30/04/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
30.04.2005
Doğan HIZLAN
AB’ye girmek uzun bir yol AB’yi öğrenmek daha uzun
  
dhizlan@hurriyet.com.tr
 

Her gün gazetede, televizyonda Avrupa Birliği ile ilgili bir haber dinliyoruz, okuyoruz.

Konuyla ilgili birçok yayın da artık kitapçı vitrinlerinde gözüküyor.

Peki bu konuda yeterli bilgimiz var mı?

AB’nin önemli organları, kuruluşları hakkında ne biliyoruz? Eğer bu birliğe girersek bizim yerimiz, durumumuz ne olur?

Sanırım hayati önemi haiz durumumuzu anlayabilmek, değerlendirebilmek için donanımlı olmak zorundayız. Yoksa bize sunulan yüzeysel bilgilerle yetiniriz.

Avrupa Birliği Ansiklopedisi’nin (İki cilt; birinci cilt A-G/ikinci cilt H-Z) bazı maddelerini okurken, birliğin karmaşık yapısının bir bölümünü çözme çabasında bulundum, ayrıca ekonomiden kültüre kadar bu birliğin çeşitli alanlardaki tarihi gelişimini az çok öğrendim.

Desmond Dinan’ın editörlüğünde hazırlanan ansiklopedideki maddeleri konunun uzmanları yazmış. Dilimize Hale Akay çevirmiş, Hale Akay ile Ece Öztan -ki ikisi de akademisyen- madde sonlarında Güncelleme bölümüyle bilgiyi, rakamları bugüne getirmişler.

Peki AB fikri ne zaman doğdu, bu projeyi ortaya kim attı?

9 Mayıs 1950’de Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman, Paris’te, dışişleri bakanlığında yaptığı tarihi açıklamayla Fransa ve Almanya’nın kömür ve çelik üretiminin tüm Avrupa ülkelerine açık yeni bir uluslararası örgüt altında birleştirilmesi çağrısında bulundu.

18 Nisan 1951’de de AKÇT (Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu), Paris’te, Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg (Altılar) temsilcileri tarafından imzalandı.

Burada herkes kendi çıkarını gözetiyordu. Çünkü daha 1949 yılında, yani İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminin üzerinden dört yıl geçmeden, Fransa ekonomisini güçlendirmeyi -çelik ve kömürü düşünerek- Almanya’nın bu konuda geri kalmasına göre planlıyordu.

Avrupa Birliği Ansiklopedisi’nde iki hususun altını çizmek gerekiyor.

Birincisi bizde olduğu gibi bir kitabı, bir ansiklopediyi baştan sona tek kişi yazmamış, değişik adlar, uzmanlık alanlarına göre bu ansiklopedide yer almış.

Diğeri de, AB’nin kuruluş ve işleyişi, güçlenmesi konusunda İkinci Dünya Savaşı sonrası önemli politikacılar hakkında da bilgi verilmesi.

Sunuş’ta ansiklopedinin niteliği, özelliği şöyle tanıtılmaktadır:

‘Avrupa Birliği Ansiklopedisi, AB politikaları, kurumları, programları, AB’nin tarihsel gelişimi, bütünleşme sürecindeki önemli olaylar ve kişiler ile AB açısından önem taşıyan diğer uluslararası aktörler ve kurumlar hakkında ayrıntılı bilgiler içeriyor.

Ansiklopedinin en önemli özelliği, birçok maddenin konu üzerinde çalışan akademisyenler ve AB kurumlarında görev yapmış uzmanlar tarafından kaleme alınmış olmasıdır.

Bu sayede hem ilgili konu hakkında ilk elden kapsamlı bilgiye ulaşılmakta, hem de birbiriyle alakalı maddeleri hazırlayan farklı kişilerin konuyu ele alış biçimleri ve değerlendirmeleri sayesinde AB içindeki farklı görüşler ve gelecek perspektifleri de açıkça takip edilmektedir.’

Maddelerin çoğunun uygulamada çalışan uzmanların kaleminden çıkmış olması, bizim için ayrı bir önem taşıyor.

Ansiklopedideki her maddenin sonunda bir bibliyografya yer alıyor. Böylece, konunun ayrıntısına inmek isteyenler bu kaynaklardan yararlanabilirler.

AB sözü, kavramının uzantısı, kapsadıkları üzerine bilgi edinmeden, bence küçük bir gazete haberini bile anlamak mümkün değildir. Bu ansiklopedinin maddelerine baktıktan sonra bu yargıma siz de katılacaksınız.

Ansiklopediyi karıştırdıkça, ilgilendiğiniz, öğrenmek istediğiniz maddeyi okudukça, AB’nin, bir benzetmeyle, kırkayak ya da ahtapotu andırdığını fark ettim.

Çünkü yalnız kendi üyeleri için değil, üye olacaklar için ya da hiçbir zaman üye olmayacak devletler için de projeleri, kuruluşları var.

Sözgelimi ABD-AB ilişkileri, AB-Arap ülkeleri ilişkileri konusundaki maddeler, sanırım bizim açımızdan ayrı bir öncelik taşıyor.

AB’nin ekonomik, siyasal kuruluşları konusunda elbette maddelerden ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. Ya kültürel ortaklık?

Buna dair bilgileri de kitapta ayrıntılı olarak bulacaksınız, 2003’te Avusturya’nın Graz şehri, 2004’te Fransa’nın Lille ve İtalya’nın Cenova kentleri kültür başkenti seçilmişlerdi. 2005’te İtalya’nın Cork şehri, onu da Yunanistan’ın Patras kenti izleyecek, umarım bir gün bizim ülkemizden de bir kültürel başkent seçilir.

Her zaman okuduğunuz, Türkiye’yi, Türk vatandaşlarını da ilgilendiren, onların hak araması için kapıları açık bulunan kurumlar hakkında yeterli bilgiyi edineceğiniz ansiklopedi, bugüne kadar öğrenemedinizse bu açıdan da sizin için güvenilir bir kaynak olacaktır.

Avrupa Adalet Divanı, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi, Avrupa Kültür Başkenti nedir, uygulama nasıl yapılır, yetkileri nedir. Hepsi anlaşılır, yalın bir dille yazılmış.

Ansiklopedinin, uzman dışındaki okurlar tarafından kolay anlaşılırlığı, ki ansiklopediler zaten böyle yazılmalıdır, ondan yararlanma katsayımızı artırmaktadır.

Ansiklopedinin sonundaki kısaltmalar, Devlet ve Hükümet Başkanları Zirveleri listesi, tablolar okuma alanlarını da genişletmektedir.

AB (Avrupa Birliği) ile ilgilenmek zorundayız. İlginin sağlıklı olması için de bilgi gerekiyor.

‘Her eve lazım’ yargısına rahatça varabilirim.


DOĞAN HIZLAN'IN SEÇTİKLERİ


Edip Cansever Sonrası Kalır I-II YKY

Dan Brown İhanet Noktası Altın

Meltem Ahıska Radyonun Sihirli Kapısı Metis

Jules Verne Esrarlı Ada I İthaki

Falih Rıfkı Atay Çankaya Pozitif


Doğan HIZLAN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Belirsizlik...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Selahattin Duman'ın gözüyle ben
 
    Bekir COŞKUN
  Cipiniz var mı?..
 
    Ege CANSEN
  Daha az devlet, daha fazla bireysel sorumluluk, daha fazla büyüme mi demek
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Hortuma ‘damardan’ girenler!!!
 
    Erdal SAĞLAM
  Yatırımın önündeki engeller geçen yılla aynı
 
    Fatih ALTAYLI
  CHP ahlak sınavında
 
    Hadi ULUENGİN
  Bask modeli mi
 
    İlter TÜRKMEN
  1915 olayları nedir?
 
    Tufan TÜRENÇ
  İhanet hep vardı
 
    Yalçın BAYER
  Oğuldan Gelibolu filmi, babadan denizci senfonisi
 
    Yalçın DOĞAN
  Ilımlı İslam’a Erdoğan yorumu
 
    Özdemir İNCE
  Demokrasi şantajı
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Korkut GÖZE
  Üç isim
 
    Vedat OKYAR
  İsmet Arzuman
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Atilla Koç, kendine özgü bir bakan...
 
    Şükrü KIZILOT
  Kahramanmaraş’ta ilginç bir uzlaşma
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Sosyal mobilya IKEA
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com