26/04/2005 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Bilim
26.04.2005
Bağırsak muayenesinde solucan ve örümcek esin kaynağı
 

Zor bölgelerde kıvrılarak hareket etmekte en büyük ustalardan biri olan solucan bu yeteneğinden yararlanan bilim insanları, bağırsak muayenesi için bir mekanizma geliştirdiler. Aynı şekilde örümceğin "pompa mekanizması" da yapılan cihazın tamamlayıcısı oldu.

Bilim adamları, cihaz ve teknoloji üretiminde doğadan çok yararlanırlar. Doğadaki canlıların yaşam için geliştirdikleri çeşitli mekanizmalar ve yetenekleri taklit etmek, başlı başına bir bilim dalı oldu. Şimdi bir Alman araştırmacı da, solucanların toprağın herhangi bir yerini delip yüzeye çıkmaları, sonra yeniden başka bir delikten kaybolmaları, girilmesi ve dolaşılması zor bütün mekanları başarıyla kullanmalarından yola çıktı ve acaba bunu nasıl yapıyorlar, hangi tekniği kullanıyorlar sorusunu sordu..

Dr. Stefan Schulz’un amacı, bağırsaklar içinde kanser taraması yapmaktı ve bunun için de kameralı yeni bir alet geliştirmek istiyordu. Alet, hiç zorluk çekmeden, bağırsaklar içinde tıpkı solucan gibi rahatça dolaşmalı, bütün girintileri çıkıntıları gözlemlemeli ve kamerasıyla da edindiği bilgileri dışarıya aktarmalıydı.

Solucanın hareketi

Solucanın tipik bir hareketi vardır ve buna bilim insanları "Peristaltik (sığamsal) hareket" derler. Bilindiği gibi, solucanın bedeni halka halka gibidir. Boğumlar birbirini iterek ve her itilen boğum yukarıya doğru bir kavis çizerek, solucanın ilerlemesini, daha doğrusu ileri doğru kaymasını sağlar. Tabii, solucana bu hareketi yaptıran kaslarıdır aynı zamanda.

Bu tekniği bağırsak muayenesinde uygulamak isteyen Schulz, plastik folyoyu küçük odacıkları halinde yaklaşık olarak 50cm uzunluğunda bir hortum oluşturacak şekilde birleştirmiş. Bu odacıkların dönüşümlü olarak havayla doldurulması halinde, hortum solucana benzer bir şekilde hareket ederek, koloskopu da beraberinde götürüyor.

İşte Araştırmacı Stefan Schulz , bağırsakta tıpkı solucan hareketi ile ilerleyen böyle gelişmiş bir solucan kolonoskopi cihazı geliştirmek isityordu. Ve ona göre ancak böyle bir cihazla gerekli muayenenin sağlıklı yapılması mümkündü.

Kuş örümceği

Alman bilim adamı bununla kalmadı, aynı zamanda doğadan bir başka canlıdan da yararlandı: Bu bir tür örümcekti. Şili örümceğinin sahip olduğu diz eklemi de başka bir esin kaynağı oldu. Çünkü bu "Kuş" örümceğinin sahip olduğu ve adına kas pompası denen özelliğini de ürettiği koloskobi cihazında kullandı.

Tıpta kullanılan kolonoskopi cihazları, bağırsak içinde doktorun dışardan müdahalesiyle çalışıyor. Ayrıca iyi kullanılmaması halinde bağırsak üzerine baskı yapması da söz konusu. Yeni yapılmak istenen cihaz ise devrimci bir yenilik getirecekti ve dışardan müdahaleye gerek kalmadan kendiliğinden bağırsak içinde kıvrılarak ilerleyip gidecekti.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com