21/04/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Kelebek
21.04.2005
Ali Atıf BİR
Time’ı garipsedim..
  
 

Time dergisini gerçekten garipsedim. Her yıl yaptığı gibi bu yıl da beş ayrı kategoride ‘Dünyanın En Etkili 100 İnsanı’ nı seçti. ‘Sanatçılar ve Eğlence Dünyası İnsanları’ kategorisinde listeye koyduğu isimlere bakın:

Jamie Foxx, Hilary Swank, Jon Stewart, Miuccia Prada, Dan Brown, Santiago Calatrava, Ann Coulter, Clint Eastwood, John Elderfield, The Halo Trinity, Kanye West, Ziyi Zhang, Juanes, Marc Cherry, Michael Moore, Dave Eggers, Quentin Tarantino, Johnny Depp, Art Spiegelman..

Nasıl olur da bu listeye Türkiye’den birkaç ‘etkili’ isim sokulmaz. Kimler mi? Alın size birkaç örnek: İbrahim Tatlıses, Kaynana Semra, Tülin-Caner, Kuşum Aydın, Ebru Akel, İkiz Damatlar, Yasemin Bozkurt, Savaş Abi.. Bir Ebru Akel’in Türkiye’de etkilediği insan sayısı Hayao Miyazaki’nin dünyada etkilediği insan sayısından az mıdır! Çok garipsedim çok.. Teşvik primi var gibi geldi bana..

RTÜK neye dayanıyor?

Sevgili RTÜK’çü dostlarım kusura bakmasınlar ama televizyon programlarını bir toplum mühendisi gibi yapılandırma, kendi kafalarındaki ‘seviye’ kodlarına uydurma istekleri doğru değil. Kaynana programlarına işin perde arkasını ticarete döktükleri için ben de karşı çıkmıştım. Ancak Yasemin Bozkurt’un programına katılan bir kadın akrabaları tarafından öldürüldü diye, kan, gözyaşı içeren ya da bazılarına göre ‘seviyesiz’ olan tüm kadın programlarına aba altından sopa göstermek yanlış..

Yasemin Bozkurt olayında ikinci cinayete ekranın yataklık ettiğini ileri sürmek mümkün mü?. Eğer sürülebilirse niye savcılar harekete geçmiyor? Hem kim ‘Yusuf Özbek programa katılmasaydı sağ kalırdı’ iddiasında bulunabilir ki?

İletişim araştırmaları diyor ki ‘Kimse birini ekranda intihar ederken gördü diye durup dururken intihar etmez. Ama intihar edecek birine ekran nasıl edeceği konusunda yardım edebilir.’ Bence Yusuf Özbek ekrana çıksa da çıkmasa da kayınpederi Kemal Alp tarafından öldürülecekti. Ekrana çıkış sadece ölümün gerekçesi oldu.. Tamam benim ki de varsayım. Ama varsayarken bildiğim araştırmalara dayandırıyorum..

Siz neye dayanıyorsunuz?

Niye ön sayfada yoktu?

Trabzon Galatasaray’ı 2-0 yendi, ertesi gün bizim Hürriyet’i aldım baktım, ön sayfada bir gram bu konuyla ilgili haber yok. O gün Fenerbahçe-Beşiktaş maçı sonrasında bizim Hürriyet’in ön sayfasını kontrol etmeye karar verdim. Beşiktaş Fener’i 4-3 yendi, ertesi gün aldım Hürriyet’i, baktım. Derbi haberi ön sayfadan girmiş. Bu durumda aşağıdaki şıklardan hangisi doğru olabilir:

A) Hürriyet Yazı İşleri Trabzon- Galatasaray derbisi ile ilgilenenlerin sayısının Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi ile ilgilenlerin sayısından az olacağını düşünüyor..

B) Hürriyet Yazı İşleri’nde Trabzon- Galatasaray derbisi ile kişisel olarak ilgilenenlerin sayısı az

C) O gün Hürriyet Yazı İşleri’nde Beşiktaş- Fenerbahçe derbisi ile kişisel olarak ilgilenenlerin sayısı fazla

D) O gün Hürriyet Yazı İşleri’nde Galatasaraylı sayısı fazlaydı, yenilgiyi hazmedemediler

E) Trabzon- Galatasaray maçının ertesi gün ön sayfaya girecek çok sayıda haber vardı, yer kalmadı.

F) Hiçbiri

Sonuç değil keyif kültürü..

Beşiktaş-Fenerbahçe maçı içinde futbol adına her şeyi barındıran çok keyifli bir maçtı.

Fenerbahçe’nin yenilgisinin tabii ki sonuçları var. Galatasaray yeniden şampiyonluk potasına girdi, Trabzon şansını arttırdı.. Tuncay Fenerbahçe’nin sonunu hazırladı.. Hakem ikinci sarı kartta büyük hata yaptı.. Bu görüşlerin hepsi ileri sürülebilir.. Ama hiç kimse, Fenerliler dahil, Fenerbahçe-Beşiktaş maçını izlemekten keyif almadığını ileri süremez. Maç izlemenin, takım tutmanın, maça gitmenin de amacı bu değil mi? Keyif almak.. Yazıyorum buraya.. ‘Sonuca’ değil ‘keyfe’ odaklanan bir futbol kültürü yaratmak önemli.. Yaratalım futbolda şiddet biter. Lütfen.

Niye yenemediklerini değil niye iyi oynayamadıklarını tartışalım, niye şampiyon olamadıklarını değil, niye futbollarının keyif vermediğine odaklanalım. Göreceksiniz o zaman futbol tadından yenmeyecek..

Kutlarım..

Geçtiğimiz pazar bizim İnsan Kaynakları ekini okuyorum. Oradan öğrendiğime göre Ali Poyrazoğlu yedi yıl önce yönetim ve İnsan kaynakları dünyasına el atmış. 100 kitap okumuş, yaşam deneyimleriyle okuduğu kitapları birleştirmiş, ABD’de yönetim, reklamcılık ve takım çalışması konusunda workshoplara katılmış..

Sonra üst düzey yöneticilere yönelik ‘yönetim ve motivasyon’ , çalışanlara yönelik de ‘iyi iletişim kuran takımlar’ dersleri vermeye başlamış. Poyrazoğlu hızını alamamış ‘iletişim odaklı pazarlama, tüketiciden müşteri yaratma, marka bilinilirliği, marka sadakati yaratma’ dersleri vermeye de başlamış. Hatta işi sanatçı duyarlılığı ile ‘Kurum kültürü üzerine hayal kurma’ ve ‘hayal tacirliği’ eğitimi vermeye kadar götürmüş...

Kutlarım. Ali Poyrazoğlu’nu değil ama Ali Poyrazoğlu’ndan geliştirdiği eğitimleri alanları yürekten kutlarım. Kim şimdi zaman ayıracak da 100 kitabı okuyacak değil mi? Biz okuduk da ne oldu? Bir ‘hayal tacirliği’ dersi bile veremiyoruz..


Ali Atıf BİR
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Özkök, ABD, PKK
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Askeri okuldan gelen sinyaller
 
    Bekir COŞKUN
  Sokak serserileri...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Türk ekonomisinin temel sorunu: Mülkiyet dağılımı tekelci!
 
    Doğan HIZLAN
  Mimari vahalar ödüllendirildi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İslamcı holding hortumu
 
    Ercan KUMCU
  Verilerin yorumlanması: Büyümeye devam
 
    Hadi ULUENGİN
  Referandum nefesi
 
    Kanat ATKAYA
  Mondi devrede
 
    Pakize SUDA
  Sen robot ben selamet
 
    Yalçın BAYER
  O bizim ‘deniz feneri’mizdir
 
    Yalçın DOĞAN
  Belediye şarkısıyla kıyılara veda
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İlhan SÖYLER
  Makineler stop
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Ege’de kara bulutlar artıyor
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Şükrü KIZILOT
  Üç ayda 106 bin kaz uçtu
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Başbakan istemedi
 
    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
  Romatizmanın ilacı yürüyüş
 
    İlker YASİN
  G.Saray'a inanın
 
    Meriç ENERCAN
  Ah Celalettin
 
    Ahmet HAKAN
  İçime sindiremiyorum
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com