18/03/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cuma
18.03.2005
Osman Giritli
Aldatma üzerine çeşitlemeler

ÇİFTLERİN ilişkilerini belirleyen nedir? Aşk mı, seks mi, tutku mu, alışkanlık mı? Hepsi bir arada desek işi çok mu karıştırmış oluruz?

Daha Yaklaş’ı (Closer) seyrederken bu soruları sordum, filmin oyuncularıyla birlikte.

Sadakat gerçekten sadece cinsel ilişkiyle mi bozuluyor, sevgi sadakatin, seks aldatmanın simgesi mi? Daha da karmaşıklaştırmak gerekirse, sadakat için ilişkinin temellerinin ne kadar sağlam olduğu da önemli mi? Daha Yaklaş’ta uzun emeklerle kurulmuş aşklar yok; Alice ile Dan, bir kaza sonrası, Larry ile Anna bir şaka sonrası ilişkilerini kuruyorlar. Yani filmde de alttan alta belirtildiği gibi hepsi birbirinin ‘yabancısı’.

Yazar, striptizci (veya gezgin), fotoğrafçı, doktor. Gerçekten de ancak filmde bir araya gelebilecek bir dörtlüyü oluşturuyorlar ve insan ilişkilerindeki, bilhassa kadın ve erkek arasındaki birlikteliklerdeki sadakati, sevgiyi, dürüstlüğü sorguluyorlar.

Özellikle diyalogların önde tutulduğu bir film olması, anlatmak istediği şeyi sorunsuz ifade etmesini sağlıyor. Zira ilişkinin temelinde yatan diyaloglar asıl durumu açıklayacaktır. Hele ki Anna ile Larry’nin kavga ettikleri sahnede, bitmek üzere olan bir ilişkideki son konuşmanın gerilimi tüm çıplaklığıyla veriliyor. Süssüz, stresli, hakaret dolu ama doğal. Bu özelliğiyle akılda kalıcı.

Rastlantılar sonucu kurulmuş ilişkiler, geçici zevklerin kalıcılığını tartışmayan kişiler. Bunun sonrasında aldatma kaçınılmaz oluyor Daha Yaklaş filminde; ikisi kadın ikisi erkek, toplam dört kişi arasındaki rotasyonun nasıl bir aldatmalar çeşitlemesine döndüğünü görüyorsunuz. Dürüst olmanın ilişkilerdeki temel gereklerden biri olduğunu da açıkça ifade ediyor kahramanlarımız. Belki de kendinizi sorgulayacağınız bir film. Sezonun iyilerinden.


Osman Giritli
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Neresi başkent?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Hadi biz abartıyoruz, ya onlar
 
    Bekir COŞKUN
  Kelepçeye alışmak...
 
    Doğan HIZLAN
  İstanbul Türkçesi var mıdır?
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  250 bin şehit
 
    Ercan KUMCU
  Piyasaların ters tepkisi
 
    Fatih ALTAYLI
  Tayyip Bey, hiç anneniz kapkaç mağduru oldu mu?
 
    Ferai TINÇ
  Çanakkale’nin hamasetsiz gerçeği
 
    Gila BENMAYOR
  Şişmanlığı tedavi eden ilacı Türklerin kurduğu şirket üretecek
 
    Kanat ATKAYA
  Kel deme ‘cabrio’ de
 
    Tufan TÜRENÇ
  Gökyüzünde bulutlarla dans
 
    Yalçın BAYER
  Ermeni Enstitüsü kuruluyor
 
    Yalçın DOĞAN
  Davalardan AKP’nin başı dönecek
 
    Özdemir İNCE
  Gaspçılar, tinerciler AKP iktidarını yendiler
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Biz de kendimize çeki düzen verelim
 
    Vahap MUNYAR
  Rusya gübre oldu markamızı büyüttük
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Yalan panayırındaki tezgáh
 
    Ahmet HAKAN
  Hidayet hikáyesi mi? İstemez almayayım
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com