraslarında sadece suyun sesini duyuyorsunuz.
Aracınız varsa, burada kalmayı tercih edin. Begonvillerin ve palmiye ağaçlarının arasında kaybolmuş bir avlunun etrafında, geleneksel Kaş mimarisinde, büyük bir havuza ve sonsuz bir Akdeniz manzarasına bakan Hadrian Hotel (0242 836 28 56, www.hotel-hadrian.de) ya da şeftali ve nar ağaçlarının gölgelediği merdivenleri, havuz kenarındaki bar ve restoranı, manzaralı geniş odalarıyla Villa Hotel Tamara’yı (0242 836 32 73) tercih edebilirsiniz. Ekonomik bir öneri de merkeze birkaç kilometre mesafedeki Hotel AA (0242 836 18 22, www.hotelaa-kas.com). Toprak Sergen’in genç ve rahat otelinde, çiçekler içindeki klimalı bungalovlar, sade ve bakımlı. Yolun diğer tarafında, otelin, berrak bir denizin üzerinde uzanan bir iskelesi ve akşamları canlanan bir barı var. Aktivite arıyorsanız, Kaş’ta yamaç paraşütü yapabilir ve dalabilirsiniz. Tekne turlarına katılabilir, Küçük Çakıl ve Büyük Çakıl plajlarında yüzebilirsiniz. Özellikle Kaputaş Plajı’ndan denize girin. |