02/05/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 00:44
02.05.2005
Baykal: Rejimin özüyle oynamak istikrarsızlık doğurur

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ”Hukukun temel kurumlarının, temel anayasal anlayışımızın her gün yeniden değiştirilmesi anlayışı, çok büyük bir hukuki istikrarsızlık ve belirsizlik getirir. Bu ülkenin huzuru ve barışını çok ciddi şekilde etkiler” dedi. Baykal, siyasetin rejimin özünü de her gün yeniden tanzim etmeye kalkarsa ülkede çok büyük huzursuzluk ve istikrarsızlık olacağını söyledi.

Baykal, genel başkan yardımcıları Eşref Erdem, Mustafa Özyürek ve Genel Sekreter Önder Sav ile Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin'i ziyaret etti. Baykal, yüksek mahkemenin 43. kuruluş yıldönümü törenine katılamadığı için bu ziyareti gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Anayasa Mahkemesi'nin bugün geldiği noktayı çok önemli saydığını belirten Baykal, Anayasa Mahkemesi'nin siyasal yaşamın, anayasal rejimin temel bir kuruluşu olarak önemli bir işlev yerine getirdiğini söyledi. Baykal, 1960 sonrası ortaya çıkan yeni siyasal şekillenmenin, Türkiye'ye kazandırdığı en temel kuruluşların başında Anayasa Mahkemesi'nin geldiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Anayasa Mahkemesi ihtiyacı, Türkiye'yi 1960 yılında krize sürükleyen gelişmelerin sonucunda herkesin kabul ettiği bir ortak değerlendirme sonucunda kendisini kabul ettirmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu anlayışla oluşturulmuştur. O günden bu yana da Anayasa Mahkemesi, hukuk sistemimizin, anayasal rejimimizin çok sağlam, güven ve denge unsuru olarak çalışmıştır.

Siyaset-hukuk ilişkisinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi bütün ülkelerde önem taşır. Siyasetin, hukuku kendi emir ve kumandası altına almaktan uzak durması, hukukun siyasal değişimlerin ötesinde, varlığını, etkisini daima temel ilkelere uygun bir şekilde hissettirmesi, bir toplumun istikrarı ve huzuru için büyük önem taşır. Siyaset sürekli dalgalanır, inişli-çıkışlı bir süreçtir. Siyasetin dalgalanmasına bağlı olarak hukukun temel kurumlarının, temel anayasal anlayışımızın her gün yeniden değiştirilmesi anlayışı, çok büyük bir hukuki istikrarsızlık ve belirsizlik getirir. Bu, ülkenin huzuru ve barışını çok ciddi şekilde etkiler. Hukuk ve siyaset dengesinin kurulması olağanüstü önem taşır. Maalesef geçmişte bu denge çok kolay kurulmamıştır. Şimdi bunu oturtmaya çalışıyoruz.”

“SİYASET, REJİMİN ÖZÜNÜ TANZİM ETMEYE KALKARSA”

Günlük siyasi dalgalanmaların ötesinde, hukukun temel ilkelerine ve Anayasa'nın özüne, uluslararası temel anlayışa bağlı olarak Türkiye'nin hukuk ufkunu açmaya çalıştıklarını ifade eden Baykal, hukuk kurumlarının da bu doğrultuda gayret gösterdiğini söyledi. Baykal, şöyle devam etti:

“Siyaset de hukukun bu temel çerçevesini saygı ile karşılayarak, kendisini onunla uyumlu bir ilişki içine yerleştirerek, toplumun ihtiyaçlarına, sürekli değişen taleplere uygun bir şekilde bu ilişkiyi sürdürmek zorundadır. Bunu başarabilirsek, Türkiye'de huzur, barış olur. Ama 'dediğim dedik, güç bendedir, istediğimi yaparım' deyip siyaset; hukukun özünü de tahrip etmeye, hukukun temel ilkelerini de rejimin, Anayasanın özünü de her gün yeniden tanzim etmeye kalkarsa, ülkede çok büyük huzursuzluk ve istikrarsızlık kendisini gösterir. Bundan uzak kalmak gerekir, bu temel ihtiyaçtır.”

“TÜRKİYE, OYUNUN KURALLARINI BELİRLEMİŞTİR”

Bir ülkede her gün rejimin konuşulmaması gerektiğini savunan Baykal, şunları kaydetti:

“(Bu oyunun kurallarını yeniden tanzim edeceğim) dediğiniz zaman, her defasında oyunun kuralları  yeniden tartışma konusu olduğu zaman uyum ve huzur olmaz. Türkiye, oyunun kurallarını belirlemiştir. Oyunun kuralları çok açıktır. Bu kuralların içinde hukuk vardır, Anayasa Mahkemesi vardır, hukukun yasamayı denetlemesi vardır. Bütün bunları biz, yaşadığımız acı-tatlı deneyimlerin sonucunda 'en doğrusu bu' diye kabul etmişiz. Şimdi bu deneyimleri yok sayıp, yeniden Türkiye'yi bir maceraya, bir kargaşaya çekmek kadar yanlış bir şey olamaz.”

Türkiye'de sorunların tartışılabileceğini, ancak bu sorunlardan yola çıkarak tatminsizlikleri aşmak için rejim değişikleri önermeye kalkışmanın daha büyük sıkıntılara yol açacağını belirten Baykal, ”(Türban sorununu çözeceğiz) diye Anayasa Mahkemesi'ni kaldırmaya kalkarsak, çok daha büyük tehlikeleri, çok daha büyük tehditleri davet ederiz” dedi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı'nı ziyaret tarihi belirlenirken, böyle bir değerlendirme yapmasının gündemde olmadığına işaret eden Baykal, Anayasa Mahkemesi'nin saygın ve önemli bir kurum olduğunu, sürekli geliştiğini ve gelişmeye devam edeceğini kaydetti.

Baykal, ayrıca geçen hafta kutlanan yüksek mahkemenin 43. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Bumin'i tebrik etti.

HALUK KOÇ: TÜRKİYE TEHLİKELİ ELLERDE

CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, Meclis'in isterse Anayasa Mahkemesi'ni dahi kapatabileceğine dair sözlerini “Türkiye'nin ne kadar tehlikeli ellerde olduğunu gösteren sözler” olarak nitelendirdi ve ”Türkiye'nin bütün kurumlarıyla çok çok dikkatli olması gerekiyor önümüzdeki dönemde” dedi.

Haluk Koç, TBMM'de Muhtarlar Derneği'ni kabulü sırasında gazetecilerin Arınç'ın sözleriyle ilgili sorusunu yanıtladı. Bülent Arınç'ın zaman zaman böyle “ilginç” çıkışları olduğunu ifade eden Koç, “Sayın Arınç'ın kişiliği bu” görüşünü dile getirdi.

Demokrasilerin ve özellikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın temelinde kuvvetler ayrılığı ilkesi bulunduğunu vurgulayan Koç, şöyle dedi:

“Yani yürütme, yasama ve yargı bağımsız çalışır. Birbirlerini etkilemez. Sayın Arınç bir örnek veriyor. Gizli kapaklı bir tehdit savuruyor bu arada. İngiliz Avam Kamarası'nda söylenen bir espriyi dile getiriyor güya. 'Parlamentolar her şeyi yapar, kadını erkek, erkeği kadın yapamaz' diyor. Ama, Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosu bir şey daha yapıyor. Kafalarının arkasında karanlık düşünceler bulunanları demokrat yapıyor, sahte demokrasi havarisi yapıyor.”

KUVVETLER AYRILIĞI

Koç, “Anayasa Mahkemesi'ni kapatmak, yargıya etki yapmak ne sayın Arınç'ın ne şu anda yürütmede bulunan zevatın harcıdır” görüşünü dile getirdi. Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası kuvvetler ayrılığı ilkesi üzerine oturmuştur. Yasama kendi görevini yapar, yürütme kendi görevini yapar, yargı kendi görevini yapar ve bağımsızdır. 'Yargıyı kaldırırım, her istediğimi yaparım' böyle bir şey yok. Demokrasi sınırsız özgürlüklerin kullanıldığı bir rejim değildir. Kuvvetler ayrılığı ilkesinden sapma olursa burada en başta sayın Meclis başkanı kendi meşruiyetini tartışmaya açıyor. O zaman da biri gelir 'Seni Meclis başkanlığından aldım' der. Söylediği sözlerin nereye gittiğini sayın Arınç'ın çok iyi değerlendirmesi gerekiyor. Türkiye'nin ne kadar tehlikeli ellerde olduğunu gösteren sözler bunlar. Türkiye'nin bütün kurumlarıyla çok çok dikkatli olması gerekiyor önümüzdeki dönemde.”

 


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com