25/02/2005 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Kelebek
25.02.2005
Ebru ÇAPA
Aferin
  
ecapa@hurriyet.com.tr
 

zun süredir rastlamıyorum ama bir zamanlar büyük bir zevkle takip ederdim.

Galiba The Sunday Times’ın ekinde pek sevdiğimiz bir bölüm vardı, ondan bahsediyorum:

‘Why are they famous? / Niye ünlüler?’

Ne iş yaptığını bilmediğiniz ama her hareketinden bir şekilde haberdar olduğunuz insanları, nereden ve niçin tanıdığınızın komik bir dille anlatıldığı, kompakt bir bölüm.

Şimdilerde bilmem kimin, ondan önce de ötekinin, ondan da önce berikinin sevgilisi...

Bilmem ne skandalından sonra muhtelif TV programlarına katılıp yediği haltı ballandıra ballandıra anlatan pişkin...

Hayatına iç çamaşırının rengine kadar vakıf olduğunuz ancak her gördüğünüzde zihninizde ‘Niye var?’ ya da ‘Ben tüm bunları niye biliyorum?’ benzeri sorular uyandıran tipler...

Uzun zamandır görmüyorum dedim ya, büyük bir olasılıkla bölüm kaldırılmış olabilir.

Zira sadece bizde değil, tüm dünyada bir histeri dalgasına dönen, ‘kavgacı akvaryum balığı’ model insanların kapıştığı yarışmalar sağolsun, zamanımızda ‘ünlü’ insanların sayısı artık anonim insanları geçmek üzere...

Artık herkes ünlü...

Ama 15 dakikalığına, ama üç buçuk dakikalığına...

Bunun yanında, soru báki:

Niye?

Tek fark şu ki kimseler artık soruyu iplemez oldu...

Her zamanki gibi alıştık, durumu kanıksadık yani...

Yine de, var ya, söz konusu Semra’anım, hatta hatta canlı yayında artislik yapacağım diye kendi kafasında bardak mardak kıran Caner olduğunda bile bir yere kadar hasbelkader akıl yürütebiliyorum ama...

Biri var ki huzura geldi mi tıkanıp kalıyorum.

Nil Demirkazık ‘fenomen’ini çözebilmek benim zihinsel melekelerimi fersah fersah aşıyor.

Hanımefendinin son büyük icraatı, Kıbrıs’a gitmişken, bir koşu Güney Kıbrıs’a, yani Rum kesimine de geçip, Rum lider Tasos Papadopulos’la 20 dakika boyu kahve içip, ona vak-i zamanında kendisine bilmem nerede kaba davranan Rum gazetecileri şikáyet etmek...

...Ve Papadopulos’a AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz’un selámını götürmek oldu...

Gerçi Papadopulos, Nil Demirkazık’ı kabul ederken kimliğini tamamen yanlış anlamış.

Bu arada Kapusuz’un selámının adresi de yanlış, yani Papadopulos’a selám melám yollamamış ama olsun...

Vatanperver, vazifeşinas Demirkazık bu...

Uysa da sarkıtacak o selámı, uymasa da...

Kaçırmışlar için, hikáye şöyle:

Demirkazık, Kapusuz’a gidiyor, ‘Seçimler için Kıbrıs’a gidiyorum. Parti ya da hükümet olarak Kıbrıs’taki seçimlerle ilgili bir şey yapacak mıyız?’ diye soruyor ve seçimlerde AKP’nin hangi partiye destek vereceğini öğrenmek istiyor.

Kapusuz’un, tüm partilere eşit mesafede olduklarını söylemesi üzerine Demirkazık bu kez Kıbrıs’a götürülecek herhangi bir mesaj olup olmadığını soruyor.

Kapusuz’dan cevap: ‘Selám söyle...’

Bu arada Kapusuz zannediyor ki, Demirkazık KKTC’ye gidecek; selámın esas muhatabı da Kıbrıs’taki Türkler yani...

Mehmet Ali Erbil ile genç eşi Sedef’in annesi arasındaki sorunlar yaşanmasaydı, damat-kayınvalide namzetleri arasında vuku bulan 100 bin dolarlık pazarlığa aracı olmasaydı, hayatımızda ‘sosyete antikacısı’ Nil Demirkazık gibi bir isim olmayabilirdi.

Ama şimdi, AKP’liler kapıdan kovsa, bacadan giren ne iş yaptığı meçhul ve habire böyle acayip ortamlarda, acayip hállerle boy gösteren, en politiğinden (!) bir Nil Demirkazık’ımız var işte.

Niye var? Bilemiyoruz.

Demirkazık, kendini bir şekilde AKP’ye attığından beri, bu nev’i sayısız icraate imza attı biliyorsunuz.

Durup durup kapalı kapılar ardında vuku bulan bir siyasi etkinliğe katılmayı beceriyor.

Ya orada öööyle durup kameralara sırıtıyor -ki bu iyi haber- ya da saçmasapan bir şeyler yapıp gülünç bir şekilde ortalığı karıştırıyor.

Arada bir de Tayyip Erdoğan için umutsuz aşk şiirleri yazıp üzerinde Başbakan’ın resminin basılı olduğu tişörtlerle ve seksi pozlarla, dergilere kapak oluyor.

Felsefe dersinde okutulacak kadın valla.

Zira zihne hep aynı soruyu düşürüyor.

Ki: felsefenin sorusudur bilindiği üzre:

Niye?


Ebru ÇAPA
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Dünya değişti...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Yan odada neler oldu
 
    Bekir COŞKUN
  Başıma tekzip düştü
 
    Doğan HIZLAN
  Kavuğun değil, Erol Günaydın'ın peşinde
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  ‘Sanık’ Abdullah Gül
 
    Ercan KUMCU
  Kayıt dışı ile mücadele
 
    Fatih ALTAYLI
  Böyle birliktelik olur mu?
 
    Ferai TINÇ
  NATO Zirvesi’nin ardından
 
    Gila BENMAYOR
  Türkiye’ye yabancı mühendis zor gelir
 
    Kanat ATKAYA
  Rimi Rimi Ley’in sorumlusu Sertab
 
    Sedat ERGİN
  Erdoğan hisselerini 1.2 trilyona sattı
 
    Yalçın BAYER
  Devletin 13 trilyon lirasını kurtarmışız
 
    Yalçın DOĞAN
  Benzinde kazık!..
 
    Özdemir İNCE
  Moda diye takmıyorlar
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  ABD “Söylediğinizi kulağınız duymuyor”
 
    Vahap MUNYAR
  Yabancı bankalar cirit atıyor, Rabobank’ın kanı ‘Şeker’le uyuşuyor
 
    Erman TOROĞLU
  Köyümüze dönelim
 
    Ercan SAATÇİ
  Acayip anlayış
 
    Can BARTU
  Hatalar
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Din eğitimi verilmesin mi?
 
    Ahmet HAKAN
  Yazar beğendi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2005 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com