|
Evrim SÜMER
Prag Belediye Başkanı Pavel Bem, Swissotel’de düzenlenen Prag Yemekleri Haftası’nın açılışı için İstanbul’daydı. İstanbul’da geçirdiği yarım günün ardından biraz her yıl 60 bine yakın Çek’in geldiği İstanbul’u, biraz da 20 bini Türk, 8,5 milyon turistin ziyaret ettiği Prag’ı konuştuk.
Merak edenler için; üzerimdeki tişört, geçen yaz Prag’da yapılan Cow Parade’in (İnek Geçidi Sergisi) tişörtü... Bem’e jest olsun diye röportaja giderken giydim.
n İstanbul’da neler gördünüz?
- Bu sabah küçük bir şehir turu yaptık; çok şey gördük ama hiçbir şey de görmedik sayılır. Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet Camii, Topkapı Sarayı... Hepsinde hızlı turlar yaptık ama gerçekten görmek için günler lazım.
n Gördüklerinizden en çok ne etkiledi sizi?
- Kesinlikle Yerebatan Sarnıcı. Çek mimari tarihine bakınca, 6., 7. yüzyılda yapılmış işler sadece ahşap yapılar. Sizde bu dönemde dev sütunlarla, yerin altında inşa edilmiş olması çok heyecanlandırdı beni.
İSTANBUL AVRUPA ŞEHRİ
Bir belediye başkanı gözüyle neler çekti dikkatinizi?
- Burası çok güzel bir Avrupa şehri. Biraz da ister istemez Prag mimarisiyle kıyasladım. Prag tarihi özelliği yüzünden dünyanın en güzel şehirlerinden biri ama mimari dediğinizde, 11. yüzyıldan önce yapılmış eser yok. Halbuki sizin şehrinizde binlerce yıllık bir medeniyetin izleri var. Ve bunlar hálá şehrin hayatında önemli bir rol oynuyor.
n Trafik ve altyapıyla ilgili gözlemleriniz oldu mu?
- Gördüğüm kadarıyla raylı taşımacılık konusundan çok girişkensiniz. Böyle büyük bir şehirde hızlı bir şekilde, toplu taşımacılıkla bir yerden bir yere gitmek çok önemli. Evet, uzun bir zamandır yapılmaya çalışıyor olabilir ama elbet bir gün bitecek. Denizle ulaşımınız olması büyük bir avantaj ama sanırım yeteri kadar kullanılmıyor. Alışveriş caddelerine, büyük mağazaların vitrinlerine, balık pazarınıza bakınca iki kıtayı birleştiren bir şehirde olduğumu anlıyorum.
n Sizin sahtekarlık yapan taksi şoförleriyle ciddi bir probleminiz vardı. Başlattığınız temiz taksi kampanyasında İtalyan turist kılığına girerek, Prag taksilerini test ettiniz ve kazıklandınız değil mi?
- Maalesef, üstelik yüzde 500 gibi büyük oranlarda! Sahtekar taksiciler sadece Prag’da değil, dünyanın bütün büyük şehirlerinde ciddi bir problem. Prag’da çok ciddi bir çalışma içindeyiz, yeni kanun parlamentodan geçti. Şimdilik iyi yol aldık ama bu bir iki ayda olacak bir şey değil, birkaç sene, hatta on yıl sürebilir bu temizlik.
n İstanbul taksilerinin ‘temizliğini’ test edebildiniz mi?
- Şimdilik hayır ama onların müşteriyi kazıklasalar bile hep kibar olduklarını duydum. Bu akşam ve yarın test edeceğim taksilerinizi. Bakalım neler olacak!
n Prag’daki tebdil-i kıyafet yolculuklarınız devam edecek mi?
- Bu çok gizli bir bilgi, açıklayamam.
n Bu yolculuklarda ne yapıyorsunuz?
- Sakal takıyorum, İtalyan gibi giyiniyorum; bozuk bir İngilizce’yle konuşuyorum. Yolculuk gayet neşeli geçiyor ama ne yazık ki sonuç üzücü.
n Ben birkaç kere gittim Prag’a ama hiç kazıklandığımı düşünmedim.
- Siz çok güzel bir kadınsınız, sizi kırmak istememişlerdir. Ya da akıllı davranmışsınızdır. Taksiye binmeden önce mutlaka aşağı yukarı ne kadar tutacağını sormanız gerek, bir de fatura istemelisiniz.
PRAG’DAN MUTLU DÖNÜLÜR
Prag’ın turistlere gösterdiği en kötü yüzü ne sizce?
- Sanırım en başta sahtekar taksi şoförleri. Onun dışında fahişelik, kapkaç ve mülk suçları var.
n Mülk suçu dediğiniz nedir?
- Prag’ın çok eski ve çok zengin bir mimarisinin yanında 60’lardan 80’lere kadar olan mimari hiç hoşuma gitmiyor. Bazı sokaklar 11. yüzyıldan beri aynı haliyle dururken, yeni dönemin kötü mimarisi onun bütünlüğünü bozuyor.
n Prag’a her sene gelen turist sayısında ciddi bir artış var. Bunun arkasında ne yatıyor? İyi pazarlama mı?
- Prag eşi benzeri olmayan bir rüya şehri, bu tüm sebeplerin birincisi. Tarihi eserler çok iyi korunuyor ve restore ediliyor. Buraya gelenleri kötü sürprizler de beklemiyor, toplu taşımacılık çok iyi işliyor. Turistler evlerine mutlu dönüyor ki bu olabilecek pazarlama yöntemleri arasında en etkilisi. Mutlu dönenler, başkalarını yolluyor. Ve tabii ki çok kuvvetli bir pazarlama ağımız var. Bugünlerde şehirde ortalama kalma süresi olan iki geceyi, en azından bir gece uzatmaya çalışıyoruz. Buraya kadar gelmişken, şehrin dışına da çıkmak gerek. Hem çok güzel bir doğa var, hem de yakın mesafelerde çok güzel başka şehirler.
n Prag rehberlerinde olmayan ne önerirsiniz bize?
- Eski Yahudi Bölgesi’ni mutlaka herkesin görmesi gerek. Standart turlar, Yahudi Mezarlığı’nda başlar, Eski-Yeni Sinagog’da devam eder ve Yahudi Müzesi’nde biter. Ama bununla yetinmeyin, bunu sadece Prag’daki Yahudi kültürüne bir giriş olarak görün. Mutlaka bir rehber kitap alın veya özel rehber tutun. Eski Yeni Sinagog’un karşısındaki Parizska Caddesi’ni geçince, şehrin en güzel yerlerinden birine gelirsiniz. Hem burada çok da az turist vardır. Josefov, 18.-19. yüzyıldan kalan, art nouveau binaların çoğunlukta olduğu bir bölge. Mimaride Slav, Alman, Yahudi kültürlerinin harmanlarını görebilirsiniz. Bu sokaklarda kaybolmaktan korkmayın. Haritaya bakıp da nerede olduğunuzu bulmaya çalışmayın, keyfini çıkarın. Elbet bir noktada yolunuzu tekrar bulacaksınız. Buranın biraz ilerisinde barok ve gotik tarzda yapılmış St. Salvador ve St. Jakob katedralleri var. Aksi yöne giderseniz de bir süre sonra nehir kenarına çıkarsınız. Oradan bir tekneyle Charles Köprüsü’ne geri dönebilirsiniz.
n Prag’da çok fazla sayıda ve iyi caz kulübü var, sizin favoriniz hangisi?
- The Old Lady şehirdeki en iyi caz kulüplerinden biri. Bir de Reduta’yı öneririm.
ÇEK USULÜ ÖRDEK
n Prag yemeği deyince aklıma ne gelmesi gerekiyor?
- Patates, lahana ve şahane et spesiyalitelerimiz var. Özellikle de ördeği çok güzel pişiririz. Bir de Çek birası var ki denemeden dönmemeniz gerek. Canınız Çek mutfağı çekmezse, Tayland, Fransız, Çin, İtalyan... hepsi var.
n Tatile nereye gidiyorsunuz?
- Dağları çok seviyorum. En son Kuzey Amerika’nın en yüksek dağı olan 6 bin 200 metrelik Mount McKinley’e tırmandım. Ama bu işim yüzünden pek vakit bulamıyorum. Eğer büyük bir kriz olmazsa bu yaz Himalayalar’a, 15 ve 13 yaşındaki oğullarımı götürmek istiyorum. Geçen yaz ülkenizde bir mavi yolculuk yapmaya çalıştım ama tatile gidemediğim için ertelemek zorunda kaldık. |