27/02/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Yazarlar
27.02.2005
Ercan KUMCU
Af ve rekabet
  
ekumcu@hurriyet.com.tr
 

REKABET, piyasanın ya da ortamın kuralları içinde yapılır. Oyunu kurallarına göre oynamayanlar cezalandırılır. Hukuk sisteminde suç ve ceza önceden bilindiğinden, piyasanın oyuncuları kendilerini rekabet içinde belli bir şekilde konumlandırırlar.

Rekabetin tüm oyuncular için adil olabilmesi için aynı suç için aynı cezayı yüklenme ilkesi tüm oyuncular için geçerli olmak zorundadır. Aksi taktirde, bazı oyuncular kayrılıyor (ödüllendiriliyor) ya da ek olarak cezalandırılıyor demektir. O taktirde, rekabet adil (fair) olmaktan çıkar. Kuralların çiğnenmesi olağan bir olay haline gelir. Artık rekabetten söz edilemez.

Konu ne olursa olsun, işlenmiş bir suça verilen cezanın af edilmesi böyle bir olaydır. Çünkü, hak edilen cezanın affı cezadan korkup kurallar içinde çalışan kişi ya da firmaları ek olarak cezalandırmak demektir. Bu taktirde, kuralsızlığın kural haline dönüşmesi riski ortaya çıkar. Böyle bir durumun sayısız sakıncaları vardır.

AFLARIN SONUÇLARI

Türkiye’de birçok alanda kuralsızlığın egemen olmasında
çeşitli zamanlarda çıkarılan afların önemli bir payı olduğu inkar edilemez. Belki tarihsel nedenlerle, ama mutlaka demokratik ortamda siyasetçilerin işine geldiği için, devlet af edici rolü oynamayı çok sevmektedir. Bu nedenle de, en ufak bir baskıda af çıkarmak adet haline gelmiştir.

Vergi affı vergi vermeyeni ödüllendirmek, vergi borcunu zamanında ödeyenleri cezalandırmaktır. Rekabeti bozmaktadır. Vergi kaçıranları ve vergiden kaçınabilenleri rekabette bir adım öne taşımaktadır. Dolayısıyla, ekonominin önemli bir bölümünün kayıt dışında kalmasını hem teşvik etmektedir hem de kolaylaştırmaktadır. Konunun bir diğer komik yanı da, vergi aflarıyla, vergi verenlerin vergiden kaçıp affa uğrayanların neden olduğu zararları ödemeleridir. Yani, vergi verenler iki kez cezalandırılmaktadır.

Öğrenci affı da aynı işlevi görmektedir. Derslerini zamanında çalışıp başarılı olan öğrenciler bir anlamda cezalandırılmaktadır. Derslerini iyi öğrenmenin teşvik edici unsuru ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla, eğitimin kalitesi kaçınılmaz olarak düşmektedir.

Borçların ya da borç faizlerinin affedilmesi de benzer, belki de çok daha ağır yaralar açan bir uygulamadır. Borçlar ya da faizleri affedildiğinde, borçlunun sorumluluk duygusu hafiflemekte, hatta kaybolmaktadır. Borçlarını zamanında ödeyenler ‘aptal,’ ödemeyenler ‘uyanık’ olmaktadırlar. Bir süre sonra aptallar da uyanmaya başlamaktadırlar. Toplumda ‘borç ahlakı’ çökmektedir.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

Affedici rolü oynayarak cezalandırmaktan kaçınmaya çalışan devlet
, cezanın caydırıcılığını kendi elleriyle yıktığından, doğal olarak, başka caydırıcı unsurlar getirmeye çalışmaktadır. Kredi kartlarında yapılmaya çalışılan değişiklikler de bu bakış açısını yansıtmaktadır. Bankaların alması gereken kararların ne olması gerektiğini yasalarla devlet ‘her şeyi ben bilirim’ yaklaşımıyla tespit etmektedir. Devlet, üzerine vazife olmayan bir işle kendini vazifelendirmektedir.

Her şeyin en iyisini devletin bildiği bir ortamda elbette rekabet olmaz. Olacağı, devletin baba rolü oynayıp bazen sevmesi bazen dövmesidir. Galiba, alıştığımız da budur. Çünkü, olur olmaz kendimizi sevdirmeye çalışırken arada bir dayak yediğimizde, söyleyecek lafımız kalmamaktadır.

Yasaların üstünlüğü ile değil, hukukun üstünlüğü ile rekabet yeşerir ve kendisinden beklenen yararları sağlar. Aksi taktirde, ne olduğu belirsiz rekabet işleri daha da bozabilir.


Ercan KUMCU
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Ya Hocalı katliamı?..
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Gamalı haç hediye olur mu
 
    Ali Atıf BİR
  Derenciler hayal görüyor
 
    Bekir COŞKUN
  Ellenmez Ormanı
 
    Doğan HIZLAN
  Muhsin Ertuğrul masasının başındaydı
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Muhtar kafayı bulunca!
 
    Enis BERBEROĞLU
  Lale Hanım’ın 17 Mart merakı
 
    Erkan ÇELEBİ
  Ayakkabı pazarı 3 milyar dolara çıktı, ayağımız iki numara büyüdü
 
    Ferai TINÇ
  Rekabet engeli
 
    Kanat ATKAYA
  Hovardalığın sonu
 
    Murat BARDAKÇI
  İlk kedi tartışmasını Namık Kemal başlatmış, sadrazama ‘kedi’ demişti
 
    Pakize SUDA
  Söz söylenmez sözü üstüne
 
    Sedat ERGİN
  AKP türbülansa girince
 
    Yalçın BAYER
  Mausoleum’u istiyoruz
 
    İlhan SÖYLER
  Yanlış yaptın
 
    Vahap MUNYAR
  Parça parça Turkcell satarak 13 ayda 1.7 milyar dolar ödenir mi
 
    Erman TOROĞLU
  Lastik patladı
 
    Şükrü KIZILOT
  Türk bayrağı asana vergi var, Yunan bayrağına yok
 
    Ahmet HAKAN
  Sevgili günlük
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com