21/04/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Kelebek
21.04.2005
Ebru ÇAPA
Masal bahane...
  
ecapa@hurriyet.com.tr
 

Geçtiğimiz hafta gazeteler ve yayın organları Prens III. Reinier’ın ebediyete intikálinin haberini genel olarak; ‘Romantik prensin ölümü’ başlığıyla verdi.

Bu arada Papa II. Jean Paul’ün ölümü yüzünden düğünü bir kez daha ertelenen bir talihsiz prens var ki, zannımca tüm zamanların en romantik prensi odur.

Evet efendim: Charles...

Tarihin gelmiş geçmiş en fotojenik ve trendy Prenses’i ile evlendiği, mutsuz bir evliliği -sarayın dehdehlemeleri bir yandan, ödipal kabızlıkları bir yandan- şu ya da bu imkánsızlıklar yüzünden sürdürmek zorunda kaldığı, sonra da tüm dünyanın bıkmadan usanmadan tekrar ettiği şekliyle ‘çirkin ve yaşlı’ sevgilisiyle aralarındaki aşkı meşru kılmak adına direttiği için -tipi bir yana- ömrünün büyük bir bölümünde ‘maymun edilen’ Charles...

Yani bir kısım medyaya soracak olursanız, Maymun Çarli...

İki hafta önce vuslat vuk’u buldu nihayet.

Allah’ın Britanya Kral Aday Adayı’nın derdi beni niye gerdi diye sorabilirsiniz elbet.

Ben de derim ki: Adamcağız, her bir halta rağmen, aşkına sahip çıktı ve 30 küsur yılın ardından muradına erdi işte; ötesi var mı?

Monarşinin kasıntı protokollerinden hiç mi hiç hazzetmeyen, prensli prensesli masallara prim vermeyen bünye, niyeyse, Charles’a şu Camilla mevzuu çıktığından beri saygıyla yaklaşıyor.

Yine de insan düşünmeden de edemiyor: Şimdi ister misiniz, iki vakte kalmadan bunlar boşanmaya kalksınlar.

Çok gördük böyle örnekler...

Sittin sene birlikte yaşayan bir çift, onca zamanın ardından evlenmeye kalkar ve bir bakarsınız, a-a, meğer hakikaten de nikáhta keramet varmış.

Evlilik, meğer ayrılığa açılan en yakın, en yalama kapıymış...

Geçtiğimiz Pazar, iki cankuşla birlikte Sezen Aksu’nun unplugged konserine gittik. Ayıptır söylemesi, benim ikinci seferimdi...

Oburluğun sonu yok tabii... Hele ki Sezen Aksu konseri izlemek için herhangi bir bahaneye gerek de yok elbette.

Yine de, deyin ki böyle bir şey lázım. Bir bahane yani...

Yeni albümün adı Bahane zaten... Bunun yanında ‘arkadaş hatırı’ söz konusuydu diyelim...

Dostların birinin çalışmadığı yegáne gece Pazar gecesiydi ve nihayet bir Sezen konseri, Pazar akşamına denk gelmişti, biiir...

Dostların diğeri sürümcemeli bir ilişkiyi taze bitirmişti ve böylesi bir beton tedavi, iyi gelirdi -hep gelir-; ikiii...

Ona baktım ve başkasının sakatlığı karşısında kendi háline şükretmenin gizli saklı utancı vardır ya, işte o utançla nasırımı yoklayıp, için için rahatladım.

Hepimizin başına gelmiş şeyler:

Denersin, denersin, denersin... Dibine kadar gelirsin... Hayatı bir kenara itersin... Bir ilişkinin içinde kalmak adına varından yoğundan, kendinden geçersin...

Sonra bir bakarsın. A-ha: Uğruna bağırsaklarını ortalara döktüğün, ahmak bir ‘uzuv’a dönüştüğün ilişki orda... Da... Sen nerdesin?..

Vermenin sonu yok zira... Almanın olmadığı gibi...

Acı desen, hiç bitmez.

Aşk şahane bir şey. Şarkılarda, filmlerde, kitaplarda, şiirlerde...

Fakat yaşarken, pis, çok pis bir şey abi; öyle her daim çekilmez...

Kavga dövüş bir tür delilik; bitmek bilmeyen bir sidik yarışı. Bazen özlüyor mözlüyor insan ama...

Bir yanı da ödlek ödlek dua ediyor için için: Allah bir daha öyle bir yangın yerinin ortasından geçmeyi göstermesin...

Şimdi, Prens Charles nere, Sezen Aksu nere... Ne bileyim, aşktı, masaldı; bir tür sayıklama işte...

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine...


Ebru ÇAPA
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Özkök, ABD, PKK
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Askeri okuldan gelen sinyaller
 
    Bekir COŞKUN
  Sokak serserileri...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Türk ekonomisinin temel sorunu: Mülkiyet dağılımı tekelci!
 
    Doğan HIZLAN
  Mimari vahalar ödüllendirildi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İslamcı holding hortumu
 
    Ercan KUMCU
  Verilerin yorumlanması: Büyümeye devam
 
    Hadi ULUENGİN
  Referandum nefesi
 
    Kanat ATKAYA
  Mondi devrede
 
    Pakize SUDA
  Sen robot ben selamet
 
    Yalçın BAYER
  O bizim ‘deniz feneri’mizdir
 
    Yalçın DOĞAN
  Belediye şarkısıyla kıyılara veda
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İlhan SÖYLER
  Makineler stop
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Ege’de kara bulutlar artıyor
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Şükrü KIZILOT
  Üç ayda 106 bin kaz uçtu
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Başbakan istemedi
 
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
  Romatizmanın ilacı yürüyüş
 
    İlker YASİN
  G.Saray'a inanın
 
    Meriç ENERCAN
  Ah Celalettin
 
    Ahmet HAKAN
  İçime sindiremiyorum
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com