Raymond Barre, Le Figaro gazetesiyle yaptığı söyleşide Türkiye’nin AB üyeliği çerçevesinde, 10 veya 15 yıl sonra gündeme gelecek olan sorunların bu aşamada ele alınmak istendiğini belirterek, bu süreçte "akılsız bir çılgınlık" yaşandığını ifade etti.
Avrupalıların Türklere, en az 30 yıldır "Sizi Avrupa Topluluğu’na alacağız" dediğine işaret eden Barre, şöyle devam etti:
"Onlardan (Türklerden) sadece ekonomik alanda değil, demokratik değerler ve insan hakları konusunda da gerekli çabaları göstermeleri istendi. Benim için önemli olan Birliğin devlet ve hükümet başkanlarının kararı, yani katılım müzakerelerini başlatmak. Eğer Türkiye, verdiği sözlere sadık kalmaza, müzakereler her an askıya alınabilir."
Müzakerelerin sonucunun ne olacağının şimdiden söylenemeyeceğini ifade eden Barre, "Fransızların Türkiye’ye yönelik tepkilerinin arkasında göç ve İslam’a olan içgüdüsel güvensizlik var" dedi.
Raymond Barre, Türkiye’nin uzun yıllardan beri kendisini modernize ederek Avrupa’ya yaklaşmak isteyen Müslüman bir ülke olduğunu belirterek, belki Türkiye’nin Birlik bünyesinde diyalog, ılımlılık ve denge faktörü olabileceğini söyledi.