16/03/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Piyasanet
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Ekonomi
16.03.2005
Ege CANSEN
Ekonomi haberleri
  
ecansen@hurriyet.com.tr
 

HEM görevim icabı, hem de bu işlerin meraklısı bir insan olarak, gazetelerde yer alan ekonomik haberleri dikkatlice okurum.

Diyebilirim ki, bunların içinde ‘haberin kaynağının’ emellerine hizmet etmek için çarpıtılmamış tek bir tanesine rastlamak mümkün değil. Gazetelerin ekonomi sayfalarına, İngilizce’de ‘Business Section’ denir. Yani bu bölümler, ekonomiden çok, iş alemiyle ilgili haberlere yer verir. Çarpıtılmış piyasa haberlerini filitreden geçirmeden yorumlamak çok tehlikelidir. Zaten bu yüzden iktisat yazarlarının çoğu, piyasa ve şirket haberlerini esas alarak yorum yazmaz. Yine de yazmak icap ederse, yorumcuların, haberleri aklın ve ilmin süzgeçlerinden geçirmesi şartır. Maalesef, hırsız koklama ve yalan süzgeçleme yetenekleri gelişmemiş dürüst yorumcuların, zaman zaman yazdıkları ekonomik yazılarla, kötü maksatlı kişlerin emellerine alet olduklarına rastlıyoruz.

* * *

Propaganda sanatının altın kuralı şudur: ‘Olay yok, vesile var; haber yok, propaganda var’. Bu kurala göre, kamuoyu oluşturmak isteyenlerin,

a) habere vesile olacak bir olay yaratması,

b) bu vesileyle verilecek haberin propagandaya dönüştürmesi, gerekir.


Dikkatli bir okurun, ‘yapma’ (fabricated) olayı, kendiliğinden ortaya çıkmış gerçek bir olaydan ayırması gerekir. Aslında bu o kadar zor değildir. Öncelikle, fabrikasyon olaylara ait haberlerde, ancak ilgililerin bilebileceği ayrıntılar çarpıcı bir şekilde sergilenir. Bu birinci ipucudur. İkinci olarak, olayın zamanına bakılmalıdır. Hani ‘bayram değil, seyran değil; eniştem beni niye öptü?’ diye bir değiş vardır. İşte tam o deyişe uygun olarak, gazetede ‘zamansız’ bir haber görürseniz, biliniz o yapma bir olaya aittir. Yapma olaylarla ilgili üçüncü teşhis kuralı da haberin bir ‘dış gezi’ sırasında patlayıp patlamadığıdır. Gazeteye yasıyan olayın, yapma olduğu anlaşıldıktan sonra, gazetecinin de okurun da artık tufaya gelmemesi gerekir.

* * *

İş hayatında, basını kullanarak haber ve bilgi çarpıtmanın amacı ‘rant’ yakalamaktır. ‘Rant, başkalarınca yaratılmış değerin, devlet kaldıracıyla cebe aktarılmasıdır’. Basında bazen de rant avcısını kamuoyunda suçüstü teşhir etmek için üretilen yapma haberlere rastlıyoruz. Bunlara ‘savunma maksatlı haber fabrikasyonları’ denebilir. Herkesin bildiği ve kendi çapında uyguladığı en genel rant avı, kırsal ve özellikle kentsel mekanların, imár durumlarını değiştirmektir. Buna, sanat ve eğlence ayağına yatıp, ‘arsa çadırlama’ ve ‘orman parklama’ yöntemleri de dahildir. Rant avını usülüne uyduramıyanlar, ‘kaçak inşaat’ yaparak aynı amaca ulaşabilirler. Daha teknik rant aktarımları arasında bulunan, ‘değersiz şirketi, değerli gösterip, yüksek fiyattan halka açılma’ son onbeş yılda epey kullanıldı. Yine klasikleşmiş teknikler arasında bulunan ‘devlet desteği’ ve ‘yatırım teşvikleri’ talep etmekten de bahsedebiliriz. Yenilik olarak, ‘hortumlama’ gözden düştükten sonra, özel kişilere rant aktarmaktan bıkan devlet memurlarının ‘vakıflama’ yoluyla, kendi kendilerine rant aktardıklarını görüyoruz.

Anahtar kelimeleri yazdım. Gerisi size kalmış.

Son Söz: Gazete, gözü açık okunur.


Ege CANSEN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Yapılacak çok şey var
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Lobide bekleyen iki gazeteci
 
    Bekir COŞKUN
  Alarm...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Hiç mi değişmez benim memleketim?
 
    Doğan HIZLAN
  Anadolu’dan türküler, Türk bestecilerinden liedler
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Bu nasıl özelleştirme!!!
 
    Ercan KUMCU
  Torba yasa bilinenlerin tekrarıdır
 
    Fatih ALTAYLI
  Düğme paranoyası
 
    Hadi ULUENGİN
  Şambaba
 
    Tufan TÜRENÇ
  İstanbul hızla yaşanmaz kent oluyor
 
    Yalçın BAYER
  Kutsal ittifak
 
    Yalçın DOĞAN
  24 ile West Wing
 
    Özdemir İNCE
  Polis ve Avrupa Birliği
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Yumurta kapıya dayanınca...
 
    Erman TOROĞLU
  Baba ve oğul
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif DEMİRCİ
 
    Doğan Hakyemez
  Aydın Örs
 
    Şükrü KIZILOT
  Miras kalan arsayı ne yaparsınız
 
    Ahmet HAKAN
  Şu rüyalarımı da tabir eder misiniz?
 
    Erdal  KAPLANSEREN
  ADSL'de ikinci yükseltme dalgası
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com