|
Her ne kadar "Jurassic Park" türü klonlama için yeterli olmasa da, Tyrannosaurus rex’in bedeninden yumuşak dokular ele geçirildi. Araştırmacılar bir üst baldır kemiğinde elastik doku ve damarlar buldular.
Bir dinozorun yumuşak dokuları paleontologlar için altın değerindedir. Çünkü genelde kemik ve dişler çıkarılır toprak altından. Bir hayvan bedenin sadece sert kısımları taşlaşarak (fosilleşerek) milyonlarca yıl koruna gelmekte. Gerçi bilim adamları çok ender olarak yumuşak dokular da buluyorlar, ama bu dokular birkaç milyon yıllık ise biçimleri ve bileşimleri hakkında bilgi edinmek imkansızdır.
Fakat Amerikalı bilim adamlarının yaklaşık 70 milyon yıllık bir Tyrannosaurus rex kemiklerindeki buldukları dokular gerçekten de çok ilginç.
Paleontologların Science dergisinde açıklandığı gibi ilk kez kan damarları ve hücreler bulunmuş. Dinozorun iskeleti 2003 yılında Amerika’nın Montana eyaletinde gün ışığına çıkarılmıştı.
Fakat özellikle de kemik iliğini barındıran kemik boşluklarındaki ilginç yapılar ancak Kuzey Kaliforniya Üniversitesi’nden Mary Schweitzer’in üst baldır kemiklerin daha yakından incelemesiyle ortaya çıkmış.
Kopyalama sorunu
Paleontologlar yumuşak bir asitle, kemikteki taşlaşmış kısımları temizledikten sonra geriye yumuşak doku ve saydam kan damarları kalmış. Aradan yetmiş milyon yıl geçmesine rağmen doku hala esnek.
Ayrıca damarların bir çoğunda günümüz devekuşlarının hücrelerinde olduğu gibi kırmızı ve kahverengi yapılar bulunmakta. Araştırmacılar bunların dışında kemiklerin mineral yapısından sorumla osteosit hücreleri bile bulmuşlar.
Eğer kemiklerde gerçekten de sağlam dinozor hücreleri varsa bunlar bilim adamlarına inanılmaz olanaklar sunacaklar. Mesela çok eski proteinlerin yardımıyla dinozor ve günümüzde yaşayan hayvanlar arasındaki akrabalık derecesi saptanabilir.
Hatta Ohio Üniversitesi paleontologu Lawrence Witmer biraz daha ileri giderek: "Eğer doku taşlaşmış olmasaydı içindeki DNA’yı ayrıştırabilirdik" diye konuştu.
Fakat bu iş için kalıtımın milyonlarca yılda hiçbir değişikliğe uğramamış olması gerekmekte. Yani kuru ve donma noktasının altındaki sıcaklıklarda.
Gerçi son olarak 225 milyon yıllık içindeki bir kehribarda hücreler bulunmuştu. Fakat bunların çekirdeklerine reçine dolduğu için bilimsel deneyler, hele hele kopyalama deneyleri için hiç uygun değildi. |