27/04/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Otoyaşam
27.04.2005
Çizgi ötesi: Üniversiteliler 24 saat durmadan yarışacak
 

Emre ÖZPEYNİRCİ

Bu hafta size iki adet çok iyi planlanmış organizasyondan bahsedeceğim. İkisi de Türk ekipleri tarafından ortaya çıkartılmış bu organizasyonlar, çekim gücüyle beni nasıl etkilediğini yazıları okuduktan sonra göreceksiniz. İlk organizasyondaki çekim medyaya gönderilen bir pakette yatıyor.

Şirketlerin organizasyon daveti veya tanıtım için gönderdiği paketlerin içinde ya bir davetiye mektubu ya da CD veya tanıtılan ürünün bir örneği yer alır. Ama bu kez paketi açtığımda içinde küçük parçalardan oluşan kauçuk, asfalt, ip, enteresan bir saat, yağ, ter, su, benzin ve bir kutu Red Bull görünce afalladım. Bu ürünleri gördüğüm zamanki şaşkınlığım paketin diğer tarafında yazılan yazıları okuyunca ikiye katlandı:

‘18-20 Mayıs 2005 İzmir’de...960 litre su tüketilecek. 1920 litre benzin yakılacak. 128 litre yağ harcanacak. 384 litre ter dökülecek. 10 bin kutu Red Bull tüketilecek. 64 lastik ve asfalt zemin 14 bin 400 dakika boyunca aşınacak. 1900 kilometre yol yapılacak ve herşey 86 bin 400 saniye içinde gerçekleşecek.’

HEMEN SERPİL’İ ARADIM

Düşünsenize böyle bir paket alıyorsunuz ve karşı tarafı arayıp daha fazla bilgi almamanız içten bile değil. Ben de bunu yaptım ve Red Bull Türkiye İletişim Müdürü Sepril Çubukçu’yu aradım. ‘Serpil yine ne yapıyorsunuz’ dediğimde Serpil’in cevabıyla son arayanlardan biri olduğumu öğrenmem uzun sürmedi. Son yıllarda yaşadığı yasal problemleri üzerinden biraz olsun atan Red Bull Türkiye, dünyadaki vizyonuna bağlı olarak Türkiye’de de extreme (sıradışı) spor organizasyonları düzenlemeye başlıyormuş.

18-20 Mayıs tarihleri arasında İzmir’de 24 saat aralıksız devam edecek bir co-cart yarışı düzenleyerek bir ilke imza atmaya hazırlanan şirket Türkiye genelindeki üniversiteleri bu organizasyona davet etmiş.

Serpil, tüm dünyada Redbull’un adrenalini yüksek organizasyonlar düzenlediğini ve isminin bununla anıldığını belirterek, ‘Biz de Türkiye’de yaşadığımız sıkıntılardan dolayı buna bir türlü fırsat bulamamıştık. Sorunları atlatınca bunu gerçekleştirmeye karar verdik’ deyince, çılgın bir iş olduğunu anladım.

PİSTLERİN KRALLARI

18-20 Mayıs tarihleri arasında İzmir Pınarbaşı’nda düzenleyecekleri organizasyonla Türkiye’de bir ilke imza atacaklarını belirten Serpil şunları söyledi: ‘Redbull Kings of the Tracks’ isimli organizasyonun 24 saat aralıksız süren co-cart yarışından oluşuyor. Yarışta takımlar Türkiye genelindeki üniversitelerin öğrencilerinden oluşacak. Şu an için 12 takım yer alıyor, ama 4 takım da yurtdışından katılabilir. Her takımda 1’i kaptan 6 kişi olacak ve bu kişiler 24 saat boyunca aralıksız yarışacaklar. Yarış 19 Mayıs günü saat 16.00’da başlayacak, 20 Mayıs günü 16.00’da sona erecek.’

YABANCI BASIN DA İLGİLİ

Serpil, çok büyük bir organizasyon gerçekleştireceklerini ve bu yüzden Pınarbaşı’ndaki co-cart pistini genişlettiklerini de hatırlatarak, ‘Bu yarış dünya çapında olacak ve özellikle yabancı basın organlarında da yer alacak’ açıklamasını yaptı. Çubukçu ayrıca, ‘Redbull dünyanın en heyecan dolu spor organizasyonlarını düzenliyor. Biz artık bunun bir parçası olarak Türkiye’nin adını bu organizasyonlarla duyuracağız’ diye konuştu.

Çubukçu, 24 saat sürecek yarışta yer alacak takımlara sponsor olunabileceğini de hatırlatarak, Redbull’un dışında başka markalarında bu organizasyonda yer alabileceğini sözlerine ekledi.

Hızlandırılmışından korktum yavaşlatılmışına bindim

Haftanın ikinci organizasyonundaki çekim gücü ise tamamen nostalji ile yakalanmıştı. Geçtiğimiz hafta Türkiye’de piyasaya sunulan yeni Passat’ı test etmek için Ankara’ya bir seyahat gerçekleştirdim. İş yoğunluğundan hiç bir yere kımıldayacak durumum yoktu, ama programda Ankara’ya yataklı trenle gidileceğini duyunca tereddütsüz kabul ettim. Benim için tamamen bir nostalji gezisi olacaktı. Zaten Volkswagen ekibi de bunu planlayarak geziyi organize etmiş. Bana göre son dönemin en iyi fikirlerinden biriydi.

Seyahat için Haydarpaşa garında buluştuğumuzda, benim gibi herkes yıllar öncesine döndü. Kendi adıma bırakın trenle Ankara’ya gitmeyi, herhalde en son 10-15 yıl önce Haydarpaşa garından trene binmiştim. Lise talebesiyken Göztepe’de oturuyor ve sürekli trenle seyahat ediyordum. (Kaçak bile bindiğimiz oluyordu) Benim için pratik ve bir o kadar da çabuk bir ulaşım yoluydu. Özellikle, okul kırdığım dönemlerde trenle Kadıköy’e yaptığım seyahatleri hiç bir zaman unutamam.

TRENE BİNMEK NASİP OLMADI

Ama ne yazık ki son dönemde hem çalıştığım yer hem de oturduğum bölge bu tip seyahatler için oldukça ters olduğundan trene binmek hiç nasip olmamıştı. Yurtdışına yaptığım iş gezilerinde aslında sıkça trene biniyorum ve bu deneyimleri de bu köşeden sizlere aktarıyorum. En son hatırladığım iki üç ay önce Paris’ten trene binip üç ülke geçerek Rotterdam’a gitmiştim. Hem de bu seyahati 3 saatte gerçekleştirmiştim.

Sonuçta demiryolu tüm dünyada en önemli ulaşım yollarının başında geliyor. Türkiye ise bu konuda çok gerilerde kaldı. Gerek metro ağı gerekse şehirlerarası demiryolu bağlantılarında problemler var ve özellikle son 10 yıldır demiryolu ulaşımı sağlıklı yapılamıyor. En son hızlı tren faciasından sonra da kamuoyunda olumsuz bir yargı oluştu. Ama öyle ya da böyle demiryoluna ağırlık verilmek zorunda. Artık karayolları mevcut nüfusu kaldırmaya yetmiyor. Herkes trafik keşmekeşinde sinir hastası olmuş durumda. Havayolu yolculuğu ise hala bizim için pahalı. Bu nedenle en akıllıca çözüm ya demiryolu ya da denizyolu.

PASSAT EKSPRESİ

Her neyse bu tip sorunların çözümlerini ilgili mercilere bırakıp ben ana konuma dönmek istiyorum. Volkswagen, Ankara seyahati için 6 vagonluk bir tren kiralamış ve adına da ‘Passat Ekspresi’ ismini vermiş. Doğuş Holding’in patronu Ferit Şahenk ve tüm yönetim kurulu üyeleri de bu geziye dahil olmuş. Trene binmeden önce Haydarpaşı garında eskiden birahane olan güzel bir restoranda yemek yedik. Fasıl eşliğindeki yemek sonrasında seyahatimiz için herkes kompartımanına yerleşti. Gerçekten özlemişim. Yataklı kompartımanıma girince, yıllar önce babaannemle Erzincan’a yaptığım uzun ama bir o kadar da keyifli yolculuk aklıma geldi.

Eşyalarımızı kompartımanlara yerleştirdikten sonda Volkswagen tarafından yeniden düzenlenmiş yemek vagonlarına geçtik. Volkswagen yetkililerinden, seyahatin normale göre biraz yavaşlatıldığını öğrenince çok güldüm. Biz Ankara’ya sabahın bir köründe varmamak için yavaşlatılmış bir trenle gidecektik. Evet, Türkiye’de bir ilke imza atarak, yavaşlatılmış trenle güven içinde bir yolculuk yapıyorduk. Sonuçta, biz gazeteciler olarak Ferit Şahenk’in peşinde röportaj yapmak için koşuşturduğumuzdan gecenin keyfini pek çıkaramadıysak da, gerçekten son zamanlarda tren seyahati yapmamış kişilere tavsiye ederim. Alsınlar eşlerini veya sevgililerini böyle nostaljik bir seyahate çıksınlar.

Sonuçta, sabah Ankara’ya vardığımızda hem gecenin mahmurluğu hem de trenin sallamasıyla uzun bir süre kendimize gelemedik. Bugüne kadar bir çok seyahat gerçekleştirdim ama bu seyahat bana tam bir nostalji yaşattığı için unutulmazlar arasına girdi.

Yeni Passat bir ay gecikmeyle Türkiye’de

Beşinci nesli 1996 yılında piyasaya sunulan ve en son 2000 yılında makyajlanan Passat’ın 6’ncı nesli Avrupa’dan bir ay sonra Türkiye’de de piyasaya çıktı. Volkswagen tarafından orta üst sınıfta konumlandırılan yeni Passat, Türkiye’de 42 bin 522 YTL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. Yeni Passat, 1.6 litre 102 beygir, 1.6 litre FSI 115 beygir, 2.0 litre FSI 150 beygir benzinli ve 2.0 litre TDI 140 beygir dizel motor seçenekleriyle yollardaki yerini aldı. Eski modeline göre 6.2 cm daha uzun, 1 cm daha yüksek ve 7.4 cm daha geniş olan 6’ncı nesil Passat’ta, el freni yerine elektronik park freni standart olarak sunuluyor. Uzaktan kumandalı çalıştırma ve kilitleme işlevleri bütünüyle yeni bir sistem olarak geliştirilen Passat, yeni sistemde marş düğmesini ortadan kaldırıyor. Yeni Passat’da 12 yıl paslanmazlık, 3 yıl boya garantisi ve 2 yıl sınırsız kilometre mekanik garantisi veriliyor. Yeni Passat için hedef kitle ise aileler, profesyonel yöneticiler ve serbest meslek sahibi, 35 yaş üzeri kişiler olarak belirlendi. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com