|
O gün Yunanistan’daki askeri okulda gerçekten neler olduğunu merak ediyorum.
Türk askeri öğrencilerin kaldığı koğuşa, üzerine düşmanca yazılar yazılmış bir Türk bayrağının bırakılması, öyle basite alınacak bir olay değildi.
Bu olayın ayrıntılarını ne yazık ki öğrenemedik.
* * *
Dün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün konuşmasında en çok dikkatimi çeken bölüm bu oldu.
Özkök, Yunanistan’dan daha kesin bir özür beklediklerini söylüyor.
Bu konuyu araştırdım.
Bu olayı Türk Dışişleri’ne Türkiye’nin Atina’daki maslahatgüzárı bildirmiş.
Çünkü, Büyükelçi o gün, Yunan Dışişleri Bakanı Molivyatis’in ziyareti nedeniyle Ankara’da bulunuyormuş.
Maslahatgüzár böyle bir olayın meydana geldiğini önce telefonla büyükelçiye aktarmış.
O da Bakan’a iletmiş.
Maslahatgüzár bununla da yetinmeyip, ayrıca bir kripto da göndermiş.
Acaba Molivyatis, bu olayı Türk Dışişleri Bakanı’ndan önce öğrenmiş miydi?
Ben sanmıyorum.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bu olayı kendisine aktarınca, o da Atina’dan Savunma Bakanı’nı arayıp onunla görüşmüş.
* * *
Gelelim asıl önemli soruya.
Türk Dışişleri, Atina’nın bu konuda şimdiye kadar gösterdiği çabadan memnun mu?
Dün bu soruya aldığım cevap şuydu.
‘Evet. Ankara, Yunanlı yetkililerin bu olaydan gerçekten üzüntü duyduklarına ve ellerinden geleni yaptıklarına’ inanıyor.
Oradan gelen bazı mesajlar da dikkatlerini çekmiş.
Mesela sözlü bir özürle yetinmeyeceklermiş.
Bir de yazılı özür göndereceklerini bildirmişler.
Bu işin sorumlularını yakaladıkları zaman, sadece disiplin cezası ile yetinmeyeceklerini de söylemişler.
Anlaşılan bu kişi veya kişilerin orduyla ilişkisini de keseceklermiş.
Bunlar güzel mesajlar.
Umarım Atina, bundan sonra da Ankara’da oluşan bu beklentiye uygun bir sonuca ulaşır.
Çünkü Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin bugün bulunduğu yere gelmesinin temelinde iki tarafta da büyük emek ve siyasi irade var.
Gelinen bu güzel noktayı, böyle aptalca ve ilkel eylemlerle tahrip etmek kimsenin işine gelmeyecektir.
* * *
Tabii aklıma gelen şu soruyu da sormadan geçemeyeceğim.
Olaya karşı gösterilen tepkiler bu mecraya girmişken, Genelkurmay Başkanı konuyu neden sert bir üslupla kamuoyunun önüne getirdi?
Bu sorunun cevabı yerine geçebilecek ilginç bir ayrıntıyı aktarayım.
Türkiye, tarihinde ilk defa Yunanistan’a bir askeri okul öğrenci heyeti göndermişti.
Başlarına bu geldi.
Oysa askeri öğrenci teatisini ilk başlatan Yunanistan olmuştu.
Geçen kasım ayında ilk Yunanlı askeri öğrenci heyeti, Türk Deniz Kuvvetleri’ne gelip bir süre kalmıştı.
Mart ayında da ikinci bir heyet, Hava Kuvvetleri’ne geldi.
O öğrencilerin ziyareti sırasında en küçük bir taciz olayı olmadı.
Tam aksine buradan çok iyi izlenimlerle ayrıldılar.
* * *
Bu olayın çok önemli bir başka yanı var.
Türk ve Yunan askeri okul öğrencileri arasındaki bu tür temasların çok yararlı olacağına inanıyorum.
Bu, Yunanistan’a giden ilk askeri öğrenci heyetiydi. Yani bu ilişkiler ilk temasta torpillenmek istendi.
Çünkü sonunda Ege Denizi ve semalarında bu askeri okullardan mezun olan çocuklar karşı karşıya gelecekler.
Geçmişte iki deniz kuvvetleri komutanının karşılıklı arkadaşlıklarının ne büyük sorunları çözdüğünü biliyoruz.
Siyasiler gibi askerler arasında da iyi arkadaşlıklar kurulduğu takdirde, Kardak benzeri birçok aptalca sorun ilk anda çözülür.
O nedenle bu çocuklar arasındaki ilişkileri yeniden koparacak davranışlara karşı, iki tarafın da acımasız olmasında yarar var.
Atina’nın alacağı tavır işte bu yüzden çok önemli. |