|
SIRA şimdi ‘ipe un sermeye’, yani anlamsız bahanelere sığınmaya mı geldi, göreceğiz.
Bildiğiniz gibi CHP taa 1998’den beri nerdeyse tekerleme haline getirdiği bir politikanın şampiyonu geçiniyordu:
‘Birileri hakkında yolsuzluk iddiası ortaya atıldığı takdirde, biz onun yargıya gitmesinin önünü kesmeyiz. İddia bir tertip eseri olsa bile, onun yargı tarafından ortaya çıkarılmasını isteriz.’
Anımsayacağınız gibi 1997-98’de Meclis’e getirilen her ‘yolsuzluk’ iddiası oylanırken, ‘Meclis Soruşturması açılmalı ve gerektiğinde Yüce Divan’da karara bağlanmalı’ diyorlar ve o yönde oy kullanıyorlardı. Hatta sırf işbaşındaki hükümeti düşürmek amacıyla uydurulduğu belli olan suçlamalar karşısında dahi ‘ilkeli’ siyasetlerinden vazgeçmiyor, üstelik bununla övünüyorlardı.
Bir noktayı daha anımsatalım da söze sonra devam edelim:
Siyasi ahlak yasasının çıkarılması için yıllardır bastıran, ‘milletvekillerinin dokunulmazlığı ile ilgili Anayasa hükmünü değiştirip suçlanan milletvekilini yargı önüne göndermedikçe yolsuzluklarla etkili bir şekilde mücadele edilemez’ diye özetleyebileceğimiz görüşleri savunan da CHP idi değil mi?
Ne var ki aynı CHP, kendi ‘Muhasip Üye’si Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Yıldız hakkında ciddi görünen ‘yolsuzluk’ iddiaları ortaya atılınca, birdenbire ‘aslan’ rolünü bırakıp ‘kedi’ rolünü üstlendi.
Mahmut Yıldız da, ‘kendisi hakkında yolsuzluk iddiasıyla fezleke hazırlanması halinde parti yöneticiliği ve milletvekilliğinden istifaya hazır olduğu’ (23.4.2005 Cumhuriyet) yolundaki sözlerini unutuverdi. Hatta ‘o şike fezlekedir’ diyerek yargı literatürüne yeni bir kavram hediye etti.
Mahmut Yıldız ne ile suçlanıyor diye sorabilirsiniz.
Silvanlı işadamı Sait Bilmez, geçen yıl hizmete açılan Batman Barajı’nın müteahhitlerinden Mahmut Yıldız’a ait Günsayıl firmasının bu inşaat nedeniyle yolsuzluk yaptığını, yani devletten trilyonlarca lira haksız para aldığını Silvan Cumhuriyet Savcılığı’na ihbar edince mesele ortaya çıktı.
Zaten fezleke de onun üzerine düzenlenip Ankara’ya gönderildi.
Başkalarına gelince mangalda kül bırakmayan, ‘Haklıysanız gidin yargıdan aklanarak gelin’ diyen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın yüreği belli ki kendi partisinin Muhasip Üyesi’ne gelince aynı şeyi söylemeye yetmiyor.
Gerçi CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol’un, ‘Mahmut Yıldız’ın dokunulmazlığının kaldırılması konusu Meclis Genel Kurulu’na gelince, olumlu oy vereceklerini’ söylediği biliniyor ama CHP’de ‘parti içi demokrasi’den eser mi kaldı ki Deniz Baykal’a rağmen oy kullanan çıkabilsin...
Nitekim Deniz Baykal, Mahmut Yılmaz’la ilgili suçlamanın düzmece olduğunu savunuyor. Bu olayı, Yıldız’a benzer şekilde suçlanan ve o yüzden milletvekilliğinden çekilen AKP’li Cemal Kaya’ya misilleme gibi görüyor. Nedense ‘yargıya gitsin, aklanıp gelsin’ politikası bir türlü aklına gelmiyor.
Ona da bir şey demeyelim ama hálá inandırıcı olmayı nasıl bekliyorlar onu anlayamıyoruz. |