21/04/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Kelebek
21.04.2005
Güzin  Abla
Giderek artan şiddete DUR diyecek yok mu
  
guzinabla@hurriyet.com.tr
 

Güzin abla, yıllardır Türk toplumuna atılan kötülük tohumları, işte hasadını vermeye başladı! İçeriği şiddet empoze etmek olan program, film ve diziler artık tabancanın, şiddetin çok doğal bir şeymiş gibi lanse edilmesini sağladı.

Bunu da devamlı artan çetelerin, sokak serserilerinin, mafyaların, ölüm ve vahşet haberlerinin sayısından anlayabiliriz.

Silahın soğukluğunun ve şiddetin benimsenip sevildiği bir toplumda bunlar yapılmamalıydı.

Son zamanlarda, ezilen kadınların konuk edildiği televizyon programlarında, kocasından söz eden bir kadın, sanki üstün bir nitelikmiş gibi eşinin kendisini dövmediğini, onu yücelterek anlatıyor. En çok takıldığım ise sevinç cinayetleri. Bir maç sonrası veya düğün esnasında havaya sıkılan kurşunların aldığı canların haddi hesabı yok.

Kendi düğününde vurulan damat veya gelinler, kendi çocuklarını vurup yaralayan, öldüren babalar. Ne İslam dininin öğütlediği hoşgörüyle, ne de Atatürk’ün yaratmak istediği Türkiye’yle bağdaşıyor bunlar.

Sizin de bu konudaki eleştirilerinizi merak ederken, karamsarlık içinde bütün bunlara artık ‘Yeter’ diyorum ve yazdığım birkaç satırı, şiddeti benimseyen Türk gençliğine ve toplumsal duyarlılığın tam kalbine göndermek istiyorum. Ulaşmasına vesile olursanız sevinirim...

Baban seni vuracak!

Dur küçük kız koşma artık

Baban şimdi çok sevinecek

Hem de çok... seni vuracak

Nereden bulduysa o uğursuz tabancayı

Havaya kaldırıp sıktığı kurşun

Seni bulacak

Baban seni vuracak!

Bastırıp yaranı göğsüne

Kanlar içinde hastaneye koşacak,

Geç kalacak...

Ama o küçük yüreğinle tahmin edemezsin

Sen gidince babanın vicdanı

Göğsünde sızlayan yaradan

Daha çok kanayacak...

Oyuncak bebeklerin saçlarına değen ellerin

Toprağı avuçlayacak

Baban seni vuracak

Tolga ARASAN

a_lupen@mynet.com

Sevgili okurum, ne kadar haklısınız. Ancak haklı olmak, üzülmek yetmiyor. Ben şu İzmir’de kaç kişinin canına mal olan seri cinayet olayını, inanın bir süredir bekliyordum.

TV kanallarında insanların sorunlarını böyle milyonlar karşısında, tüm çıplaklığıyla anlatması şaşırtıcı. Bakıyorum, en mahrem konuları, en ufak ayrıntılarına kadar anlatıyorlar.

Bir kadın eşinin kendisini başka erkeklere sattığını açık açık söyleyebiliyor, bir başkası ters ilişkiden söz edebiliyor.

Bu nasıl bir fütursuzluk anlayabilmiş değilim. Bu insanlar açık açık orada ve bunların aileleri, büyükleri, çocukları yok mu? Çocukları ertesi sabah okula gittiklerinde, ne gibi bir tepkiyle karşılaşacaklar, hiç düşünmüyorlar mı?

Ve eşler birbirine giriyor, aileler kavga dövüş, kanlı bıçaklı oluyorlar. Sonuçta, işte beklenen oldu: Bir adam böyle bir programdan sonra kaç kişiyi yok ediverdi!

Öldürülenler arasında bir de masum polis memuru var!

Artık insanlar birbirlerini tavuk keser gibi kolaylıkla öldürebiliyorlar. Daha çocuk yaştan itibaren televizyonlardan öğreniyorlar öldürmeyi.

Çizgi filmlerde bile kahramanlar birbirini yok ediyor. ‘Pişmanım’ demek kolay, ama giden geri geliyor mu? Yuvalar dağılıyor, çocuklar ortada, perişan kalıyor!

Yanlış bir evlilik yapsın istemem

Ben 19 yaşında bir genç kızım. Bir erkek arkadaşım vardı. Onu çok seviyordum ve sevdiğimi de asla söylemekten çekinmiyordum.

Onu görüp hoşlanmıştım, bir arkadaşım aracılığıyla da çıkmaya başlamıştık. Bir yıl içinde ayrılıp ayrılıp barıştık. Sonunda o beni terk etti. Beni evlenecek kadar sevememiş.

Ancak şimdi bir başkası ile çıktığını duydum. Çıktığı kızı tanıyorum. Onunla askerdeyken de beraberdi. Kız onu aldatıyordu. Üstelik hakkında çevremizde hiç de iyi şeyler söylemiyorlar. Ama galiba sevdiğim genci kandırmış ve evleneceklermiş.

Şimdi onun yanlış bir evlilik yapmasını istemiyorum ama, nasıl engel olacağımı da bilmiyorum.

RUMUZ: ÇOK MUTSUZUM


Sevgili kızım, sonuçta o artık senden kopmuş. Sana ısınamamış ve bir başkasına yönelmiş. Bu eski sevgilisi olmuş, ya da bir başkası olmuş, artık senin araya girmen doğru değil. Bu genç kız hakkında birtakım dedikodular duymuş olabilirsin.

Ama senin bu işe karışman, bu duyduklarını ona iletmen hiç doğru olmaz. Seviyorsan, sessiz ve uzakta kalmalısın. Her şey olacağına varır kızım, kaderin önüne geçilmiyor. Eğer duydukların doğruysa, bırak bunları kendi görsün, öğrensin.

Senden duyarsa, ağrına gider, ömür boyu senden uzaklaşır.


Güzin  Abla
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Özkök, ABD, PKK
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Askeri okuldan gelen sinyaller
 
    Bekir COŞKUN
  Sokak serserileri...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Türk ekonomisinin temel sorunu: Mülkiyet dağılımı tekelci!
 
    Doğan HIZLAN
  Mimari vahalar ödüllendirildi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İslamcı holding hortumu
 
    Ercan KUMCU
  Verilerin yorumlanması: Büyümeye devam
 
    Hadi ULUENGİN
  Referandum nefesi
 
    Kanat ATKAYA
  Mondi devrede
 
    Pakize SUDA
  Sen robot ben selamet
 
    Yalçın BAYER
  O bizim ‘deniz feneri’mizdir
 
    Yalçın DOĞAN
  Belediye şarkısıyla kıyılara veda
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İlhan SÖYLER
  Makineler stop
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Ege’de kara bulutlar artıyor
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Şükrü KIZILOT
  Üç ayda 106 bin kaz uçtu
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Başbakan istemedi
 
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
  Romatizmanın ilacı yürüyüş
 
    İlker YASİN
  G.Saray'a inanın
 
    Meriç ENERCAN
  Ah Celalettin
 
    Ahmet HAKAN
  İçime sindiremiyorum
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com